Bir Güle Aşığım ▪︎2▪︎ PART 55 ...en derinine... 🔥 · страница 92 из 96
Страница 92 из 96

▪︎2▪︎ PART 55 ...en derinine... 🔥

14 марта 2025, 00:25

Merhabalar bölüm'de +16 +18 sahneler olabilir ORUÇ TUTAN OKURLARIM dikkat edin iyi okumalar...

Sadi: Güzelim ben senin her kıvrımın beynimde kazili, her detayını ezbere biliyorum...

Diyerek omurgasindaki dövmeyi takip ederek yukarıdan aşağıya minik öpücüklerle inmeye başladı ve anında durdu uzunca koklayarak öptü...

Sadi: Tam şurada minik bir ben'in var, o nu da bir tek ben biliyorum, o yüzden Songül komserim cevabım, hayır! Bir an bile şüphe etmedim.

.
.
.

Sadi Songül'ün çenesinden yanağından minik minik öptükten "Songüüüll... uyan" diye uyandırmaya başladı, karısının boynundan sesli bir öpücük alıp "Guzelim... öğlen oldu be uyan..." dedi Songül'ü huylandirarak

Songül'ün uyku karışık gülümseyerek "Ali yapma..." dedi. Bunu duyan Sadi, Songül'ü çoktan uyandığını anladı, 'sen dur gösteririm sana Aliyi' der gibi gözlerini kısarak kafasını salladı...

Sadi Songül'den ayrılıp telefonunu aldı bir kaç kere tıklayıp arıyormuş gibi yaptı...

"Alyoo... Günaydın Ela? Nasılsın? Karım mi? Uyuyor... haaa, öylemi? Bende ÖZLEDİMM..." sırıtıp dedi kaşlari çatilmiş Songül'e bakarak...

Songül anında yerinden fırladı "Elaa kim lann?!"dedi Sadi'ye kötü kötü bakarak... Sadi'de karısının kıskançlık krizine kahkaha atarak yatağa serildi...

"Gülme, gebertirim Sadi, Ela kim dedim?"

Sadi sırıtarak "Ali kim?"

Songül Sadi'ye gıcık olduğu için "Çok iyi bir arkadaşım tanısan seversin, çok iyidir Ali" dedi cilveli bir şekilde

Sadi kıskanarak "İyi tanıştır 'Seveyim' ben biraz Ali'yi" dedi

Songül "Allah Allah" diye kıkırdayarak ayağa kalktı kollarini yukarıya kaldırip esnerken Sadi "pişt kız? gelsene biraz öpeyim seni..." Songül yaramaz bir gülümseme ile Sadi yaklaştı, elini Sadi'nin çıplak göğsünden karnına, karnından da beline gezdirerek indirip "Iıhh... gelirim sana! Git Elayi öp!" Diye Sadi'nin belinden iyice cimcikleyip sıkıp odadan hızlıca ayrıldı...

"Imhhh... laaaa!" Diye yüzünü buruşturarak belını ovuşturup Songül'ün peşinden geldi ama kapı kilitli olduğu icin banyoya dalamadı...

Sadi sol kaşını kaşıyarak gülümsedi "Karamambaa..." diyerek birinci kattaki banyoya girdi, hızlıca duş aldıktan sonra kurulandi altına gri eşofmanı giyip mutfağa geçti...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Sadi menengiçini yudumlayarak krep hazırlarken, Songül geldi...

Sadi "Günaydın..." diye elindekileri bırakıp Songül'ün yanına gelip tam öperken Songül kendini çekti

"Sirnaşma kızgınım sana..."

Sadi gülümseyerek mutfak masasından krepi alıp Songül'ün yanına döndü... Sadi'nin elindeki full çilekli krepleri gorunce hamiş Songül'ün çoktan iştahı açılmıştı...

Sadi "Sana yapmıştım, madem sen bana kızgınsın yazık olmasın ben bunları gömeyim" diye krepin yanındaki çiçeklerden bir tane alıp ağzına attı

Sadi "Mmmm... bunlar baya ballanmiş, tazecik mmm çok tatlı." diye salona geçip sandalye çekip oturdu

Songül Sadi'ye kötü kötü bakarak giyinme odasına geçti, bi kaç saniye sonra odadan Songül'ün çığlık sesi geldi, Sadi memnun şekilde gülümseyerek elindeki tabağı masanın üzerine bırakıp koltuğa rahat bir şekilde yaslandi...

Songül'ün elinde narin buketle koşar adım Sadi'nin yanına geldi

"Ay romantik kocam benim..." Sadi'nin yanağından öpücük alıp elindeki notu gösterdi "Nereye gidiyoruz?" Dedi gözleri parlayip

"Güzel karıcığım notta yazdım işte randevumuz var..."

"Nerde?"

"Güzelim sen nereye istersen oraya gideriz."

Songül elindeki buketi kanapeye bıraktı ve Sadi'nin kucağına oturup

"Ben sana niye kızgın kalamıyorum be adam?" Dedi Sadi'nin dudaklarına bakarak

Sadi egosu tavan bir şekilde "huyum kurusun..." diyerek fısıldadı Songül dayanamayıp kocasının dudaklarına gömüldü, Sadi anında karıcığıni 'ait' olduğu yere oturtup kendine bastırdı ve öpüşmeni derinleştirdı...

Dağılmış nefes nefese ayrılıp gülümsediler...

Sadi ayağa kalkıp kucağındaki Songül'ü sandalyeye oturttu

"Kahvaltı zamanı" tabağı Songül'ün karşısına çekti "Hadi afiyet olsun güzelim, ben çay koyayım geliyorum..."

"Çok güzel gözüküyor bunlar, ellerine sağlık kocacım"

Sadi mutfaktan iki bardak çay reçel bal alıp salona döndü

Songül yarı çıplak gri eşofmanla gezen kocasını süzüp yutkundu

Sadi: Noldu?

Elindekileri sehpaya bıraktı

Songül: Gri eşofmanı erkeklere yasaklanmalı

Sadi: Ne alaka laa?

Songül gözleri ile gri eşofmandan beli olan aletini ima, Sadi muzipce gülümsedi...

Songül krepten bi dilim ağzına atıp "Sen böyle seksi seksi bakıp gülünce ben dayanamıyorum be adamm..."
Ayağa kalkıp Sadi'nin boynundan öpüp ayrıldı...

Sadi karısının bakışlaridan ne istediğini anlayıp anında kucağına alıp yatak odalarına çıktı...

Songül'ün yatağa yatırıp üzeri uzandı, Songül kıkırdayarak "Sen var ya çok fena bir şey oldunn"

Sadi uğraşıp gözlerini kısarak "Kalkayım istersen?" Dedi yerinde kıpırdanarak

Songül affalladi kuduruk kocasından bunu beklemiyordu, ters köşe oldu...
Kocasını deli gibii isterken, kocası kalkmaya yelteniyordu...

Songül: Sadiiğ.. Sadiii dur...

Sadi: Hiğ?

Songül: Şey...

Sadi kendisini kudurtmaya çalışarak öpen, teninde elleri gezdirip duran karıcığı ile biraz daha uğraşmak istedi

Sadi: Ney? Kalkıyomm Kalkıyom....

Songül: Yapma... (Sadi'nin omzuna öpücük kondurdu)

Sadi: Neyi?

Songül: Bide Neyi diyo ya sabır, canım sevgilim, kocacim, aşkimm... Hamileyim hormonlarim tavan istiyorummm...

Sadi gülmemek için kendini zor tuttarak "Hee, güzelim bişey mi aşerdin? Ne istiyon? Söyle hemen alim"

Songül: Saaadiğğ..

Sadi: Hiğ?

Songül: Kalk üstümden!

Diye Sadi'nin omuzlarından itti, Sadi kahkaha attıp karısının ellerini birleştirip başının üstünde tek eli ile sabitledi

Songül'ün boynundan öpüp "bak güzelimm, 'seni deli gibi istiyorum...' işte bu kadar basit.. " boynuna gömülüp karısının kokusunu içine çekti

Songül kocasının açık sözluluğunden kıpkırmızı olup itreyen sesi ile iye bildi sadece "Sa-dii inn..." diye bildi

Sadi: İnerim ama en derinine...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

"Ayy... Gel... gel..." diye elini uzattı Songül karşısında duran ata...

"Bu 'beyefendi' biraz rüşvetçidir laa, sen bence bununla dene" diye Sadi Songül'e havuç uzattı

"Allah Allah öyle mi?" Diye Sadi'nin elinden havuçu aldı, Songül'ün elinde havuçu gören Çoko anında kafa sallayıp selam verdi

Songül, yiaa... sen çok tatlısın... hadi ye bakalim havuçu" diye uzattı Çoko memnun bir şekilde ses çıkardı, Sadi atın boynunu sevip "çakal" diye güldü...

Çoko Songül'e baya alışınca, Sadi Songül'e kask giydirip ata binmesine yardım etti

Songül çocukça mutlulukla egilip atın boynuna sarılıp öptü ve dikleşti

"Biz tamamizda kocacım sen?" Kendi için at ayarlamadigini kast ederek sordu...

Sadi gülümseyerek ıslık çaldı uzaktan simsiyah at koşarak geldi ve Sadi'yi selamlar gibi etrafında dönerken Sadi yakaladı

"Mila kızımm merhaba..." diye merhamet dolu sesle sarılıp öptü, atın boynun okşayarak sevdi... Mila sarılır gibi Sadi'nin omzuna kafasını koyduu

"Bende özledim..." diyerek attan ayrıldı, Mila Eğilip Sadi'nin cebini koklayarak çekiştirdi

Sadi kahkaha attıp "Dur... vericem şimdi" diye cebinden çeker çıkardı "Al bakalım..."

Bu uyumu şaşkınlıkla izleyen Songül'e bakip "Mila karım Songül, Songül Mila tanışın" dedi

Songül: Mila?

Sadi: Hıhım Mila benim kızım...

Songül: Adam senin atın mi var?

Sadi: Mila, Çoko ve Olaf...

Songül: Adam beni şaşırtmayı ne zaman bırakacaksın acaba?

Sadi: Abart abart...

Songül kıkırdayarak güldü

Sadi Milanin boynuna pat pat vurup severek "Oldumu? Tamam mıyız?" dedi

Mila şekerleri memnuyetle çiğneyerek tamam anlamında kafa salladı. Sadi bi hışımla atin üstüne bindi...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°


Songül Çokonun iyileşmiş yarasının üzerine dokundu "Kıyamam... Bu dünyadaki vahşi varlıklar insalar"

Atlarla yan yana gezerken dedi Songül, atların Sadi'den önceki yaşam hikayelerini dinledikten sonra...

Sadi "Maalesef..."

Songül Çokoyu durdurdu, bunu gören Sadi de anında durdu

Sadi: Bebeğim iyimisin, yoruldun mu?

Songül bir şey demeden Sadi'ye elini uzattı Sadi anında Songül'ün elini tuttu "Şşş... iyimisin?"

Songül Sadi'nin avucuna minik öpücük kondurdu "Bebişimiz çok şanslı biri olucak çünkü senin gibi yüce gönüllü bir babası olucak, iyiki sen adamm..."

"Yavrum zaten şanslı çünkü annesi sensin" Sadi de Songül elinden öptü

"Çifte şans geliyor..." diye gülümsedi Songül Sadi'yi mest ederek...

Mila Sadi'yi kıskanarak yürümeye başladı karı kocanın arasına mesafe koyarak, Sadi atın bu davranişini anlayamayip "Laaa! Şşşş, Tçh, Tçh, Tçh Mila dur!"

Songül Sadi'nin yanına varmak için Çokoyu hızlandırdı bunu anlayan Mila koşmaya başladı, Sadi ne kadar dur durmaya çalışsada dinlemeyip dahada hızlandı sahile doğru koştu...

Songül'de Sadi'leri takip etti...

"MİLAA! DUR!" Diye bağırdı Sadi sonun sahile varınca yavaşlayip durdu, Sadi atan inip Milayi sakinleştirdi "Şşşş... tamam sakin... sakinn." Diye kafasını okşayıp alnını öptü cebinden şeker alıp ata verdi...

"Sadiğ iyimisin?" Hizlica Çokodan inip Sadi'ye sokuldu

"Sakin iyim bebeğim..." diye karısını saçlarına öpücük kondurup Songül'ü sakinleştirdi... Mila Sadi'nin kıyafetinden ısırıp arkaya çekti

Sadi kahkaha attı "Laaa senin karın ağrın belli oldu Mila"

Songül Sadi'ye şaşkin bir şekil baktı

Sadi: Galiba senden kıskanıyor...

Songül: Benden seni mi kıskanıyor?

Songül kıkırdayarak güldü "Anlıyorum çok yakışıklı,
kalbi güzel adam ama o benim kocam" dedi...

At itiraz ederek fırlayıp kafasını salladı

"A-Aaa... zilliye bak... Bide hayır diyor" diye kıkırdadi...

Karı koca şakalaşırken Songül sahilin değer kenarında gelin'le damat fotoğraf düğün fotoğraflarını çekindiklerini görüp daldı...

Çocukken evdekilerine "büyüyünce babam anlattigi masallardaki bir şövalye ile evlenirim düğünüzde sahilde olacak" Dediğini aklından geçirdi kafasını hafifçe sallayıp gülümsedi

'Siyah atlı şövalyem' beni buldu düğünüm olmasada razıyım diye baktı Sadi'ye

Sadi: Gülüm daldın iyimisin?

Songül Sadi'nin yanağından öpüp gülümsedi "İyimm" diye mırıldandı

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Sadi: Karıcığım... durgunlaştin gerçekten iyimisin sen?

Songül: İyiyim canım, karnımda sancı var gibi acıktım ondandır...

Sadi: Nee? Sancı mi var? Niye söylemiyorsun kızım? Hastahaneye gidiyoruz...

Diye gaza bastı

Songül: Sakin be adam iyimmm...

Sadi telefonunu alıp Nilay hanıma aradı...

Sadi: Meşgul Meşgul olacak vakti buldunuz laa.

Songül: Sadi iyim, sakin

Sadi: İyisin sevgilim, ama yinede bi baktıralım.

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Nilay hanım doğum yaptırmaya girdiği için, karı koca beklemeye başladılar...

Sadi yerinde duramıyordu koridorda tür atıp duruyordu

Songül: Sadi sakin olup otur be adam başımı döndürdün...

Sadi: Başın mi dönü...

Suna: A-aaa... enişte, abla? Noldu?

Songül: Gel Sunam, gel... Allah aşkına şu telaşı müdürü eniştene söyle ben iyim

Sadi: Baldız bak, karnımda sancı var dedi, şimdide başı dönüyor, endişeleniyorum...

Suna: Ouuu... "ağır vaka"

Sadi: Ağır mı?!

Suna: Evett çok agir tıpta buna "Telaşlı taze babacık sendromu..." diyoruz

Diye kahkaha attı

Suna: Ay... yerim ben sizi... Gelin ben bi bakayım ne yapıyormuş benim yaramaz yeğenim, sizde daha fazla gerilmeyin...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Suna: Evet... bakalım bakalım... 11 haftalık olmuşuz...

Sadi Songül'ün elini tuttup dikkatlice monitöre bakmaya başladı, Suna kontrol ederek konuşmaya devam etti

Suna: Buda kuzucugun kalp atışı...

Sadi ilk defa bebeğinin kalp atışını duyunca gözleri doldu... Songül'ün alnından minik öpücük alıp

"Şu an dünyadaki en mutlu erkek oldum..." elini göğsüne koyup derin nefes aldı, içine ferahlık doldu...

Suna: Enişte gördüğün ve duyduğun gibi her şey yolunda. Bebişimiz iyi patolojik bi sorunu yok, 11 haftaya uygun şekillenmiş olan Erkek çocuğu....

Sadi ile Songül'un gözleri büyüdü

Sadi: ERKEK Mİ?

Songül: Erkek mi? Daha erken değil mi?

Suna: Evet...

Sadi laflarını böldü "Yani baya pipili olan erkek?"

Suna eniştesinin tepkisine kahkaha atarak izliyordu...








Bölümün sonu...........🤷‍♀️🫣