▪︎2▪︎ PART 56 "Misafir"
Suna: Enişte gördüğün ve duyduğun gibi her şey yolunda. Bebişimiz iyi patolojik bi sorunu yok, 11 haftaya uygun şekillenmiş olan Erkek çocuğu....
Sadi ile Songül'un gözleri büyüdü
Sadi: ERKEK Mİ?
Songül: Erkek mi? Daha erken değil mi?
Suna: Evet...
Sadi laflarını böldü "Yani baya pipili olan erkek?"
Suna eniştesinin tepkisine kahkaha atarak izliyordu...
.
.
.
"Evet... Payaslı ailesi umarım çok bekletmedim..."
Diye odaya doktor Nilay geldi
Sadi "Geldin... hoş... hocam" dedi Suna'nın söylediği şeyin etkisi ile
Nilay "Kafalar yanmış, hocam noldu?" Dedi iki şaşkin sapşıği sırıtarak izleyen Suna ya bakarak.
"Pipili... eee şey erkek miş..." dedi Sadi Suna'dan önce
"Sadi bey cinsiyetini bilmemiz için daha erken, onu 20 haftaya geçince öğreniriz"
Suna "Nilay Hocam, bu ikili çok telaşla geldi bebişimize baktım çok şükür iyi, bi şaka yapayım dedim" dedi kıkırdayarak
"Hahhahah.... aşk olsun ya Suna hocam, Payaslı ailesi kusura bakmayin, bu bizim bölüm içinde sıklıkla yapılan şakalardan biri..."
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
Salonda Songül'ün yanına oturup "Güzelim, sana karpuz getirdim, bak çekirdeklerini tek tek ayırdım.." Dedi Sadi elindekini uzatıp. Songül buruk bi gülümseme ile Sadı'nın elindekini alıp sehpaya bıraktı
"Bebeğim iyimisin?"
"Himm, neden sordun?"
Sadi Songül'ün saçlarını okşayarak sevdi
"Sanki hastahaneden çıktığımızdan beri durgunlaştin, sessizleştin gibime geliyo, bir şey mi oldu?"
Songül bişey demeden omuz silkti
"Yok, yok... bişey olmuş işte belli söyle bakalım. Ne sıktı benim güzel karıcımın canını?"
Songül parmaklariyla oynayarak yavru kedicik gibi Sadi'ye baktı "Uffff... Ne bileyim yaaa..."
Sadi: Songüül?
Songül: Yaa Sadiiğ...
Sadi: Bitanem, noldu?
Songül: Eğer çocuğumuz erkek olursa sevmezmisin Sadi?
Sadi: Laaa... niye sevmeyeyim?
Songül: Kız istediğini biliyorum... bide bugünkü tepkin
Sadi: Güzel karıcığım, bak en başta sen olarak sonra yavrumuz aşkımızın meyvesi sağlıklı olsun ben başka bir şey istemiyorum...
Songül: Ama kız istediğini biliyorum
Sadi: Evet, kız olmasını istiyorum, ama bu yavrumuz oğlan olursa sevmeyeceğim anlamına gelmiyor ki bebeğim...
Songül: Sana benzeyen mavi gözlü oğlumuz olursa severmisin?
Sadi: Çook severim, oldu derim, artık sırtım yere gelmez, çunku benim bir oğlum var derim, gözüm kapalı güvendiğim dağim var derim.
Songül'ün elini tuttup avuç içini öptü
Sadi: Annesinin paşası, koruyucu, sırdaşı oğlum var derim...
Songül Sadi'ye sımsıkı sarıldi, Sadi Songül'ün boynundan koklayarak öptü
Songül: Seni çok seviyorum adam
Sadi: Çok mu?
Dedi sırıtıp
Songül: Çook...
Diye Sadi'nin yanağından öpücük alıp ayrıldı
Sadi karpuzdan yiyerek "Karpuz?"
Songül: Yeme be onlar benimm
Diyerek çatalla bi dilim karpuz aldi Sadi uğraşarak Songül'ün elindeki karpuzu alıp ağzına attı
Songül: Yaaaa oufff... bi git gıcık, benim dedim
Diyerek karpuz dolu kap'ı eline alıp Sadi den uzaklaştırdı, Sadi ağzındaki karpuzu yiyerek güldü...
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
Sadi duştan sonra kurulanip giyindi saçlarını taradı, karıcığı dokunmaya sevdiği sakalına bakım yaptı banyadan çıkıp alt kata indi. Tüm ışıklar kapalıydı sadece salondan televizyonun ışığı ve sesi geliyordu, Sadi salona gelip ışıklari açtı...
"YAPMAA..." dedi Songül, Sadi anında ışıkları kapattı gizlediği yerden silah alıp pencelere dogrultup teyit etti
"NOLDU?! İyimisin? bişeyin yok dimi güzelim? "
Songül kıkırdayarak güldü "profesyonel deformasyonlu kocam indir bee silahı, yok bişey" Sadi tek kaşını kaldirip silahı yerine gizledi
"O zaman niye yarasa gibi yaşıyoruz laaa? Neden ışıklar kapalı?"
"Spooky time... Booo..." dedi Songül korkutur gibi yaparak
"Neeyy?"
"Yaa... kocacım, korku vakti diyorum. Mısırlar patlatıldı, ışıklar kapatıldi, bi tane mum yakıldı, atmosfer korku filmi izlemeye uygun diyorum... Gel..." Sadi'nin elinden tutup yanına çekti, Sadi egilip Songül'ün boynundan koklayarak derin bir öpücük aldı, Songül'de Sadi'nin yanağından öpücük aldı
"Ohh... hadi ört ustunu iyice" diye kocasının dizlerini örttüp eline mısırı verdi "Tuzlu..."
"Teşekkür ederim karıcım ellerine sağlık, peki sen?"
Songül dudaklarıni yalayıp güldü
"Sen ye kocacım bende başka abur cubur var" diyerek masadan üzeri örtülmüş tabağı dizlerine koydu
"Ne bu güzelim çilek? Cips? Çikolata?"
Songül tabağın üzerini açtı
Sadi tek kaşını kaldirdi tabağın içindeki oldukça katı bembeyaz şeyi eline alıp "Bu ne laa?" dedi
Songül kocasının elindekini alıp ısırdı, bişeyin kırıldığının tok sesi geldi Sadi'nin gözleri kocaman açıldı
"Kız bırak şunu dış'ın kırıldı..."
Songül güldu kütür kütür çiğneyerek "Kocacım dışım değil tebeşir..."
Sadi: Tebeşir?!
Songül: Evet, tebeşir. İster misin?
Diye yemeye devam etti, Sadi yuzunu buruşturarak "Bildiğimiz tebeşir?"
Songül: Evet, ye tadı güzel
Sadi: Saol teşekkür ederim de, bence sende yeme la bunu...
Diye Songül'ün dizlerindeki tabağı alıp kenere
Songül: Yaa... ver, canim çekti hamileyim ben, tadı güzel bide ısırıp
güzel ses çıkarıyor.
Sadi: Güzel karıcığım gözünü seveyim tebeşirin tadı nasil güzel olur? Tövbe tövbe... hem sağlıksızdir laa bu.
Songül: Canım çekti, aşerdim diyom...
Sadi: Güzel karıcığım sağlıksız dedim
Songül: Nilay hoca ile konuştum, eczane alıp çok değil dozunda yiye bileceğimi söyledi
Sadi: Essah mi la? Bu eczanede mi satılıyormuş?
(¡ dip not * Türkiye de varmı yok bilmiyorum ben yaşadığım yerde doğal tebeşir kalsiyum eksikligi var ve hamile kadinlar için eczane de satılıyor * dip not sonu. Keyifli okumalar ¡)
Songül: Hıhım, dahada şaşırtıcı bişey söyle yeyim kocacım bunların türlü tadlı ve kokulusu varmış
Sadi: Yoğ artık...
Songül: Var artık kocacım o yüzden abur cubur tabağı mi alıyım lütfen
Diye güldü Sadi hiç istemesede tabağı Songül'ün dizine koydu
Sadi: Al... ama bak çok yeme haa.
Songül Sadi'nin dudağında minik öpücük aldi teşekkür edip filmi açtı
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
Sadi: Bu nasıl korku filmi la? Hani nerde korku? Mantardan virüs oluşmuş da, insanlar bir birlerini ısırıp zombi olmuş da, beyin yiyormuş. En başından belliydi ne olacağı ve nasıl biteceği, bir grup gençler dünyayı kurtardı... çooook klişe, senaryo tam yetişmemiş...
Songül: Yok artık canim kocacım Oskarlik filmi bu kadar gömmesen mi acaba?
Sadi: Oskar vermeden önce bu filmi izlediklerinden eminmiyiz? Senaryo çok kötü
Songül: Sana inanamıyorum ya kocacım, filim Oskarlik diyom sen hala senaryo diyon
Sadi: Bak filim sözde korku filmi, ama sadece ses efektleri screamer yani spontane çıkan zombilere yapmaya çalışıyorlar... aslında sadece iyi yazılmış ve sonu gizli ve cevapsız kalan senaryolar daha korkunç oluyor
Songül: Hmmm... eee
Sadi: Hikaye ve kurgu sağlam olursa sadece dinlesen bile korka bilirsin, mesala
"Bir genç gece telefonuyla oynarken, odasının köşesinde bir gölge fark etti.
Hareket etmiyor, sadece izliyordu.
Kafasını çevirip tekrar baktığında kaybolmuştu.
Ama telefon kamerasını açtığında hâlâ oradaydı.
Ve kamerada gölge ona doğru yürümeye başladı..."
Songül Sadi'ye iyice sokuldu "Sonra noldu? O ne olabilir?"
Sadi: Gördün mü, az önce işte bunu diyordum havada belirsizlik bırakacaksın ki, dinlwyici ve izleyici kafasinda kuracak sonra ne olduğunu...
Songül: Daha da korkulu hikayeler anlatsana
Sadi: Eminmısın güzelim
Songül: Evet evet eminim hoşuma gitti ama önce şöyle...
Diyerek kocasının elini omzuna sardı korkmamazlik için "Şimdi oldu devam ede bilirsin"
Sadi egilip Songül'ün kulağına fısıldadı "Songüüül arkana bakma gölge varr..." dedi
Songül: Yaaa öfffff... Sadiiiiğ hikaye anlat dedim korkut demedim
Diye Sadi'nin elinden cimcikledi, karı koca gülmeye başladılar
"
Bir adam, yeni taşındığı evin bodrumunda tuhaf sesler duymaya başlar. İlk başta bunu rüzgâr veya su borularına bağlar, ama sesler giderek daha belirgin hale gelir. Bir gece cesaretini toplayarak bodruma iner. Sesler, "Beni bul" diye fısıldamaktadır. Adam, sesin kaynağını ararken, karanlıkta bir figürle karşılaşır ve o an, seslerin kimden geldiğini anlar."
Sadi ona yakın kısa uzun hikaye anlattı ve bodrum hakkında hikayeler ile bitirdi...
Karı koca yatak odalarına geçip öpüşüp koklaşıp uykuya daldılar...
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
"Sadiiiiii..." dedi Songül korku ile gözleri büyüyüp Sadi'ye dahada sokularak
"Noldu güzelim? Sen korkuyon mu la?" Dedi göğsüne sokulan karısı ile uğraşarak
"Sadii duyuyor musun?!"
"Neyi la?"
"K-kilerdenn... ses g-geliyoor..." dedi sesi titreyerek
Sadi gülerek "Hee güzelim, hee... hikayede ki varlık geldi... başkayer bulamamiş bizim kilere geldi..."
Songül Sadi'nin omzuna vurup "Ufff... uğraşma benle, gerçekten ses geldi diyommm..." dedi kafasını kaldırıp kendisi ile uğraşan kocasına ciddi bir şekilde bakıp
Sadi tam uğraşmaya başlarken, kilerden bir şeyin devrildiginin sesi geldi...
Sadi ayağa kalkıp kilere doğru yürüdü Songül de silahı alıp takip etti. Sadi kileri açti içeri girip ses kaynağını ararken tatlı miyavlama sesi geldi...
Sadi: Laaa pirelii... sen nerden çıktın
Diye eşyalara karışmış kediyi eline aldı "Al sana gölge..." diye gülerek Songül'e kedicigi uzattı
Songül: Ya bu çok tatlı Sadi... bizimle kalsın
Bölümün sonu.............🙃