PART 50. Endişe🔥
Ohaa 50 bölüm mü?
😳❤️🩹
UYARI bölümde +18 sahneler olabilir ORUÇ TUTAN OKURLARIM DİKKAT EDİN!
.
Naz mutluluktan Songül'de hormonlar yüzünden ağlamaya başladılar
Sadi: Güzellerim benim ağlamayın ya, kıyamam bende ağlarım şimdi hee...
Diye ikisinede sarıldı, Sadi'nin laflarına göz yaşlarını silip güldüler...
Sadi: Heeh... şöyle yaa gülün. SİZ HEP GÜLÜN.
.
.
.
Ertesi günü aile içinde kutlamak için mini parti yaptılar, Songül'ün anne babası da en az Sadi'nin annesi gibi mutlu oldular. En komik tepkiyi de "Dayı mi oldum? Dayı olmak için daha çok küçüğüm ama..." diyen Can oldu.
Suna "aşk olsun ya niye ilk bana söylemedin" diye ablasına kızmış gibi ayıplarken, Sadi Songül'e sarılıp "Hoop! O hak bana ait gelin hanım, çünkü çocuğun babası benin o yüzden üzmeyin benim güzelimi" dedi.
Ailecek çok huzurlu ve mutlu bir gece gecirdiler... Ertesi günü ultrasona gideceklerini duyan Naz hanım "Canım torunumun kalp atışlarını dinlerim." diye Sadi'lerde bir gece daha kalmaya karar verdi.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Eve geldiklerinden 20 dakika sonra "Hadi çocuklar ben biraz uzanacam, sizde dinlenin yoruldunuz." Deyip ayağa kalktı Sadi'nin annesi.
"Odaya pijama bıraktım. Allah rahatlık versin Naz anne."
"Teşekkür ederim, güzel kızım, sizede rahatlık versin."
"Sultanımm, tatlı rüyalar." Deyip annesinin yanağından öptü.
"Sanada, ama hiç tatlılık yapma, alkol aldığını biliyorum yarın kulağını çekerim seni."
Çakır keyifli Sadi gülümseyerek suçlu çocuk gibi başını eğdi
"Şu kadarcık bişey içtim, onuda Ahmet abiyle Devrem zorla içirdiler."
"Çook belli "şu kadarcık" olduğu Paşam."
Sadi iki elini havaya kaldırıp "Tamam başkan teslimim, bir daha olmaz." Dedi.
Naz hanım oğlunun koluna hafifçe vurdu "Hadi ordan bide dalga geçiyor serseri."
Songül, Sadi ile annesinin arkadaş gibi konuşmasını gülümseyerek izledi. Gerçekten anne oğulun arasındaki ilişkiye hayran kalıp heves kılmamak mümkün değildi.
Songül duş aldıktan, giyinme odasında üzerine pijama geçirdi "Sadi duşunu alıp çoktan uykuya dalmıştır" diye uyandırmamaya özen göstererek yatak odalarına geçti...
"Uyumadın mı?" dedi yarı çıplak yatakta uzanmış kocasına
"Tıh, seni bekliyorum güzel karıcığım, gel." Kollarını açtı, Songül de hemen kocasının kollarına bıraktı.
Sadi Songül'e sarıldi "Ohhh... huzurum benim" dedi ve boynundan sesli bir öpücük aldı.
Songül geçenin güzel geçtiği hakkında bişeyler anlatırken Sadi çoktan niyetini bozmuştu, Songül'ü dinlerken güzel karıcığınin pijamasından açıkta kalan teninde dudaklarını gezdiriyor, öpüyor, pijamasının içine ellerini sokmuş tenini okşuyordu...
Sadi'nin elini göğsünde hissetmesi ile ağzından ufak inleme kaçırdı Songül...
"Imhh... ne yapıyorsun Sadi?" diye fısıldadı
"Bişey yapmıyorum..." diye aynı şekilde fısıldayarak zevk dolu sesle cevap verdi Sadi.
Songül'ün boynundan ayrıldı koyulaşan gözlerini güzel karıcığını dudaklarına dikip, dudaklarını bastırdı, hafifçe emerek öperken göğüslerini açığa çıkarmak için pijamasının yukarıdan dört tane düğmesini açtı, sol eliyle Songül'ün sağ göğsünü okşayarak sıkıp sevmeyi başladı...
Songül'ün minik minik inlemeleri Sadi'nin ağzında kayboluyordu, Sadi sağ elini Songül'ün pijamasının içine sokup kadınlığının tepesini dairesel hareketlerle okşamaya başladı...
Zevkin yoğunluğundan Songül'ün inlemeleri yükseldi... Sadi aldığı alkolün etkisinden mı yada karısını güzelliğinden fazlasıyla azdığından mi baya sert davranıyor du, Songül'ün göğsünü sertçe sıkarak boynuna dişlerini geçirdiği an Songül ağzından büyük bir inleme kaçırdı ve hemen ağzını eliyle kapattı...
Sadi'nin çıplak omzuna tırnaklarını geçirip
"Imhh... Sadi annen duyacak, ahh durman lazımm imhh..."
Diye fısıldadı inleme karışık bir sesle ve hafifçe itti kocasının omzundan, Sadi Songül'ün göğsündeki elini çekti Songül'ün elini yakalayıp yatağa bastırdı...
"Şşş... sakin güzelim bişey olmaz, hemen bırakırımm."
Deyip Songül'ün itiraz etmesine vakit tanımadan orta parmağını Songül'ün içine bıraktı, kafasını kaldırıp ses çıkarmamak için kıvranan Songül'ün yüzünü inceleyerek parmaği ile gel git yapmaya başladı...
Zevkten dahada kendini kaybetmeden durması için kendisini izleyen bir çift okyanus mavilere yalvarır gibi baktı Songül, çünkü Sadi'nin "hemen bırakırımm" lafını, "sabaha kadar yolumuz var"la aynı anlam taşıdığını çok iyi biliyordu...
"Imhh... Sadiiğ?"
Erkeksi bir hırıltıyla
"Hm?"
"Bir şey... istiyorum, dur..."
Songül'ün her inlemesi zaten erekte olan aletini baya sertleşmesine neden olurken, Sadi'nin bakışları daha da koyulaştı, Songül'ü minik minik öpücüklerle mayiştirarak konuştu
"Ne istiyorsun sevgilim söyle?"
Songül'ün göğüslerini ortasına öpücük kondurdu sol göğsünü ağzına alıp emmeye başladı... Songül kendisini ne kadar kocasına bırakmak istesede, Sadi'yi durdurmak zorundaydı, çünkü çakır keyifli hem kudurmuş Sadi "evi ayağa kaldıracağini" iyi biliyor ve bunu Sadi'nin annesi duymasını istemiyor du. Kim bilir belkide çoktan duymuştu bile ama bunu yarın düşünecektı...
"Sadii dur dedim."
Sadi kafasını kaldırıp noldu der tek gözünü kırptı ve elinin hareketini durdurdu...
Songül nefes nefese aklına gelen ilk şeyi söyledi "Turşu istiyorum ben."
Sadi'nin yüzündeki şehvetin yerine tebessüm geçti
"Turşu?"
"Hıhım, turşu... turşu suyu, kornişon falan."
"Tamam, güzelim şu yarım kalan 'işimizi' bitirelim kavanozuyla getiririm."
Sadi eğildi Songül'ün boynuna gömülmek için ama Songül kendini çekip Sadi'nin omuzlarından hafifçe ittip durdurdu... Neden durdurulduğunu anlamak Songül'ün gözlerine baktı Sadi
"Şimdi."
"Ne Şimdi güzelim?"
"Turşu."
"Şaka yapıyorsun?"
Songül dudaklarıni hafifçe büzüp
"Tamam istemiyorum..."
Dedi tripli şekilde, Sadi hamile karısını üzmek en son isteyeceği şey bile olmadığı için
"Şşş uzulme düşünecesizlik yaptım özür diliyorum bitanem, bekle hemen getiririm..."
Diye Songül'ün karnına öpücük kondurdu elini içinden çekti....
Banyo ya geçip eşofmanıni zorlayan erkekliğini düzeltti, hızlıca ellerini yıkayıp
"Yavrumun canı turşu çekmiş kurban olurum ben size. Çileğim benim yoksa sen anneyi benden mi kıskandın?"
Diye Songül'ün karnındaki çocuğuyla konuşarak mutfağa geldi, turşu kavanozlarini alıp açtı
"Yok artık, hay ben senin şansını Sadi..."
Diye sinirle bozulmuş gibi yüzünü eliyle sivazlayarak gülmeye başladı...
İki büyük kavanozun içinde Songül özellikle belirttiği kornişon bitmişti. Ufak bir tepsiye turşu suyundan bir bardağa koydu, küçük bir tabağa lahana turşusu dan alıp yatak odalarına geçti
"Güzelim kornişon bitmiş, ben bi koşu getiri..."
Mışıl mışıl uyuyan Songül'ü görünce hemen sustu, tepsiyi Songül'ün yatak başına bırakıp Songül'ün yanına uzandı. Karısının alnını öptü üzerini örttüp sarıldı.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
● Sadi Payaslı büyürunn...
○ Aşk olsun ya, canım kocamm nasılda erkendenden uyanıp kaçmışsin.
● Çok güzel uyuyordun, uyandırmaya kıyamadım güzel karıcığım.
○ Tabi tabii kesinlikle ondandır...
● Neyse onu bunu bırak ta soyle bakıyım ne yapıyorsunuz, sen nasılsın? Yavrumuz nasıl?
○ İyiyiz.
● Karamamba ama var yaa daha doğmamış bebeğimizle bana komplo kurdunuz çok ayıp laaa çok... He o kornişonun hesabini soracağım Songül hanım beklee.
○ Asil sana çok ayıp, başka türlü durduramadıkki...
● Kuru iftira laaa, ben bişey yapmadım.
○ Hee yapmadın, boynumdaki dış izleri de senin değil, akşam bişeyleri duyup sabah "Kızım yoğunsundur dinlen, ben hazırım kahvaltıyı" diyende senin annen değil dimi Sadi'cim?!
● Aboooo, duymuş mu laaa?
○ Evet, rezil olduk adam.
● Bişey olmaz laa, annem yavrumuzun "pıt pıt pıt" diye atan kalbinin sesini duyduğu an unutur her şeyi.
○ Yiaaaa... çok heyecanlıyım Sadiiğ.
● Bende güzelim, hadi işlerimi bitireyim geleceğim öptüm bal dudaktan.
○ Bende öptüm, dikkat et kendine.
● Sende...
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
"Hoş geldin oğlum."
"Sultanımm, hoş buldum ver bir yanak... ohhh."
"Geç içeri serseri..."
Sadi salona geçti kanapeye oturup, gözleri Songül'ü arayarak etrafa bakmaya başladı
"Aç mısın oğlum? Yemek koyayım mı sana?"
"Yok, sonra yerim teşekkür ederim. Songül nerde anne?"
"İş yerinden aradılar, bir kaç dosya istemişer gitti."
"Allah Allah... Benim bundan haberim yok hem Taylanda benleydi. Ne zaman gitti?"
"Uç buçuk dört saat falan oluyor."
"Dört saat?!"
Sadi endişelenmeye başladı çünkü evlerinden Songül'ün şubesine kadar en fazla on beş dakikalık yoldu
"Dur bir arayayım ne dosyası ımış bu..."
*Aradığınız Kişiye Şuanda Ulaşılamıyor, Sinyal Sesinden Sonra Mesajınızı bırakın*
*Aradığınız Kişiye Şuanda Ulaşılamıyor, Sinyal Sesinden Sonra Mesajınızı bırakın*
"Anladık laa 'ulaşılamıyor'."
Diye sinirle telefonunun ekranına tıkladı Sadi.
"Bir sıkıntı mı var oğlum?"
"Sultanım bir dakika..."
Diye yine telefonuna tıkladı...
○ Efendim Sadi enişte.
● Melike kızım nasılsın? Şey Songül şubede mi? Ulaşamıyorum da
○ Songül ablam çıkalı çok, geldi ve hemen ayrıldı.
● Nereye gideceğini söyledi mi?
○ Eve gitti galiba, ultrasona gitmemiz lazım demişti...
● Anladım, sonra ararım.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
"Yok, nerde bu kız laa... Anne ben bir bakayım yolda bişey mi oldu."
Sadi hemen ayağa kalkıp kapıya yönlendi
"Hemen kötüyü düşünme Allah korusun. Bana da haber ver."
"Tamaam..."
Sadi hızlıca ayakkabısını ayağına geçirip kapıyı açtığı an Songül'le burun buruna geldi...
"Yaaa Songül sen nerdesin?" Sımsıkı sarılıp başına bir kaç kere öpücük kondurdu
"Ohhh... odum koptu laaa, iyimisim?"
"Dur bee adam boğuldum."
Sadi fark etmeden sımsıkı saran kollarını açtı
"Pardon... iyisin dimi?"
"İyiyim canım."
"Kızım sen neredesin ya? Bir kaç dakika içinde öldüm dirildim laaa, seni arıyorum kapalı, annemden soruyorum 'gittiğine üç saat oldu' diyor, Melikeye aradım 'şubede yok gitti' diyo..."
"Sadi canım benim sakin, iyim ben bak. Sadece canım erik çekti onu almaya gittim."
Elindeki erikleri göster di, Sadi Songül'ün yumruk kemiklerindeki morlukları kızarıklık lari görünce kaşları çatıldı
"Senin eline noldu laaa?"
"Yok bişey şubede çarptım."
"Bu nasıl bir çarpmak? Baya baya vurmuşsun bir yere."
Karısının elini inceleyerek öptü...
"Çok kötü olmuş laa bu, gel krem falan sürelim."
Sadi güzelce krem sürüp Songül'ün elini bağladı.
"Canın bişey çekiyorsa bana söyle, getiririm ben ne istiyorsan."
"Abartma, ben kendim gidemiyormuyum? Çocuk muyum ben Sadi, Hiğ?!"
"Demagoji yapma, demedim ben öyle bir şey, kocan olarak vazifem olduğu şeyi diyorum... Ayrıca senin telefonun niye kapalı?"
"Eee şey..."
"Ney?"
"Düşürdüm."
"Düşürdün?!"
Odanın kapısı tıklatıp Naz hanım içeri girdi
"Çoçuklar Aaa nolduyo size? Sesiniz aşağı kadar geliyor."
Songül Sadi'ye trip yaparak odadan çıktı
"La havle... Bak bak hallere bak hem suçlu hem güçlü."
Dedi Sadi eliyle Songül'ü göstererek
"Oğlum tamam sakin, anlıyorum endişeleniyorsun ama üstüne gitme kız hamile, hormonları tavan, kalbinin altında senin yavrunu taşıyor kolay mi? Suyune git biraz, inatlaşma ne dese tamam de, hadi git özür dile gönlünü al."
"Tamam, annem."
"Ohh, teşekkür ederim canım oğlum benim, hadi elini yüzünü yıka gel, bende Songül'e bakayım."
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
"Kızım bak bu keki sana yaptım hadi ye."
"Yaa çok teşekkür ederim, çok güzel gözüküyor ama zahmet etmeseydiniz."
"Rica ederim, ne zahmeti yarasın sanada torunumada hadi afiyet olsun."
Songül güzel tebessüm ile keki yerken Sadi gelip yanına oturdu
"Afiyet olsun."
"Teşekkür ederim."
Sadi Songül'e hafifçe sarıldı saçlarını öpüp özür diledi...
Bölüm sonu................🙃