PART 42. "Trip..." 😁🔥
"Üsteğmen'im ben Teğmen Rıza Orhan, karargah'a gelmeniz lazım Asaf Albayım sizi bekliyor"
"Anladım, on beş dakika da orda olurum..."
.
.
.
Sadi kapıyı kapatıp yukarıya çıktı giyinme odasına baktı Songül'ü göremeyince yatak odalarına geçti, yatakta kısacık geçelikle yatan Songül'ü görünce ıslık çaldı... Songül kocasının koyulaşan gözlerini görünce hafifçe gülümsedi ama Sadi'ye trip attığını hatırlayıp kaşlarını çattı
"Ne bakıyon, kim geldi?"
Sadi kafasını iki yana salladı kendine gelmek için sonra Songül'ün yanına yatağa uzandı, bir kolunu katlayarak başının altına koyup Songül'e baktı
"Hee... şey karargah'a çağırıyorlar..."
Sağ elinin işaret parmağının tersiyle Songül'ün sağ bacağını boylu boyunca okşayıp severken Songül Sadi'nin bileğinden tutarak yatağa bıraktı
"Yapmaa, şurada trip atmaya çalışıyorum..."
Sadi kahkaha attıp, hızlı bi hareketle Songül'ü altına alıp omuzuna öpücük kondurdu
"Yapınca, noluyo güzelim?"
"Trip atmaya konsantre olamıyorum..."
"Az önce giyinme odasındaki gibi mi?"
Sırıtarak boynundan kısacık öpücük aldı... Songül bir kaç dakika önce ateş gibi yanıp Sadi'nin kollarında kıvrandığı gözünün önünden geçince utanarak yanakları kızardı
"Üf... bii git yaa, manyak..."
"Evet, manyağım, sadece sana manyağım... (öpücük kondurdu) şimdi gidecem ama işlerim bitiği an burdayım, uzun uzun konuşuruz bunları..."
"Ne gizlediği anlatmayacaksan hiç heveslenme salonda ki koltukta yata-..."
Sadi Songül'ün lafını bitirmesine izin vermeden dudaklarını birleştirdi, zevkle dudak değiştirerek öptü, alt dudağını emerek geri çekildi, Songül'ün gözleri kapalı nefes nefese haline gülümsedi... Songül Sadi'nin sırıttığını hissettiği için gözlerini açtı
"Çok güzelsin"
Songül hiç bir şey demeden tatlı gülümsedi
"Karıcığım sen böyle gülersen ben gidemem, azarım..."
"Sadiii.... arsızlan ma istersen, hadi git..."
Sadi bıyık altından gülümsedi
"Emredersin amirim... seviyorum seni"
Sadi karısından kısacık busecik aldı, gitmek istemesede yataktan kalkıp giyinme odasına geçti, çünkü Albay şahsen çağırdığına göre önemli bir şey olmalı diye düşündü ve beyaz gömlek, siyah pantolon, siyah ayakkabı giyip evden ayrıldı...
Sadi gittiğinden sonra, Songül'ün midesi kazındı mutfağa inip meyve tabağı hazırladı yanınada sandviç yapmak için domates, salam, salatalık en sonda da peynir aldı buzdolabından
"Öğk... Bu ne be... çook kötü kokuyor bu... öğk..."
Peynirin kokusuna midesi bulanıp yüzünü buruşturdu
"Bozuldu galiba bu uff iğrenç koku, Sadi'ye söyleyeyim yenisi alsın... ıyy istemiyorum sandviç falan..."
Poşete sarıp çöpe attı peyniri. Meyve tabağını alıp salona geçti koltuğa oturup sehpanın yuzerindeki kitaplarda birini alıp Sadi'nin işaret ettiği satırları okurken WhatsApp'dan mesaj geldi
Sunam: Eniştem yanındaysa rahaysiz etmeyeyim diye mesaj atıyorum, sadece bişey sormak istiyorum... Şimdi biz noluyoruz elti mi😁?
Songül fotoğrafı görünce gülümseyip hemen Suna'yi aradı
Songül: Şaka yapıyorsun... Yaver'e ayıp olucak ama hemen detay istiyorum (Kikirdayarak güldü)
Suna: Ayıp olmaz gitti karargah'a çağırıyorlar falan dedi anlamadım
Songül: Yaveri de mi ?
(Songül abi kardeş yine ne işler karışıyor diye düşündü ama Suna'nın neşe dolu sesiyle kardeşine odaklanmaya karak verdi...)
Songül Suna'dan detayları öğrenirken, Sadi karargah'a varmıştı kapıda Yaver'le karşılaştı
"Abi, noluyo senidemi çağırdılar?"
"Evet... içeri girelim öğreniriz Yaver'im..."
"İnşallah kötü bişey yoktur..."
"İnşallah..."
İkili kimliklerini okutup karargah'a giriş yaptılar
"Üsteğmen'im, Teğmen'im hoş geldiniz buyurun Asaf Albayım odasinda bekliyor"
Diye yol gösterdi kapının önündeki askerlerden biri, abi kardeş kapıyı tıklatıp içeri girdiler, yuvarlak masada albayla, yarbay oturuyorlar di Sadi'yle Yaveri görünce gülümsediler
"Albayım ..."
"Ooo Payaslı kardeşler hoş geldiniz gelin oturun..."
"Hoş bulduk..."
"Payaslı kardeşler nasılsınız bakayım"
"İyiyiz de Albayım, bi sorun yada görev mi var? "
Albay Sadi'nin sorduğu soruya cevap vermedi
"Aslanım duyduğume göre evlenmişsin? Tebrik ederim"
Asaf Albay evlilik diyince Songül'ü hatırlayıp tatlı gülümsedi Sadi
"Evet, teşekkür ederim ama biraz aceleye geldi düğün yapamadık o yüzden düğüne bekleriz..."
"Anladım Allah nasıp etse geliriz."
"Eee ÜSTEĞMEN'İM sende ne var ne yok?"
Yaver Sadi'nin rütbesiyle seslendikleri için bıyık altından gülümseyerek
"Rütbeler karıştı galiba Teğmen Yaver Sami Payaslı'yim Albayım"
"Bir karışıklık yok bak ..."
İki tane yeni kimlik verdi Sadi'nin eline, ayağa kalkıp el uzattı Sadi'le Yaver de ayaklanıyor, Sadi Albayın Yaverde yarbayın elini sıktı
"Yüzbaşı Sadi Payaslı, Üsteğmen Yaver Sami Payaslı tebrik ediyorum, ömrünüzün 5 yılını Vatan'a feda edip "7Emin" operasyonu başarılı bitirdiginizi hem bu son adadaki operasyonu takdiri olmalı, aferim aslanlarım..."
Payaslı kardeşler gururla omuzları dikleşti bir avazdan
"Sağol!"
"Yarın saat 11:30 de rütbe töreniniz olacak, şimdi gide bilirsiniz"
Abi kardeş karargah'dan çıktılar
"Üsteğmen'im hadi bize gidelim kutlarız, Suna'yida uğrar alırız..."
"Gelinimi diyecektin dimi abi..."
Öglen telefonda evlenme teklifi hakkında konuştuklarını ima ederek...
"Helal laaa sana... ettin dimi?"
"Ettim yauu..."
"Allah tamamına erdirsin Yaver'im, gel laa buraya öpecem."
Yaver'e sarıldı yanağına öpücük kondurup başını okşadı, gözleri doldu burnunu çekerek Yaver'den ayrıldı gözlerini kaçirarak
"Abim sen ağlıyon mu?"
"Ne alakası var laa gereksiz, gelinimin yanına naş naş... evlenme teklif ettiğin gün kızı niye yanliz bırakıyon... eve giderken bişeyler al baş başa vakit geçirin. Kutlamaları da yarin akşam yaparız"
"Emredersiniz yüzbaşım (Gülümsedi) abi teşekkür ederim, yengeme selam söyle"
"Aleyküm, hadi dikkatlice git."
"Sende..."
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Sadi eve gelip Songül'e baktı, salondaki ikili koltukta uyuya kalmış Songül'ü görünce gülümsedi uyandirmak istemediği için yüzerini pikeyle örttüp başına öpücük kondurdu. Sadi Songül'ün başucundaki tekli koltuğa oturup Songül'ün saçlarını severek uyuya kaldı...
Kaç saat böyle uyudular bilmiyorum, ama Sadi'yi merak ettiği için uyanan Songül oldu, kafasındaki sıcacık eli hissedince içine huzur doldu, kafasını kaldırıp değişik pozisyonda uyuya kaldığı için horlayan Sadi'ye bakıp gülümsedi...
Ayağa kalkıp Sadi'yi uyandırmak için kucağına oturdu
"Sadi..."
Boynundan öptü
"Hayatım hadi kalk yatağa geç böyle boynun tutulacak"
Sadi: ...
"Sadiii..."
"Efendim... Noldu? İyimisin karıcığım, seni uyandırdım dimi? Özür dilerim..."
"Şşşş... sakin Sadi, iyiyim. Hayır kendim uyandım, her yerin tutulacak yatağa geçip yat diye uyandırıyorum..."
Sadi'i Songül'e sarıldı kokusunu içine çekti
"Ohhh... mis kokulu karıcığım, yanlış hatırlamıyorsam, sen bana trip atıyordun ve beni yatak odamızdan sepetlemiştin"
Muzipçe sırıttı
"Şanslı günündesin keyfim yerinde, o yüzden sadece uyumak için odaya alıyorum diyelim..."
"Hıhı... anladım..."
Sadi çoktan Songül'ün boynuna gömülmüş minik minik öpücükler konduruyordu, Sadi'nin dili boynuna değince kafasını geriye attı Songül, Sadi'ye yer açarak
"Ya-Yaver Suna'ya evlenme teklifi etmiş"
Zevkten inlememek için konuyu değiştirmeye çalıştı Songül, Sadi geceliğin tek askisini indirip açıkta kalan göğüse ıslak öpücükler kondurdu
"Biliyorum, Allah tamamına erdirsin... aferim aslanima. "
Diye mırıldandı ve işine devam etti Sadi... Songül Sadi'nin yanaklarından tuttup kendine bakmasına sağladı
"Nerden biliyorsun? "
"Yaver aradığında söyledi, sende kardeşinden duy istedim..."
Songül şaşkın şaşkın baktı
"Siz bunu gizli saklı konuşuyordunuz..."
"Gizli saklı demeyelimde, sana sürpriz olsun istedik diyelim... iznile karımı yemeye devam edecem..."
Diye muzipçe gülümsedi, Songül Sadi'nin dudaklarını hapsetti...
Songül nefes almak için Sadi'den dudaklarını ayırip gülümsedi...
Sadi: Ben sana dedim dimi öyle gülersen azarım diye...
Sadi Songül'e iyice sarılıp ayağa kalktı yatak odalarına yol aldı, Songül kikirdayarak
Songül: Nereyeee?
Sadi: Reçel yemeye!
Sadi merdivenlerden hızlıca çıkıp yatak odalarına girdi kapıyı ayağıyla kapattı...
Böylelikle karı kocanın ateşli gecesi başlamış oldu...
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Sabah çalan telefonun sesiyle Sadi uyandı
•
"Ne var laa devrem? Sabah sabah arıyon rüyanda mı gördün?"
"Aşk olsun yaa devrem... rütben değişmiş tebrik edeyim diye aradım lan"
"Teşekkür ederim, 11:30 tören var vaktin varsa gel"
"Tamam, gelırım... Songül'e selam söyle, görüşürüz"
"Hadi..."
•
Telefonu kapatıp bi kenere fırlattı... yatakta ters yatan Songül'ü uyandırmak için ayaklarından başlayarak boynuna kadar minik minik öpücükler kondurdu, Songül tatlı tatlı mırıldandı...
"Günaydın güzelim, hadi uyan "
"I-ıığ..."
Sadi Songül'ün yüzüne düşen saçlarını kulağının arkasına topladı, dudaklarını öptü
"Uyan bitanem"
"I-ıığ... yorgunum Sadi"
Huysuz çocuk gibi isyan edip pikeyle kafasını örttü, Sadi Songül'ün bu haline kahkaha attıp uyandırmaya kıyamadı... Yatakta doğrulup ayağa kalktı yatağın etrafındaki kıyafetleri toplayarak kirli sepetine attı... Duş alıp, mutfağa geçti.
Kahvaltı hazırlayıp Songül uyanana kadar bir fincan menengiçle işlerini halletmeye karar verdi...
Temizlikçilerini çağırdı, akşam hem rütbe hem Yaver'le Suna'nın sözünu kutlamak için restorant ayarladı. Annesine ve Songül'ün ailesini davet edip aradı.
Menengiçini bitirip, kuru temizlemeden üniformasıni almak için evden ayrıldı... Üniformasını alıp yoldan Songül için buket yanınada çikolataya bandırılmış çileklerden alıp eve döndüğünde...
Songül'de çoktan uyanıp duşunu aldığını, hazırladığı kahvaltı sofrasına oturup yaptığı kahveden yudumlayarak kendisini beklediğini görünce gülümsedi...
"Günaydın güzel karıcığım"
"Günaydın kocacım, sen neredeydin sabah sabah?"
"Bir kaç işim vardı onları hallettim, bak sana ne getirdim"
Buketle, çilekleri verdi
"Ayy, canım kocacım yiaa... teşekkür ederim"
Sadi'nin boynundan kısacık busecik alıp, kucağına oturdu, küçücük çocuk gibi sevinerek çilek kutusunu açtı...
İçinden birini alıp ısırdı...
"Mmmm... Sadii çook güzel bu... (bi daha ısırdı) mmmm... şahane. Sende ye gerçekten tadı güzel"
"Bakıyım..."
Songül eline bitane alıp Sadi'ye verirken, Sadi Songül'ün dudağını emerek öpüp ayrıldı
"Mmm... haklısın güzelim çook tatlıymış "
Diye muzipçe gülümsedi
"Sen fırsatçı misin acaba hih?"
"Tıh, aşığım..."
Bi süre opustukten sonra Songül Sadi'nin kucağından kalktı
"Kocacım, ne yapayım sana çay kahve?"
"Güzelim kahve içtim, çay ver sen bana..."
Songül Sadi'ye çay hazırlarken, Sadi üniformasıni nolur nolmas kontrol etmek için denemeye karar verdi...
"Nereye hayatım çayın hazır? "
"İki dakika geliyorum Mambolinam"
Giyinme odasına geçip hızlıca formayı yüzerine geçirerek Songül'ün yanına döndü.
Sadi'yi ilk defa üniformada gören Songül alt dudağını ısırdı... kocasını baştan aşağı süzdü... üniforma, beyaz gömlek, kravat falan çok yakışmıştı...
"Vaay seni ilk defa üniformayla görüyorum çok yakışmış..."
"Teşekkür ederim komiserim"
"Rica ederim Üsteğmen'im"
Sadi gülümsedi, Songül'ün kıskançlık damarlari kabardı, gözlerini kısarak bakıp
"Sen nereye gidiyorsun böyle?"
"Gidiyoruz "z" beraber gidiyoruz..."
Songül şaşkın şaşkın bakıp Sadi'nin yanına geldi
"Nereye?"
"Rütbe törenine"
"İstihbarat karargahina beni almazlarki... "
"Kocanın rütbe törenine almazlarsa ortalığı ayağa kaldıracam"
"Senin mi?"
"Binbaşı Sadi, Üsteğmen Yaver'in"
Songül'e göz kırptı
"Yiaa... tebrik ediyorum hayatım benim, dahada yüksekleri nasib etsin"
Sadi'ye sarılarak yüzünü bir kaç kere öpücük kondurdu
"Teşekkür ederim güzelim benim"
Songül'ün kokusuna doyarak içine çekti
"Saat kaçta?"
"11:30, iki buçuk saat var daha, bi sıkıntı çıkmasın diye deneyim dedim..."
Songül gülümseyerek Sadi'nin kravatıdan tuttup kendine çekti
"Oh... şahane... (Sadi'nin dudağına öpücük kondurdu) çıkmadan önce Binbaşı mi tebrik edelim dimi..."
"Allahla... amirim öyle diyorsa, baş üstüne"
Sadi sırıtarak bakti
"Diyorum, diyorum... hem Binbaşım üniformada çok çekici oldun o yüzden beni takip et..."
Kikirdayarak gülüp, Sadi'nin kravatindan çekerek yatak odalarına yol aldı, Sadi'de uslu uslu takip etti...
Bölümün sonu.......🙃