PART 6. Seni çok seviyorum
.
.
Sadi: Sen her halinle çok güzelsin ... Boğaz sana hazırlansın. (sakin ve huzur vereci bir ses tonuyla) hem rahat et diye özel masa hazırlattım bize... bak orada...
'''''''''''''''''''''''''''''''''
Songül: Sadi... burası çok güzel 😃.
Sadi'ye sarıldı, sol koluy'le ensesinden tuttu ve yanağına uzun bir öpücük kondur du, Sadi'de Songül'ü belini elleriyle kavradı, kafasını kızın boynuna gömdü kokusunu içine çekmek için...
Songül utanarak kendini geri çekti, gülümseyerek Sadi'ye bakti.
Sadi: Buyurun hanımefendi
Songül: Teşekkür ederim beyefendi
dedi Sadi çektiği sandalyeya oturdu, Sadi'de onun karşısına geçip oturdu.
Sadi: Ne sevdiğini bilmediğim için bir kaç çeşit yemek hazırlattım, başka bi yemek istesen garsonu çağırayım.
Songül: Yok lazım değil, bunlar çok güzel gözüküyor.
Sadi: Hadi o zaman soğumadan yiyelim, afiyet olsun
Songül: Afiyet olsun 😊
Uzun uzun bakışmalardan sonra
Sadi: Songül... seni tanımak istiyorum, polis olduğun dışında hiç bir şey bilmiyorum, kendini bana anlatırmısın?
Songül güldü Sadi'nin bu halleri hoşuna gidiyordu.
Songül: Bende Emin-Sadi olduğun dışında bi şey bilmiyorum onu napcas canım? Hee bide şeyde vardı dimi Talat Talat Körkuş ? 😂😅 Sadi'yi niye gizlediği ni anlarımda, niye Emin değilde Talat benim aklım hayla orada, bunu bana açıklar mısın "Talatcim" ?
Sadi: (kahkaha attı) Talatcim mı? Anlaşıldı desene sorgudayız...
Songül: Estağfurullah sorgu değilde onu merak diyelim canım. Eee neden?
Sadi: Diyelim CANIM... (Songül gülümsedi, Sadi o gülüşte kaybolarak konuşmaya devam etti)
Sen kedini Afife Eresen diye tanıttığın için Talat dedim
Songül: Afife ne alaka?
Sadi: Afife'yi yakından tanırım.... geçen sene bi iş için Londraya gitmiştim Mehmet Eresen'in yeğeniyle orada tanışmıştım.
Sende Afife diyince, benimkide profesyonel deformasyon nolur ne olmaz diye Talat dedim.
Songül: (kaşlarını çattarak baktı Sadi'ye, "yakından tanırım" lafı hiç hoşuna gitmemişti, kıskanıyordu )
Yakından tanırım derken🤨? Mesela ne kadar yakından orasını bi tik açarmısın😐?
Sadi Songül kendisini kıskandığını anladi... garip şekilde hoşuna gitti ama şimdi durumu toparlaması lazımdı...
Sadi: Sıradan bir tanıdık yani hem görev icabı canım yoksa ne alakam olucak. Eee... sen merak ettiğin şeyi öğrendin. Bende seninle ilgili her şeyi merak ediyorum ama...
Songül: Ne anlatayım... ne anlatayım...
Adım Songül 😄, annem babam ve 7 yaşındaki kardeşim Can Ankara'da yaşıyorlar, babam Ankara İl emniyetinin amiri , anem öğretmen, bide 25 yaşında kız kardeşim Suna var o da İstanbulda yaşıyor, doktor hatta seni şoka sokacak bi bilgi daha vereyim muhtemelen Suna senin kardeşın Yaver'le sevgililer.
Sadi: Nasıl laa😲... Suna senin kız kardeşin ha? Allah, Allah tesadüfe bak.
Kardeşim diye demiyorum, Yaverim iyi çocuk, temiz kalpli, bunları benden duyduğunu söyleme şımarır. İnşallah Sunale hep mutlu olurla.
Songül: İnşallah, inşallah da... Suna Yavere çok kızgın bi kaç gündür Yaver ortalıkta yok diye... eve almam falan diyordu en son😅
Sadi: Abooow, kabahati büyük... yandı çanım kardeşim, geçmiş olsun 😂
İkili kahkaha attı... her geçen dakikada birbirlerine dahada bağlanıyorlardı...
Songül Sadi'nin okyanuslarında, Sadi'de Songül'ü yosun yeşili renkteki gözlerinde kayboluyordu... sakin romantik müzik eşliğinde birbirlerinin yüzlerini ezberlemeya çalışıyorlardı...
Sadi'nin telefonu sesi sessizliği bozdu...
Sadi: Kusura bakma bunu açmam lazım...
Songül sorun değil der gibi baktı, Sadi'de telefonu açtı konuşmaya başladı.
Sadi:
"-Kraliçeeeem beniim... nasılsın? ....
Bende iyiyim çok şükür, bende seni çok özledim.... biliyorum seni çok ihmal ettim, ama en kısa sürede yanında olurum. Hayıır ya... küsme hemen, görevdeyim biliyorsun ve ben bir askerim ...
Bi geleyim yanına alırım ben senin gönlünü... sen beni görünce kiyamiyorsunki zaten. Tamam söz! Hadi şimdi müsait değilim sonra konuşuruz
kendine dikkat et, öpüyorum seni sultanııım benim."
Songül morali bozuldu Sadi'nin konuşmasını dinledikten sonra...
Sadi'yi gelmesini bekleyen bi kadın var diye düşündü...
bi kız arkadaşı belkide karısı😔, "Songül aptal kafa adamla kendi kendine gelin güvey oldun"
Sadi: Kusura bakma. (Songül'ü surat aştığını gördü) Songül iyimisin noldu?
Songül: İyiyim (tersler gibi söyledi), gidelim mi artık?
Sadi anlamiyordu Songül'un bu tavrini iki dakika önce her şey mükemmel gidiyordu.
Sadi: Canım noldu birdenbire? İyiydik, anlamadan seni üzecek bir şey mi dedim?
Songül: Yok bişey. (kırık bi sesle) bana bi taksi çağır, sende git daha fazla bekletme... Ben başımı çaresine bakarım.
Sadi anladi Songül telefon konuşmasına bozulmuştu ... Songül'un kıskandığı çok hoşuna gitti, güldü, Songül'le biraz daha uğraşmak istedi.
Sadi: Evet ya... bak çok özlemiş, gel diyip duruyor nasıl gidiyim ki? görevdeyim seni korumam lazım, ama Allah var bende çok özledim, yanına gidince bol bol sımsıkı sarılırım...😁(sırıttı)
Songül çok sinirlendi Sadinin sözlerine, "sana iyi akşamlar ben gidiyorum" diye hızla ayağa kalktı. Sadi hızlıca kalktı Songül el bileğinden tutarak kendine çekti ve kızı belinden sarıldı elleri kitledi Songül çıkamaması için .
Sadi: Nereye kaçiyorsun komserim?
Songül: (sinirlenerek kıpırdadı adamın ellerinde kurtulmak için başaramadı Sadi iyice sarıldı) Sadi bırak! Gitmek istiyorum.
Sadi: Sen beni çok mu kıskanıyorsun? (dedi Songul'un kulagina fısıldadı)
Songül: Kıskanmadım! bırak. (gözlerini kaçirarak)
Sadi: Sen sinirlenince dahada güzel oluyormuşsun (yanağından öptü Songül'ü)
Songül: Napiyorsun sen? Git kız arkadaşını öp.
Sadi dahada kendine bastırdı Songül...
Sadi: Kız arkadaşımı öpeyim? Olur... (dedi ve Songül'ü dudağının kenarına öpücük kondur du)
Songül bu yakın temasle yine içi alev aldı, şimdilik ömründe degildi Sadiyi aradığı kadının kim olduğu, gözlerini kapattı nefes alış verişi hızlandı. Sadininde kalp atışı hızlandı, sarıldığı kadına baktı, daha fazla dayanamayıp Songül'ü ilk gördüğü ğünden veri yapmak istediğini yani kızın dudaklarını tadına bakmaya karar verdi... hafifçe başını eğdi dudaklarını o muhteşem dudaklara bastırdı. İkisinde mest olmuş durumdaydı, Sadi dudaklarını ayırdı Songülun tepkisini görmek için gözlerini açtı... Hızlı hızlı nefes alıp veriyordu Songül, gözleri hala kapalıydi, yanakları pembeleşmisti ve ufak gülümseme vardı dudaklarının de, halinden nemnundu, bunu gören Sadi yine bastırdı dudaklarını ama bu sefer dudaklarını hareket ettirdi... Songülde karşılık verdi, bir süre soluksuz öpüşmeden sonra nefes almak için kendini geri çekti Songül gözlerini açtı, ve ona bakan koyulaşan mavilerlerle buluştu, utanarak gözlerini kaçırdı. Sadi durumundan memnunum bi şekilde konuştu
Sadi: Sakinleştin mı?
Songül "Hıhı" diyebildi sadece Sadinin dudaklarına bakarak. Tam kaldıkları yerden devam etmek için yaklaşırken yine Sadi'nin telefonu çaldı. Sol eliyle Songülun belinden sarıldı, boşta kalan eliyle telefonu açtı
Sadi:
Efendim sultanııım ( bunu duyan Songül gözlerini devirdi) Sen merak etme, Yaver muhtemelen sevgilisinin yanındadır, söylerim seni arar... ANNEEM, kraliçem ben az önce aradığında bi şey demeyi unuttum çok güzel misafirle gelirim yanına ona göre hazırlığıni yap. Seni sonra ararım şimdi biraz işim var, bende seni seviyorum annem.
Songül kızarmışti, "aferim kızım adamın annesinden kıskandın, ne diyeceksin şimdi" diye kızıyordu kendi kendine.
Sadi: Annem... sana selamı var😁, Yavere ulaşalalıyormuş o yüzden aramış.
Songül: Çok kötüsün... söylesene en baştan annem diye.
Sadi: Niye ki.... laa... ben halimden memnunum, kötümü oldu level atladık senin kıskançlığın yüzünden (imalı imalı gülümseyerek)
Songül: Üüf ...😳 Sadi yaa.. git utanıyorum zaten.
Sadi: Nereye gidiyormuşum laa? Benim burada yarım kalan işim var müsaadenle ona dönmek istiyorum (Songül'un dudaklarına bakarak konuştu)
Songül: Nasıl bir iş?
Sadi Songul'un dudaklarını yapıştı... dudak değiştirerek, soluksuz, iştahla öpuşuyorlardı, bi kaç dakika sonra nefes nefese ayrıldılar.
Sadi gülümseyerek "bu iş canım" dedi
Songül: Sadi biz napiyoruz yaa? İyimi yapıyoruz kötü mü, kafam karıştı...
(Her şeyi o kadar hızlı geliştiği onu korkutuyor, Sadi'nin her dokunuşun dan sonra ona dahada bağlanıyordu)
Sadi endişelerini anladi, onlari gidermek için konuşmaya başladı
Sadi: Songül gel otur, sen motoru iyice yakmadan, bi konuşalım... biz bir takım tesadüfeler yüzünden bi araya gelen iki yetişkin insanız, hoşlandık birbirimizden bu normal, hem
iyi yada kötü yaptığımızı yaşamadan bilemeyiz dimi ..
O yüzden benimle bunları öğrenmeye ne dersin?
Songül: Varım derim (gülümseyerek)
Sadi: Gülüşün beni benden alıyor... biliyormusun, sen gülünce vakit duruyor sanki sihirlenmiş gibi oluyorum (dedi Songul'un eline öpücük kondurdu)
Songül: Burası sıcak oldu sanki...
Sadi: Gidelim mi vakit çok geç oldu?
El ele çıktılar restorandan, arabaya bindiler hiç bir şey konuşmadan bir birlerine mest olmuşçasina bakarak ufak ufak ama ateşleri harlayan temasle Songül'un evinin yolunu tuttular.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Yaver Suna'nın kapısını tıkladı, Suna kapıyı açtı
Yaver: Aşkı-...
lafını bitirmeden kapı suratına kapandı.
Yaver: aboo çok sinirlenmiş kolay gelsin bana.
Tekrar kapıyı tıklatti, Suna kapıyı o teki tarafından konuştu
Suna: Allah belanı versin Yaver 10 gündür neredeysen oraya git, almam ben seni eve.
Yaver: Töbe de kız... (aklına ilk gelen yalanı sıktı) günahımı alıyorsun abim çok hasta oldu o yüzden gelemedim aşkım hadi aç seni çok özledim, hem ikimise yemek sipariş ettim kurye kapıdadir, lütfen özür dilerim affet beni aşkım...
Kapı açıldı Suna Yaverin dudaklarına yapıştı iki aşık için gece uzun olacaktı özlem gidereceklerdi .
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Sadi arabanı Songül'ün evinin önünde park etti.
Songül: Sadi, ölmediğini için, o gün beni kurtardığın için, benim yanımda olduğun için ve bugünkü çok güzel akşam için, hepsi için çok çok teşekkür ederim canım.
Sadi: Bende gülüşünle benim hayatımı aydınlattığın için, benimle bu yola çıkmayı kabul ettiğin için teşekkür ederim canım benim. (Songül'un yanağını okşadı)
Arabadan indiler bir birilerinden hiç ayrılmak istemiyorlar di, kapının önünde sarıldılar
Sadi: Hadi bitanem gir içeri artık üşütme...
Songül Sadinin iltifatlarindan resmen eriyordu oluyordu... "bitanem"
Songül: Bitanem😊?
Sadi: Değilmisin?
Dudağından küçücük öpücük kondurdu
Songül: Sende git evine çok yoruldun.
Sadi: (muzipçe gülümseyerek) daha yorulacak bi şey yapmadık...😆
Songül: Anlamadım, ne?
Sadi: Yok bişey bitanem, diyorumki bu civarda bi kiralık ev bulana arabada kalırım seni korumam için 7/24 yakınında olmam lazım .
Songül: Arabada mi yatacaksın? Hiç konforlu değil her yerin tutulur canım.
Sadi: Olsun bitanem bişey olmas, sen iyi olda.
Songül: Olmaz öyle... Ben konforlu uyku çekerken, burda iki büklüm uyumaya izin veremem. Arabayı kitle benimle geliyorsun, madem beni koruyacaktsın evde koru.
Sadi: Eminmısın?
Songül: Eminim eminim, Sadi uzatma hadi canım hadii.
İkili apartmana girdi, yavaş yavaş yürüyerek 3 kata çıktılar, Songül evini açtı "hoş geldin, gel... montunu portmantoya bırakabilirsin" dedi ve içeri girdiler, Sadi merakla bakıyordu sevdiği kadının evine. Çok şirin ve sıcacık bir yuva, dedi kendi kendine .
Songül: Sen salona geç bende geliyorum şimdi, üzerimi değiştireyim.
(Giyinme odasından konuşmaya başlar) Kahve veya çay ne istersin?
Sadi: Menengiç var mı?
Songül: maalesef yok, seviyormusun? Ben daha önce hiç denemedim.
Sadi: En sevdiğim birinci kahve, ben sana yaparım belkide sende seversin...
Songül: Olur canım sen aparsan seve seve içerim. Şimdi iki çay yapayım, sende televizyonu aç geliyorum ben.
Songül elinde tepsiyle salona döndü Sadinin yanına oturdu... ikisinde bir birlerine bakmaya doyamuyordu, neşe ve cilveli konuşma eşliğinde çay içmeye başladilar
Çaylar bittiğinde aşk sarhoşlari film izlemeye karar verdiler. Titanik'i açtılar, birbirlerine iyice sokularak izlemeye başladılar
Sadi: Güzelim bence o ahşapa ikiside bine bilirdi...
Songül: 😄Sadi yaa... film onumu anlatıyor, adam ölüyor aşık olduğu kadın için.
Sadi: Onu diyorum bende canım... ikisinide taşırdı o ahşap, ortada fol yok yumurta yok adam öldürdü laa kendini, zor durumda olan sevdiği kadının yanında olmazsan ben ne anlarım böyle bi aşktan.
Songül kahkaha attı Sadinin sözlerine.
Sadi: Bitanem, sen hep bana böyle gul olur mu?
Songül: Sende bana hep böyle bakarsan, gülerim.
Sadi: Nasıl bakıyormuşum?
Songül: Böyle işte, büyülenmiş gibi.
Sadi: O kadar güzelsinki sana başka türlü bakamıyorum zaten büyülüyorsun beni...
Songül karşısındaki adamın iltifatları yüzden kendini tutamadı öpmeye başladı, Sadi'de karşılık verdi, öpüşmenin derinleştirmek için sağ eliyle Songül'un ensesinden tuttu, Songül'ü alt dudağını emerek ısırdı, Songül açıyla inledi, deli gibi arzulama başladı... Sadi gülümseyerek devam etti, yavaş yavaş Songül'un boynuna indi emerek öpüyordu, Songül çıldıracak gibi oldu kafasını geriye attı Sadiye boynunu sunarak... Sadi devem etti, sevdiği kadının köprücük kemiğine imza bırakmak istedi, diliyle gezindi, önce öptü sonra Songül'un köprücük kemiğini emerek tatli sert ısırmalar bırakmaya başladı ...
Songül: Ahhh, Sadiii izi kalacak...
Sadi kafasını kaldırdı eserine muzipçe gülümseyerek baktı ve gözlerini nefes alış verişi dengesiz olan Songüle kitledi
Sadi: Kalsın güzelim zaten amacım o, çünkü beni deli ediyorsun... küçücük öpücük bıraktı ve
Sadi: Songül seni çok seviyorum.
Songül: bende seni çok seviyorum.
Aşk itirafindan sonra Songül'un dudağı öptü, Songül adamın koyulaşmiş mavisine kayboldu, bir birlerine gülümseyerek baktılar, hallerinde memnunlardular. Songül'un eli Sadi'nin kapşonlusunun fermuarına gitti tam indiriyordu Sadi dur durdu, tek geçelik ilişki gibi kızı ilk öptüğü günü beraber olmak istemiyordu
Sadi: Bitanem dur, bugün değil böyle değil, bugün sadece seni doyasıya öpüp sana sarılarak uyumak istiyorum.
Songül Sadi'nin mest olan gülüşünü çekti yüzüne, Sadi kendisi arzuladığınden emindi, öpüşürken sertliği fark etmişti. Ama Sadi kendini tutması da hoşuna gidiyordu.
Sadi'nin elinden tutup yatak odasına geçtiler, uzun uzun öpüstuler, ikisininde dudakları şişmiş kanamışti, birbirlerini boyunlarına imzaler bırakmışlar di, Sadi kapşonlusunu çıkarıp bi kenere fırlattı ve kolları açtı Songülde Sadi'nin koynunda yerini aldı, aşık çift sarmaş dolaş kendilerini uykunun kollarına bıraktılar.
Sabah kapının zil sesiyle Sadi uyandı, kendisine sarılarak uyuyan Songül'ü gördü, saçlarını sevdi, sevgilisini öpüşmeden şişmiş dudaklarını üzerinden işaret parmağını gezdirdi, bununa ufacık öpücük kondururken yine zil çaldı, Songül'ü uyandırmadan yataktan kalktı, söylene söylene...
Sadi: laaa... Sabah sabah rahatsız edilirmi böyle, rüyanızda mi gördünüz de karga kahvaltısını yapmadan dayandınız kapıya, ayrıca benim sevgilimi kim niye rüyasında görüyor laaan.
Kapını açtı... Yaver'le Suna gelmişlerdi. Songül'le tanışmak için gelen Yaver kapıda atletle duran, saçları dağınık, boynu morarmış, dudağında kan kurumuş abisine görünce ufak şok geçirdi
Yaver: "Vııııy" 😳... a-abii...
Ve bölümüm sonu...🙃
Umarım öpüşme kısmı kimseni rahatsız etmedi.
Eğer hikayede +16 - +18 karıştırmayalım deseniz bunu bana yorumlarda belirtin lütfen.
Yeni bölümde görüşmek üzere bye bye...