46 bölüm'den kesit
.
.
.
Sadi ile Songül aşağıda çok büyük koasla karşılaştılar... Restorani dışarıdan durmadan tarıyorlardı, az önceki ferah eğlenceli mekandan eser kalmamıştı, yaralılarin bağır çağır, ağlama ve çığlık sesleri git gide artıyordu...
Sadi ile Songül'ün kalbi ağzında artıyordu yakınlarını kaybetme korkusuyla yağan kurşunları umursamadan ailelerinin yanına geldiler...
Sadi: Allahim çok şükür iyisiniz...
Songül: Şükür yaa... her kes iyimi?
Sımsıkı sarıldılar
Masaları kör noktada olduğu için Payaslı ve Acarerk ailesiden kimse yaralanmıştı, Metin'nim komutuyla her kes yere çökmüştu.
Metin: Bizler iyiyiz, bişeyiniz yok dimi çocuklar.
Sadi: Yok yok iyiyiz. Taylan destek ekip? Ambulans
Taylan: Yolda, 10-15 dk.
Sadi: 10-15 dakikada burası kan gölüne döner laaa... Böyle oturamam, ikinci katta teras var ordan bu köpekleri indirmeyi deneye biliriz.
Taylan: Hadi o zaman yol göster.
Songül: Bu taraftan...
Sadi: Hop hop... sen nereye laa?
Songül: Terasa canım!
Sadi: Yok öyle bişey sen burda kalıyorsun komiserim. Taylan, Yaver, Başsavcım hadi bu taraftan...
Songül: Sadii!!
Sadi: Songül Payaslı, burda Metin baba ve annemlerin yanında kalıyorsun bu bir emirdir!
.
.
.
Önceden yazmıştım, bende kalmasın...