PART 33. "Mavi..."🌊🔥
Merhabaa, güzel bir bölüm'le ben geldim😀... beklettim sizi, yoğun iş temposu ile bölümleri yetiştirmek zor oluyor, beklediğiniz ve yorumlarınız için çook mersii😍. Hee, bu arada 32K🙃 olmuşuz TEŞEKKÜR EDERİM...💙
Keyifli okumalar...
.
.
.
Yaklaşık 4 saatlık uçak fantezisinden sonra... Sadi yerdeki gömleğini uzanarak aldı ve başını göğsüne koymuş yüzerine ciplak yatan Songül'ün yüzerini yerden aldığı gömleğile örttü, Songül Sadi'nin göğsüne minik öpücük kondurdu
Songül: Mersi beyefendi(buğulu sesle)
Sadi: Anaaa... beyefendi mi? "Hayatım... bitanemm'lere" noldu?
Songül: Bi şey olmadı. Hayatımm... bitanem... kocacımm (busecik kondurdu Sadi'nin köprücük kemiğine, yoğun bi iç çektı)
Sadi: İyimisin, güzelimm?
Songül: İyiyim, ama çok tuhaf ya Sadi...
Sadi'nin zevkten değişmiş mavilerine kitledi bakışlarını
Sadi: Tuhaf olan ne güzelim?
Songül: Bir buçuk ay önce seni tanımıyordum bile, ama şimdi göğsüne yatıp huzuru mu buluyorum bu nasıl oluyorki?
Sadi: Şöyle bitanem, diyorlarki erkek topraktan, kadın ise erkeğin göğsünde bulunan kaburgasından yaratılmıştır, o yüzden erkek toprağa yatar rahatlar, kadın erkeğin göğsünde yatar rahatlar. Güzelimm sende fıtratına dayanarak, yaslanarak huzur buluyorsun işte...
Songül: Hmmm... diyorsun ki kaburgasından yaraldiğim o adamı buldum? (Gülümsedi)
Sadi: Şüphen mi var ? (Gözlerinde kısarak baktı)
Songül: Çırılçıplak yüzerinde yatıyorum, sence şüphem var mı kocacım? (Sadi'nin köprücük kemiğini emerek ısırdı)
Sadi: Immhh... anlaşıldı zerre kadar şüphen yok
Songül Sadi yüzerine örttüğü gömleği giydi iki tane düğmesini ilikledi ve doğruldu
Songül: Hadi kalk kocacım yıkayalım
Çıplak Sadi'nin yüzerinden kalktı, Sadi oradaki yastıkla belinden aşağıni kapattı.
Sadi: Tıh kalkmam bittim ben laa...
Songül: (Kikirdayarak) Ne o? Sen yoruldun mu bakıyım?
Sadi: Yordun beni Kara Mambaaa...
Songül: Sende kudurtmasaydın kocacım, hadi kalk çıplak çıplak yatıyorsun, biri gelirse rezil oluruz
Sadi: Niye rezil oluyor muşuz, karım değilmisin kime ne? Hem kim gelir diyecem, ama vıylayan arkadaş var dimi?
Songül: Hıhım (gülümseyerek), Yaver geldiğindeki suratını bi görseydinn valla çok komikti
Sadi: Gereksiz herif şurada da VIYladi ya valla pes... neye şaşıracağimi şaşırdım o an... Yaver'in burda olmasına mı, viylamasinami, senin yüzerinde olduğumami.
Songül: (kahkaha attı) onu fark ettim canım... neyse sen istersen gel duşa benle, yoksa gözünü seveyim yüzerine bişeyler giy
Sadi sehpanın yuzerindeki telefonun saatine baktı
Sadi: Geleyim güzelim, abdest falan alalım, zaten geldik sayılır, az sonra pilot iniş hakkında anons geçer
Songül: Anladım, hadi... kalk kocacım
Elini uzattı, Sadi Songül'ü elinden tutup ayağa kalktı az eğilip Songül'ü omuzuna alıp duşa doğru yürüdü... Songül çirpiniyirmuş gibi ayakları sallayarak konuştu
Songül: Ay... Sadii napiyorsun?
Sadi: Bi şey yapmıyorum
Diye gülümseyedi, duşta Songül indirdi... karı koca hızlıca abdest aldılar. Kurulanip giyindiler. Songül beyaz mini bi elbise giydi, Sadi ise beyaz short ve mavi kisa kollu gömlek giydi. Ayakkabılarıda aynı uyumla seçtiler. İşlerini hallettikten sonra kanepeye oturdular Songül Sadi'ye sokuldu. Sadi'de güzel karısı'nın başını öptü, sol eliyle sarıldı, sağ eliyle Songül'un yüzünü okşayarak seviyordu... huzurla dinlenmeye başladılar.
Pilot: Değerli misafirlerimiz, birinci pilot Ertan Yilmaz konuşuyor, 5 dakika sonra inmeye başlarız koltuklara geçmenizi ve emniyet kemerlerinizi takmalarinizi duyuruyorum.(anonsi tekrarladı)...
Sadi'le Songül pilot söylediği gibi yerlerine geçtiler...
Hostes kemerleri kontrol yapıp, Yaver'le Suna yanına geldi. Yaver'le Suna anonsu duymamışlardi çünkü sarmaş dolaş uyuyorlardi... Hostes korkutmadan hafifçe, nazikçe Yaveri uyandırdı ve durumu anlattı, Yaver anladım anlamında kafasını salladı Suna'nın yanağından minik öpücük kondurdu, hafifçe kolunu okşayarak konuştu
Yaver: Aşkı-ı-ım ... Sunam (omzundan öptü) Aşkım...
Yaver'in dokunuşlarindan uyandı Suna, tek gözünü araladı
Suna: Noldu aşkım? (Yaver'e dahada sıkı sarıldı)
Yaver: Kalkmamız lazım aşkım, uçak inecek diyorlar
Suna: UÇAK DÜŞÜYOR MU?
(Sıçrayarak ayağa kalktı panik yapmaya başladı, Yaver'de hızlıca ayağa kalktı Suna'ya sarıldı)
Yaver: Şşşşş... sakin aşkım, düşmüyor, sakın ol... adaya geldik o yüzden iniyor. Gel koltuğa otur, her şey yolunda...
Yaver Suna'yi sakinleştirerek oturttu emniyet kemerini taktı, kendide aynı şekilde yan koltuğa oturdu, Suna'yi elini sımsıkı tuttu korkmamasi için...
Pilot ada kenerine okyanusun içinde kurulmuş evlerden birinin yanına başarılı iniş yaptı... İki genç aşık cift uçaktan indiler.... Mavi okyanusun bağrındaki eve doğru Sadi'le Songül kol kola girip sarılıp, koklaşıp busecikler kondurarak yürüdüler, bunu gören Suna'le Yaver durdular, birbirlerine baktılar çok mutlu Sadi'le Songül'u rahatsız etmek istemiyorlardi , bunu fark eden Sadi
Sadi: Noluyo Yaver?
Yaver: Sizi rahatsız etmeyelim, balayıdasiniz ben şuradaki evlerden birini tutarım, hem zaten yarın döneriz, malum Suna'nında benimde işimiz var.
Sadi: (kaşlarını çattarak) Öfff... saçmalamayın geçin laa içeri, koca ev neyinize yetmiyor oğlum.
Yaver: Ama...
Songül: Aması maması yok, hadi Suna, Yaveeer hadi, yol yorgunuyuz dinlenelim, sizde uğraşmayın kiralama falanla.
Sonunda ortak kararla dörtlü eve geçtiler, üst ve alt kattaki iki ayrı odaya yerleştiler...
Sadi yüzerindeki gömleğini çıkarıp tek shortuy'le yatağa attı kendini, Songül'ü davet eder gibi kollarını açtı
Sadi: Gel bitanem az uyuyup dinlenek...
Songül'de elbisesinden kurtulup yüzerinde sutyen ve iç çamaşıriyle Sadi'ye sokularak yanına uzandı Sadi'nin boynundan kısacık busecik aldı, Sadi Songül'ün belinden sarıldı, temas bağımlısı olduğu için güzel karıcığınin tenini ve Songül yuzerine attığı bacağını boylu boyunca okşayarak huzurla Songül'ün kokusuna doyarak gözlerini kapattı...
Songül'de Sadi'nin dokunuşlarini keyfini çıkarıyor kocasının göğsüne başını koymuş yatıyordu bir yandada Sadi'nin eliyle oynuyordu, bir anda kaşlarını çattarak sertçe Sadi'nin konulu elini bir kaç defa cimcirdi, Sadi aniden hissettiği açıdan inleyerek gözlerini açıp Songül'e baktı
Sadi: Ahhhh! Noluyo laaa...
Songül kaşlarını çattarak Sadi'ye bakarak konuştu "Sinir oldum!", şaşkınlıkla bakıp konuştu Sadi "Neden?" dedi kaşını havalandırarek, Songül bi daha cimcirdi "Bu ellerinle benden önce başka kadınlarıda sevdiğin aklıma geldi ondan!" dedi ve sertçe Sadi'nin elini ısırdı...
Karısı tarafindan kıskanılmak Sadi'nın çok hoşuna gitmişti, sırıtarak bakti, Songül dahada bastırdı dişlerini Sadi acıdan erkeksi hırıltıle sırıtarak "Karaa Mambaa" dedi.
Songül Sadi'nin eli ısırmayı bırakıp seri hareketle Sadi'nin yüzerine oturdu ve Sadi'yi delirterek sertliğine ufak sürtündu ve konuştu... "Hıhım! Kara MAMBA! Sokacam, oh olucak, hadi söyle bakıyım, atanamamış Alkaponken, kimleri sevdin böyle, kimlere dokundun, hih?".
Sadi ellerini karısı'nın sırtını okşayarak kalçalarına indirdi, tutarak iyice kendine bastırdı, Songül'ün dediğini düşünemeyecek hale geldi Sadi... karısı'nın tenini severken, sağ eliyle sutyenin kopçasını buldu açmak için, sol eliylede Songül'ün göğsünü tam tutarken, Songül hayır anlamida kafasını sallayarek kendini geri çekti
"Tıh... Sadi'cimm orada dur bakalım..." dedi ve Sadi'nin kot şortudaki kemerin tokasını çekiştirerek açtı...
Sadi, Songül'un istekli olmasını, istediğini utanmadan çekinmeden aldığıni seviyordu ve biliyordu... Kemerini açtığı için yine yetkiyi kendisine aldı diye düşündü Sadi ve bunun seve seve keyfini çıkarmak için kendini Songül'e bırakacaktı, ama onu şaşırdığı bişey oldu... Songül kemerini çıkardi, hızlıca kelepçe şeklini getirdi ve ellerini bağladı.
"Bi soru sordum sana, elin kolun rahat durmuyor..." diye mırıldandı.
Sadi: Anlaşıldı sorgudayız (bağlanmış ellerini yukari kaldırıp başının altına koydu, gülümseyerek) Eee amirim tutukluyon mu?
Songül: Tutukladım bilee!
Sadi: Hmmm... güzel ben sende ömür boyu tutuklu kalmaya razıyım.
Songül: Hmmm... öyle mi?
Sadi'yi deli edecek sesle dedi, kocasının göğsünden ıslak ıslak minik öpücüklerler boynuna kadar geldi, iz bırakmak için emerek öptü... Sadi'nin içindeki ateş çoktan harlanmıştı, Songül'un her dokunuşu, sıcak dudakları, Sadi'nin kan akışını değiştirmişti, ama Songül kendine dukunmasinada, bal dudaklarını öpmesinede izin vermiyordu.
Sadi'de bundan dahada kuduruyordu, aklında biran önce şu ellerindeki kemerden kurtulup karısına kavuşmak, zevkten inleme seslerine doldurarak, güzel karısının her kıvrımıne dokunarak sevişmek vardı. İstektek koyulaşan gözleriyle boynunda oyalanan Songül'ü süzdü, kendisine bakması için Songül'un bacak arasına doğru kalcasini itti.
Bunu beklemeyen Songül'ün ağzından ufak inleme çıktı, Sadi'nin boynundan ayrılıp "imhh, napiyorsun hayatım?" dedi
Sadi istekte kıvranarak "Karamambamm, ne soracaksan bir an önce sor, çünkü daha fazlası işkence olur laa..." dedi
Songül hafifçe gülümseyerek "Ben halimden çook memnunum,elin kolun bağlı dahada çekici oldunn kocacım" dedi...
Sadi bıyık altından gülümseyerek, tehdit eder gibi konuştu "Bu elimdekinden kurulduktan sonra elime düşeceğini biliyorsun dimi, hığ?"
Songül: Tıh tıh tıh, çok yanlış yapıyorsun polis memurune tehdit ederek... Neyse... söyle bakıyım Alkaponken sevgilin var mıydı? Bu ellerinle kimi sevdin? Bu kucağında kim oturdu? Bu mavilerin kimlere böyle aşkla, şehvetle baktı?
Sadi Songül'ün gerçekten bu soruları sorduğu için ufak afalladi... ama geçiştirmek gibi bir lüksü yoktu, çünkü artık Songül'ün hesap sormaya hakki vardı.
Sadi: Hmm... benim senden önce hiç sevgilim olmadı.
Songül: Yeme beni... inanamıyorum.
Sadi: Hayır, Hayır... gerçekten bi sevgilim olmadı ama 35 yaşına kadarda biriyle beraber olmadım desem yalan olur ... ama deli divane olarak bi tek sana aşık oldum
Songül konuşurken Sadi'nın shortunu düğmesini açtı fermuarı indirdi, Sadi acının azalmasıyla rahatlayarak ohh çekip gözlerini kapattı
Songül: Peki... (Kıskançlıktan dişlerini sıkarak) o seviştiğin kadınların içinde hoşlandığın olmadimi
Sadi: Güzel karıcığım, erkeklerin kafası öyle çalışmıyor, duygusala bağlamıyor, tek gecede alabileceğini alıyor, ihtiyacını gideriyor yani "Just s*x"...
Songül: Hmmm... yanii, sana yanan her kadınla seviştin çapkın herif
Sadi: Seviştim demeyelimde s*ks yaptım (dedi sırıtarak)
Songül, Sadi'nın bu pişkin pişkin konuşan haline gıcık oldu, boxer'den Sadi'nin erkekliğini çıkardı tuttu sertçe sıktı, Sadi acıdan inledi
Sadi: Ahhhh... güzelimm yapmaa... yemin ederim sadece sana aşığım, senden başkasına böyle bakmadım, bakamamda, kimseye sana dokunduğum gibi dokunmadım, kimseye kendimi ait etmedim, kimseyide kendime ait etmedim!
Songül: Eminmısın Sadi'cim? (Elini elini daha sıktı)
Sadi: Immhh... laa kızım, ahh... eminim... AŞIĞIM SANA. Emin olmazsam 3 gün içinde evlenirmiydim?
Songül kendisi de arzudan kıvrandığını, Sadi'yida daha fazla zorlamak istemediğini bacaklarının arasındaki ılık ılık akan ıslaklığtan anladı.
Sadi'nin alt dudağını öpüp emmeye başladı, Sadi'de Songül'den gelen 'izin'le karısına aynı tutkuyla cevap verdi, hafif içine çekerek ısırdı, Songül öpüşmeni derinleşti, öpüşmeni kesmeden elleriyle Sadi'nin elininden kemeri buldu açtı...
Sadi kurtulduğu an Songül'e sımsıkı sarıldı, nefes nefese Songül'ün dudağından ayrıldı, rastgele öpücükler kondurmaya başladı, hızlıca Songül'ün sutyeninden kurtuldu, boynuna gömüldü ve sertçe ısırıp ısırıp emeye başladı, Songül zevr dolu acıdan inleyerek Sadi'nin saçlarını taradi parmaklarıyla ve çekerek zar zor konuştu "Sadii... yavaaş! Immhh..."
Sadi kafasını kaldırdı "Hıhı! Yavaş, önce delirt sonra yavaş Sadii, yok yavaş falan (diye sırıtti) elime düştüna çekeceğin var güzelimm", Songül kikirdayarak "Düştüm dimi?"dedi. Sadi Songül belinden kavrayarak altına aldı ve yuzerine kaplandı.
Songül'ün iç çamaşırıni çıkarmakla uğraşmadi yana sıyırıp, kendini Songül'ün içine itti. İkiside rahatlayarak inlediler, Sadi Songül'ün göğsünü emerek, hareket etmeye başladi, Songül'ün inlemesi, "Sa-di" deyip sayıklamasi Sadi'yi dahada hızlanarak gidip gelmesini sağlıyordu...
Sadi Songül'ün öpülmek, emilmedik yeri kalmasın istiyordu, Songül'ün sol ayağını katlayarak sıkıp okşuyordu bir yandan da deli gibi gidip geliyor karısı'nın içinde...
Songül iki eliyle Sadi'nin yanaklarından tuttup kendine çekti dudaklarına bastırdı, Sadi'nin dudağını ısırarak kanattı, Sadi açıdan Songül'ün içine derine itti kendini... Sadi derine indiği için Songül'ün bacakları tir tir titremeye başlardı.
Buna fark eden karı koca gülümseyerek öpüşmeye devam ettiler...
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
Zaman umurlarında olmadan doya doya seviştikleri için yorgun bendenlerini, tatlı acı ve sızlayan tenleri ılık suya dolu gül yaprakları ili süslenmiş kuvvetin içinde dınlendiriyorlardi
Songül: Sadii
Sadi: Efendim, güzelim
Songül: Sence Suna ile Yaver'e ayıp olmadı mı? Malum evi ayağa kaldırdın, manyak... (koluna hafifçe vurdu)
Sadi muzipçe gülümseyerek "Ama sen seviyorsun benim manyaklığımi, aksi halde niye beni kudurtuyon? dimi ", Songül kikirdayarak " Benim bi alakam yok bee..." dedi.
Sadi eğilip Songül'ün boynundan öptü "Hıhım, tabikide yok, bi kaç dakika önce 'Hızlan Sadii, hızlann kocacımm, istiyorum senii' diye sayıklayande sen değildin güzel karıcığım " diye kahkaha attı...
Songül: Uf bi git yaa, iyice arsız bi adam oldun sen...
Sadi: Laaa... ne arsızlığı? Karımla böyle şeyleri konuşmam gayet normal.
Songül: Tamam normal dee... Yaver'ler diyorum duydular diyorum, rezil olduk diyorum be adam...
Sadi: Sen Yaver'i boşver, malımı iyi tanıyorsam bizi dinlemeyecek kadar meşguldü onlarda (Songül'e imalı imalı bakarak göz kırptı)
Songül: Sadiii! (Sadi'nın ne ima ettiğini anladi gözlerini kocaman açıp baktı, eliyle ağzını kapatti) çoook ayıp... deme
Sadi: Güzelim benim... sevgili onlar laaa oturup tavla oynayacak halleri yok, hem kaç gündur birbirlerine kus ediler yaa... çaktın köfteyi?
Songül: Çaktım, çaktım... (dedi gülümseyerek)
Sadi: Açıktım laa ben...
Songül: Heeeh... şükür hiç demeyeceksin sandım, ben söyleyince gülüyorsun, gıcık oluyorum. (Sadi'nın elini cimcirdi)
Sadi: Ohh... cimcir cimcir. Kız?
Songül: Hı?
Sadi: Mantar soslu, bol peynirli makarna yidınmi?
Songül: (Sadi'ni şivesini kikirdayarak) yimediimm...
Sadin: Yiyelim o zaman...
Songül: Yapcan mi? Çıkıyormuyuz?
Sadi: Evet... Hadi güzelim kalk... kaakk (Songül'ü gidiklayarak) iyice balığa benzedik laaa
Songül: (Kikirdayarak) Sadii! Yapmaaa!
Küvetten çıktılar Sadi Songül öperken, Songül'de Sadi'nın saçlarını masaj yaparak siliyordu. Sadi hızlıca kurulanip, Songül hazırladığı siyah boxer'le, şortu giydi.
Mutfağa geçti, Yaver'le Suna'nın odasından yüksek müzik sesleri geliyordu... Sadi bıyık altından gülümseyerek ellerini yıkayıp yemek hazırlamaya koyuldu. Ateşi açti tavayi koydu azıcık zeytin yağı döktü, soğan, mantar ve eti güzelce doğrayıp kavurmaya başladı, yüzerinede bahat atti. Bir yandan tuzlu suda makarnayı haşlanmaya koydu...
Yemek hazırlanırken içecek yapmaya başladı, Songül'de kurulanip Sadi'nina geldi
Sadi: Sihatler olsun güzelim...
"Teşekkür ederim hayatım" diye kısacık öpücük kondurdu
Songül: Ee napiyorsun? Yardım lazım mı?
Sadi: Yok yemeği hallettim ben, kokteyl yapıyorum dolaptan kokonat cevizinin sütünü verir mısın?
Songül: Hay hay bitanem...
Sadi ananasın suyu aldı, yuzerine kokonatin sütünü yüzerinede buz ve rum(rom) ekledi bir dilim ananasla süsleyip Songül'e verdi
Sadi: Buyurun hanımefendi serin Pino colada kokteyliniz hazır
Songül: Ooo... teşekkür ederim beyefendi, çok güzel gözüküyor ellerinize sağlık (yanağından öptü)
Songül kokteylin tadına baktı
Songül: Mmmm... çook güzel bu Sadi
Sadi: Afiyet olsun güzelim.
Sadi Al dente olarak haşlanmış makarnayi tavaya sosun yanına ekledi, kapağını kapadı ve altını kıstı.
Sadi: Eveett... 5-10 dakika yemeğimiz hazır...
Songül: E peynir kaldı...
Sadi: Son iki dakikada rendelerim yüzerine.
Songül: Hee... Tamam... ama çok güzel koktu buu bee hemen hazır olsunn...
Sadi: Sabırsızımmm, yemek hazır oluna kadar bişeyler yapabiliriz
Gülümseyerek Songüle yaklaşarak sarıldı boynundan, yanağından öptü
Songül: Hayır Sadii... rahat dur açıktım
(dedi gülümseyerek) hemm bu müziği sen mi açtın çok yüksek bee, vangir vungur başıma ağrı girdi
Sadi: Hee... ona benim bi alakam yok... yan odadan çıkıyor o müzik... (sırıtarak imalıimalı baktı)
Songül: Abooo... gözünü seveyim yemek hazir olana kadar terasa çıkalım, sesleri falan gelir utancımdan ölürüm
diye Sadi'nin elinden tutup dışarıya çekti, kapıyı açınca ikisi de şaşırdılar
Sadi: Anaaa...
Songül: Sadi... yağmur yağıyor.
Sadi: Ohhh... güzel işte serin serin..
Songül: Mmmm... çok güzel kokuyor (okyanusun ve yağmurun karışık kokusunu derin içine çektiler)
Sadi iki adım öne yürüdü arkasına dönüp şaşkın şaşkın bakan Songül'e elini uzattı ve "Guzelim gel" dedi... Songül Sadi'nin elini tuttu ikili yağmurun altında koşarak okyanusa doğru gittiler...
BÖLÜMÜN SONU..........🙃