Bir Güle Aşığım PART 34. "MANYAĞIM..."🌌🌊 · страница 41 из 96
Страница 41 из 96

PART 34. "MANYAĞIM..."🌌🌊

8 сентября 2023, 07:41

.
.
.

Sadi'le Songül yağmurda ıslanmış kıyafetlerini değiştirdiler, tatlı sohbetle yemeklerini hazırlayıp yediler... O zamana kadar yağmur da durmuştu... Songül yemekten önce yağmurun altında gezerken adada bir hamak görmüştü ...

Songül: Saadi? (gözleri ışıl ışıl parlayarak)

Sadi: Efendim güzelim, noldu? Yemeği beğenmedin mi? Başka bişey yapayım?

Songül: Hayır, çok güzel olmuş teşekkür ederim ellerine sağlık hayatım...

Sadi: Rica ederim güzelim. Ney diyecektin?

Songül: Şey diyecektim...

Sadi: Ney?

Songül: Hazır yağmur durmuşken diyorum

Sadi: Eeeee...

Songül: Şu dışarıdaki hamakta uyuyalım mı?

Sadi: Sen nasıl istersen güzelim, sen koynumda olduktan sonraa... (göz kırptı, Songül'ün dudağına busecik kondurdu). Hadi, gidelim...

El ele hamakın yanına geldiler

Sadi: Üç diyince oturuyoruz yoksa ikimizde suya düşeriz (diye güldü...)

Songül: Anaa...Sadi hiç güven vermiyor bu... (Hamağa dokunarak dedi)

Sadi: Gel, gel... korkma. Aynı anda bir... iki... üç!

Kahkaha atarak oturdular... Songül gök yüzünü İzlemeye başladı, Sadi'de Songül'ü...

Uzun uzun Songül gülüşünü yüzünü özleyen Sadi "Sen hep böyle gül, tamam mı?" dedi Songül'ün gülüşünü parmağıle okşayarak... Songül Sadi'nin iltifatıyle dahada gülümseyerek, cilveli sesle "Sende bana hep böyle bakarsan... tamam!" dedi Sadi'nin saçlarını oynayarak. "Nasıl?" kaşlarını havalandırarek...

"Böyle işte..." dedi Sadi'nin gözlerini içine bakarak... "Songül'ümm, ben sana başka türlü bakamamki zaten"... Songül kikirdayarak "Allah Allah..." dedi

Sadi sol yanağını Songül'e döndürerek "Bi kere öp" diyerek tatlı gülümsedi, Songül Sadi'nin fırsatçı haline gülümseyerek uzun öpüçük aldı... Sadi "Ohhh" diyerek ayrıldı, ve o da Songül'ün yanağından içine çekerek öptü, belli belirsiz çıkan sakallarıni Songül'ün yanağına sürterek gıcık etti

Kaşlarını çattı Sadi'nın kolunu cimcirerek "Yapmaa şunuu Sadii! Sinirleniyorum" dedi. Sadi canı acıyormuş gibi yüzünü buruşturdu "Olsun güzelim sinirlen, sen sinirlenince dahada güzel oluyorsun" diye sakallarını batırdı.

Aşık çift şakalaşıp, tatlı hoş sohbetle uykuya daldılar.

○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○

Aynı zamanda evin içinde, barışma sayesinde başlamış olan uzun ateşli geceyi Yaver'le Suna nefes nefese ayrılarak bitirdiler...

Suna elleri karnında nefesini dengeleme çalışıyordu, dudağını yalayarak, kendinde bi farkı olmayan Yaver'e bakarak konuştu "Haberin var mı, az önce içime boşandın?"

Yaver sırıtarak nefes nefese "Vııııy! Aşkım nolmuş? Hiç yapmadığım şey mi? Geri çekemedim, patlayi verdi..."

Suna sinirlenerek "İyi b*k yedin! İçme boşalma demiştim sana, madem çıkmayacağını biliyorsun niye prezervatif takmadın?"
Suna'yi sakinleştirmek için bir kaç kere yüzünüzden boynundan öptü, "Yaver sirnaşmaa!" diye tersledi, Yaver kafasını kaldırdı Suna'ya bakti "Laaa Aşkım noluyo? Az önce iyiydik...

Suna bişey demedi... Yaver konuşmaya devam etti "Tamam özür dilerim düşünemedim, üç tane prezervatif vardı bitti. Hem hap alırsan bişey olmaz, merak etme".

"Sıkıntıda orda ya, hap yok... kavgalı olduğumuz için bir kaç gündür almiyorum Yaver'cim"

"Ohoo buna mu sıkılıyorsun Aşkım yaa... Bi koşup gidip alayım" yatakta doğruldu kıyafetlerini aramaya başladı

"Nerden alacaksın deli sevgilim, hani aradayız yaa..."

"Tüh, unuttum ben onu, akıl mı kaldı..." dedi yatağın kenerine oturarak düşünmeye başladı

"Heh, 'aferim' sevgilim, eee ne yapacağız? "

"Dur aşkım düşünüyorum işte..." dedi kafasını kaşıyarek

"Babam ikimizide keser"

"Ağzından yel alsın aşkım, deme öyle şeyler... peki şey yapsak..."

"Ney?"

"Evde ilk yardım çantası olmalı ona bi bakayım belki vardır, olmazsa ..."

"Olmazsada ney ?" Şaşırarak Yaver'e baktı Suna

"Yengem den alırız hapı..."

"Ablamdan? Offf... hayır yaaa rezaleet, off..." gözlerini koluyla kapattı

"Suna'm bak bana, yengem sevgili olduğumuzu biliyor, anlayışlı karşılar bence, hem abimden yada yengemden ben sorarım "

"Hmmm..."

"Hadi ama ya aşkım gül, bak üzülüyorum hee... hem kötümü geçti geçe hih?" Suna'nın hafifçe karnini gidiklayarak dedi... Suna huylanarak gülümsedi "Yapmaa..." diye kaçmaya çalışırken Yaver Suna'nın yüzerine kaplandı Suna'nın kaçmamasıni sağlayarak

"Ne yapmayayım?" diye Suna'nın karnından bir kaç kere öptü, ve az yukarı çıkıp kikirdayan Suna'nın dudağından derin bir öpücük aldı.

Yerinden kalktı yerdeki boxer'le pantolonunu geçirdi yüzerine, Sadi ile Songül'ü rahatsız etmemeye özen göstererek yardım çantasını buldu ve odaya Suna'nın yanına geri geldi...

İkili çantanın içindeki hapları incelediler, ve tek bi tane doğum kontrol hapı buldular "şimdilik bu kurtarır" diye Suna içti... ikili duşa girdilehızlıca temizlenip uykuya daldılar...

○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○

Beş buçukta çalan alarm sesi ile Songül uykuya doymasa da uyandı, iki saat önce yani uyumalarindan önce kurmuştu alarmi özel bi anı kaçırmamak için... Songül Sadi'nin göğsünden başını kaldırdı alarmı kapatıp Sadi'yi uyandırmaya başladı...

"Saa-di..." tatlı bi sesle seslendi kocasının saçlarını yüzünü severek, "Hayatımmm uyan... Sadii...", Sadi uykuya doymadığı için gözlerini hafif araladı uykulu bi sesle"Hığ?! Mambolinam noldu, iyimisin? " dedi.

"İyiyim... uyan, hadi hayatım uyan" Sadi'nin kolundan çekerek. Sadi uykulu gözlerini okşayarak dağınık saçlarını parmaklarıyla arkaya taradı, Songül'e 'noluyo' der gibi baktı...

Songül Sadi'nin uyandığına çocuk gibi sevindi, dudağına kısacık öpücük kondurup "Günaydın kocacım" dedi ve tatlı gülümsedi.

"Günaydın karıcığım" deyi Songül'e belinden sımsıkı sarıldı ve espri yaparak konuştu "Nee o, işe mi geç kalıyoruz? Gündoğmadan uyandık" güldü.

Songül telefonuna baktı "Dört dakika sonra..." diye Sadi'ye arkasını dönerek yaslandı... Sadi hala ne olduğuna anlam veremiyor gibi sordu "neye dört dakika? " diye sordu

Songül güneşin ilk ışıklarını göstererek "Gündoğmasina hayatım..." dedi tatlı tatlı gülümseyerek

Hamakta hafifçe sallanarak karı koca gündoğmasini izlemeye başladılar...

Gündoğduktan sonra Songül uyumaya başladı. Sadi'de Songül'ü uyumamasi için Songül'le uğraşmaya başladı. Songül burnunu öptü sonra hafifçe ısırdı.

Songül uykulu uykulu gözlerini acti "Kocacım napiyorsun? " dedi, Sadi Songül'ün yanağından, dudak kederinden bi kaç kere öptü "Bişey yapmıyom güzel karıcığımi severek uyandırmaya çalışıyorum"

Songül Sadi'ye iyice sokularak "Hayır yapma uyucam ben" dedi. Sadi Songül'ü uyutmaya hiç niyeti yoktu "Hadi güzelim uyan, yoksa uyandırmasıni bilirim"dedi yaramaz çoçuk gibi bakarak konuşmasını devam etti "Yok öyle bişey Kara Mambaamm, sabahım köründe uyandırıp, sonra ben uyucam demek hadi uyan"

"Tıh ben halimden memnunum" dedi Sadi'ye sarılarak yüzünü kapattı Songül.

Sadi Songül'ün belinden parmağıle dürterek "Şşşştt... üçe kadar sayıyorum uyandın uyandın Mambolina, yoksa günah benden gitti!"

Songül kafasını kaldırdı şaşırarak Sadi'ye baktı "Ne yapacaksın? ". Sadi sırıtarak hamaği sallamaya hazırlanıyordu... "Bir... iki..." dedi muzipçe gülümseyerek.

Sadi'nın ne yapacağını anlayan Songül "Hayır Sadi! Sakın o aklındakini yapyim deme... Sabah sabah ıslanmak istemiyorum" dedi ve sımsıkı sarıldı Sadi'ye.

Sadi saymaya devam etti "İki buçuk...".
"Tamam tamam dur uyandım, bak Sadi... yapma". Sadi "Çok geç, üç!" diye hamağı devirdi ikiside suya düştüler.

"Sadi! Ne yaptın yaa... manyakk" sinirle gülerek su serpti Sadi'ye.

"EVET MANYAĞIM, SANA MANYAĞIM SONGÜL PAYASLI!" diye sesi çıktığı kadar bağırdı Songül belinden kavrayarak kendine çekti dudaklarından şehvetle öptü... Songül'de aynı tutkuyla karşılık verdi öpüşmeni kesmeden suyun altına gittiler...

Güneşin ışıkları maviye karışmış okyanusunda şakalaşıp, öpüşüp, koklaşıp yüzduler. Sonra eve geçtiler duş alıp, terasa çıktılar ipten örülmüş "yatakta" kendilerini uykunun kollarına bıraktılar...

Öğlen saatlerine kadar uyudular... Uyandıktan sonra kahvaltı yapmak için terasta ki personel tarafından kurulmuş sofraya geçtiler, tatlı sohbetle bir birlerini besleyerek kahvaltı yapmaya başladılar, bi süre sonra Yaver'le Suna'da onlara katıldı...

Yaver: Günaydın... Allah muhabbetinizi arttırsın.

Sadi: Günaydın mı? Öğlen oldu laaa...

Yaver: Şey akşam az yorulmuşuz (muzipçe gülümsedi, Suna kıpkırmızı oldu)

Songül: Sadi uğraşma çocuklarla yaa... haadi geçin kahvaltıya, bakmayın siz bu manyağa kendiside az önce uyandı zaten...

Sadi: Tııısss... Kara Mambaa (diye tıısladı)

Dörtlü kahkaha atarak kahvaltı yaptılar. Kahvaltı faslı bittikten sonra Songül çikolatali kurabiyele kahve içmek istediğini söyledi

Sadi: Menengiç yapayım içersin?

Songül kikirdayarak "İçerim" dedi.

Yaver: Vııııy, menengiç? bende istiyorum haaa.

Sadi: Vıylama laa, kakk kendin yap, ben karımla gelinime yapacam.

Abi kardeş şakalaşıp mutfağa geçtiler...
Sadi tavayi ateşe koyup menengiç tohumlarını kavurmaya başladı

Yaver: Abi ver ben yapayım.

Sadi: Oğlum saçmalama laa, senle konuşmak için buraya çektim

Yaver: Noldu abi bi sıkıntı mı var?

Sadi kavrulmuş tohumlarını ezip kaynamaya koydu.

Sadi: Gel otur buraya, iki dakika konuşalım senle...

İki sandalye çekip oturdular

Yaver: Abii, noluyo...

Sadi: Yaver'im sakin, (Yaver'in omzuna elini koydu) bi abi olarak şeyi söylemek istiyorum, babamız yok bu görev bana düşüyor

Yaver dikkatlice dinlemeye başladı

Sadi: Oğlum benim, sevgilisiniz, özel durumlar yaşayabilirsiniz anlıyorum...

Yaver: Şey sizi rahatsız ettiysek...

Sadi: Hayır laa dinle... Metin babanın tersi pis, adam bu ikinizin aranızdaki ilişkiyi anlarsa ikiniz içinde iyi olmayacak. O yüzden diyorum sen hazırsan kıza evlenme teklif et, nişanınız olsun bari.

Yaver: Aslında dün akşam bişey oldu, Suna'da baya korktu babam keser falan dedi o zaman düşünmüştüm evlenme teklifini, yinede senle annem ne diyeceksiniz önce bi sorayım dedim.

Sadi: Ne diyeceğiz oğlum, seviyorsanız, beraber mutluysaniz gider isteriz kızı laaa...

Yaver: Teşekkür ederim abim

Sımsıkı sarıldı, Sadi'nin gözü hafifçe buğulandi Yaver'in kafasından öptü ve ayrıldı

Yaver: Sen ağlıyon mu? (diye gülümsedi)

Sadi gözlerini kaçirarak

Sadi: Yok öyle bişey, zevzeklik yapmadan kahveye bak laaa taşıyor.

Yaver kahvenin altını kapattı Sadi'de 4 fincan ayarladı... Yaver kahveleri fincanlara dökerken konuştu

Yaver: Abii bide şey var...

Sadi: Ney?

Yaver: Suna yengemden sormaya çekiniyor, şu kontrol haplardan lazım bize.

Sadi: Anladım, ben bi sorayım Songül'de olmalı, olmazsada getirtiririm merak etme.

Yaver: Teşekkür ederim abi

Sadi: Lafa tutma laaa beni... ben gidiyorum...

Yaver: Nereye?

Sadi: Karımı özledim, gidip öpecem, sana ne laaa...

deyip Yaver'in yanından ayrıldı, Songül'ün yanına gelip oturdu dudağına busecik kondurdu

Sadi: Suna şu içerideki gereksiz yardıma ihtiyacı varmış bi baksana valla uğraşamam laaa

Suna: (gülümseyerek) Tamam abi ben bi bakayım

Songül Sadi'nin kolundan cimcirip "Ya adam şu çocuğa gereksiz diyip durma ayıp oluyor" dedi

Sadi Songül'ün boynuna gömüldü bir kaç kere öptü "ohhh" diye ayrıldı.

Sadi: Sen bu gereksizi boşver de, sana bişey sorucam

Songül: Ne soracaksın, her şey yolunda mı?

Sadi: Yolunda... sende şu doğum kontrol haplardan varmı?

Songül: Varda napicaksin sen onu?

Sadi: Yaver Suna için rica etti, senden sormaya çekinmişler...

Songül: Anladım ben sana vereyim, sende Yaver'e, üstünlerine gitmeyelim.

Sadi: Tamam güzel kalpli karıcığım.

Yaver'ler kahveleri getirdiler... Dörtlü kahve keyfi yaptıktan sonra.

Sadi: Evett... kahfeleride bitirdiğimize göre söyleye bilirim, bir buçuk saat sonra evin önüne bi yat gelecek hepimiz onunla gidiyoruz sürprizim var...

Yaver'le Suna "Biz gelmeyelim, siz dolu dolu yaşayın balayınızı"

Sadi: Hepimiz gidiyoruz dedim nokta.

Songül: Sadii ne sürpriz?

Sadi: Bilmem adı üstünde sürpriz guzelim...
Hadi kalkın bi iki kiyafet, mayo, şort falan alın hazırlıklarınızı yapın akşama kadar orda oluruz, belkide kalırız ona göre...

İki çiftte odalarına çıktılar... Sadi koltuğa oturdu Songül'de çantası karıştırarak bişey aramaya başladı

Sadi: Ne arıyorsun güzelim?

Songül: Heh... buldum, (çantadan hapı aldı Sadi'nin yanına gelip uzattı) sekiz tane varmış

Sadi: Hee... hap, ver güzelim götüreyim

Sadi ayağa kalktı Songül'ün elinden aldı

Sadi: Bide şeyi soracaktım, bunlardan sana lazım mı? İstersen getirtiririm

dedi hapları göstererek, Songül hafifçe utanarak

Songül: Emm... Hayatımm, şey yaa...

Sadi: Ney güzelim, çekinmeden söyle?

Songül: Nikahtan sonra yani bir kaç gündür almiyorum ben bunları... (Sadi'nın gözlerini içine baktı)

Sadi: Gercekten istiyormusun güzelim?

Songül: Evet, eğer sen istemiyor...

Sadi: Şşş (parmağıle Songül'ün dudağına dokunarak susturdu) o cümleyi tamamlama, istiyorum hemde çok. (Gözleri ışıl ışıl parlayarak tatlı gülümsedi Sadi, eğilip Songül'ün dudağ kederinden öptü, ve güzel karısı'na sarıldı)

Songül: Git hapı ver gel, bende mayo falan deneyip seçeyim...

Sadi tamam deyip odadan çıktı Yever'lerin yanına gitti... Songül yuzerini değiştirdi boy aynasında kendisine baştan aşağı baktı "Fena değil bence bu olur" dedi Sadi'ye göstermek için bekledi.

Sadi hapı Yaver'e verdi ve odaya geri döndü. Odadaki kanapeye yerleşti... Songül bi daha kendisine baktı ve Sadi'nin yanına geldi, Songül'ü gören Sadi "Bismillah" diye baştan aşağı süzdü karısı'nı

Songül: Nasıl? (Dedi saçlarını toplayarak)

Karısını bikinide gören Sadi yutkundu... Sadi'den bi cevap gelmedikten sonra Songül parmağını şıklatarak konuştu

Songül: Huhuu... Sadi'cim nasıl olmuş diyorum

Sadi: Heee... şey... Çook güzel, baya güzel

Songül: Beğendin mi?

Sadi: Bayıldımm, (kıskançlıktan yüzünü sıvazladı) ama bence bu mayo değil bikini

Songül: Evet bikini, bunlarla gedecem yüzerindende transparan atkı atarım... ne dersin?

Sadi: Güzel şaka... (dedi kıskançlıktan kahkaha atarak) bence güzelim sen mayo giy daha rahat edersin (dedi)

Songül Sadi'nin eli ayağı kıskançlıktan birbirine girdiği için kikirdayarak güldü "Ne o? Koçacım sen kıskandın mi?"dedi

Sadi yeni çıkmış sakallarını sinirle kaşıdı bıyık altından gülümseyerek konuştu

Sadi: Ne alakası var laa... Şey için diyorum... şey olmasın yani..

Songül: Ney için? (Sadi'yle uğraşmaya başladı) kıskançsın Sadi...

Sadi: Hayır alakası yok, tamamen seni rahatını düşünüyorum

Songül: Eminim öyledir eminim...

Songül Sadi'nin kucağına oturdu, Sadi'nin saçlarını oynayarak boynundan öptü... Songül'ün belinden sarıldı kendine çekti...

"Sen beni kıskanmadiğindan eminmisin?" dedi dudağının kenerinden öptü

Karısı'nın kokusuna tenine mest olarak "Hıhım" diye zar zor cevap verdi erkeksi hırıltıle...

Songül, Sadi'nin köprücük kemiğini öptü tahrik ederek... "O zaman böyle gidiyorum" diye Sadi'nin kucağından kalkmaya çabaladı

Ama Sadi Songül'ü bırakmadı sımsıkı sarıldı ve "Allah beni belamı versin... Seni deli gibi kıskanıyorum oldu mu" diye mırıldandı Songül'ün kulağına.

Songül: Heeh şöyle, konuş ciğerimi yee Sadi'cim... (diye Sadi'nın dudaklarina bi kaç kere öpücük kondurdu)

Sadi: Tıh seni yerim... (boynundan öptü)

Songül: A-aaa hayatım benim kudurma, bırak hazırlanayım geç kalacağız...

Sadi: Yetişiriz...

Songül'ün belinden kavrayarak ayağa kalktı yatağa doğru yürüdü, yatağa yatırıp doya doya öpmeye başladı ...

○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○

Songül: Sana inanamıyorum Sadii (nefes nefese dedi)

"Bende seni seviyorum" diye Songül'un içinden sırıtarak çıktı, duşa abdest almaya geçti Sadi. Songül'de az kendine geldiğinden sonra Sadi'nin arkasından girdi... hızlıca abdest aldılar yola çıkmak için hazırlıklarını yaptılar.

○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○

Sadi söylediği gibi, bir buçuk saat sonra büyük bi yat geldi

Kokonat cevizinin suyunden yudumlayarak

şaka, hoş sohbetle dörtlü yola koyuldular... Aynı ortamda olmaktan çok mutlulardi... Sadi Songül'ü hafifçe kolundan dürterek kendisine bakmasını sağladı

Songül: Efendim hayatım

Sadi: Bak kimi buldum (diye elini uzattı minicik yengeci göstererek)

Songül: Ayyy... bebeğim benim, ben seni yerim... (dedi yengeci okşayarak Sadi bıyık altından güldü, ne dediğini anlayan Songül birden) Hayır yemem, niye yiyeyim?! Yerim derken tatlısın o yüzden ...

Sadi: Evet laaa, şöyle yüzerinde limon suyula dahada tatlı oluyor...

Dedi kahkaha atarak... Songül Sadi'nin koluna vurdu tatlı tatlı sinirlenerek

Songül: Hadi Sadi'cim bırak çocuğu yeterlice korkuttun zaten

Sadi: Ben mı? Sen yerim dedin laa benim alakam yok (sırıttı)

Songül: Çok kötüsün, tıh tıh tıh bide pişkin pişkin sırıtıyorsun be adam...

Gözlerini kısarak baktı Sadi'ye. Sadi'de Songül'ü sinirlendirmenin mutluluğunu yaşıyordu...

Yaklaşık yirmi dakika sonra okyanusun ortasında durdular.

Sadi: Kaptan burası mı?

Kaptan: Evet, Sadi bey...

Sadi: OKeyy... peki ekip?

Kaptan: Onlarda hazır, orta kattalar.

Sadi: Şahane...

Songül: Sadi ne oluyor?

Yaver'le Suna'da aynı soruyu soruyor gibi baktılar

Sadi: Sürpriz işte size...

Songül: Hadi hayatım söyle artık yaa, ne sürpriz ?

Sadi: Dun akşam hamakta ne dedin bana güzelim?

Songül: Ne dedim? (Şaşırarak Sadi'ye baktı "

Sadi: "Okyanusun altını merak ediyorum, balıkları falan deniz altından farklı olmalı dimi" demiştin bende düşündüm hazır okyanusa gelmişken karıma okyanusun altını gösteremiyorsam nerde kaldı benim kocacığim, o yüzden hep beraber "scuba diving"le yani tüplü dalışla öğreniriz ne var mış ne yokmuş...

Songül "Ay... canımmm kocamm benim, teşekkür ederim, bi kere öpeyim" diye Sadi'nin boynuna atladı. Sadi Songül'ün belinden sarıldı hafifçe kaldırarak döndürdü... Suna'da Yaver'in koluna girip tatlı gülümseyerek mutlu karı kocanı izlediler...

Dörtlü dalış için hazırlıklarını başladılar, Sadi hiç bir şey ters gitmemesi için onlem amaçlı koca bi ekip tutmuştu... dörtlüyü hidrokostüm giydiler...

Sadi ekipten dalış hocası Muratı tanıştırdı...

Murat: Eveet... gençler bugünkü su altı türünü beraber yaparız... suyun altında konuşmamızı kolaylaştıracak jestler

✋-Dur;
👌-Her şey yolunda;
👍-Yukarı yüzüyoruz;
👎-Dalıyoruz;
🙅-Boguluyorum.

Murat: Anlaşıldıyse, tüpleri takmaya geçelim ve okyanusu keşfetmeye dalalım...

Murat'ın işaretiyle ekip Sadi'lerin tüplerini kontrol ederek tek tek taktılar, Önce Sadi'yle Yaver daldılar, ardılarından Songül'le Suna...

Sadi Songül'ün, Yaver'de Suna'nın elinde tuttular, Murat ve ekibide daldılar

Her şey yolunda 👌, ve dalıyoruz 👎jestini yaptılar ... ve böylelikle eğlenceli okyanus keşfi başlanmış oldu






Veee... bölümün sonu.....🦦🙃