Bir Güle Aşığım PART 46. ... "Gerçekten geliyor musun yaa?" 🍓 ... · страница 68 из 96
Страница 68 из 96

PART 46. ... "Gerçekten geliyor musun yaa?" 🍓 ...

27 декабря 2023, 04:03

Sadi'nin yanağından öptü... ama bu güzel anı silahlarin patlamasi, cam çerçevenin inme sesleri ile bozuldu...

Sadi: Noluyo laaa, koş...

Sadi Songül'ü indirdi, karı koca ailesi ve sevdikleri olduğu yere koştular...

.
.
.

Sadi ile Songül aşağıda çok büyük koasla karşılaştılar... Restorani dışarıdan durmadan tarıyorlardı, az önceki ferah eğlenceli mekandan eser kalmamıştı, yaralılarin bağır çağır, ağlama ve çığlık sesleri git gide artıyordu...

Sadi ile Songül'ün kalbi ağzında artıyordu yakınlarını kaybetme korkusuyla yağan kurşunları umursamadan ailelerinin yanına geldiler...

Sadi: Allahim çok şükür iyisiniz...

Songül: Şükür yaa... her kes iyimi?

Sımsıkı sarıldılar

Masaları kör noktada olduğu için Payaslı ve Acarerk ailesiden kimse yaralanmıştı, Metin'nim komutuyla her kes yere çökmüştu.

Metin: Bizler iyiyiz, bişeyiniz yok dimi çocuklar.

Sadi: Yok yok iyiyiz. Taylan destek ekip? Ambulans

Taylan: Yolda, 10-15 dk.

Sadi: 10-15 dakikada burası kan gölüne döner laaa... Böyle oturamam, ikinci katta teras var ordan bu köpekleri indirmeyi deneye biliriz.

Taylan: Hadi o zaman yol göster.

Songül: Bu taraftan...

Sadi: Hop hop... sen nereye laa?

Songül: Terasa canım!

Sadi: Yok öyle bişey sen burda kalıyorsun komiserim. Taylan, Yaver, Başsavcım hadi bu taraftan...

Songül: Sadii!!

Sadi: Songül Payaslı, burda Metin baba ve annemlerin yanında kalıyorsun bu bir emirdir!

Songül kaşlarını çattarak Sadi'ye bakıp istemsizce

Songül: Emredersiniz Binbaşı.

Dedi ve Sadi'nin takımının yakasından tutarak kendine çekti kulağına eğilip fısıldadı

"Kendini öldürtme. Bu emiri hatırlatırım haberin olsun!"

Sadi ufak gülümsedi

"Bende seni seviyom".

Sadi Songül ve ailesi yanından ayrilip ikinci kata çıktı ekiple

Sadi: Evet beyler şunların işini bitirelim fazlasıyla canımı sıktılar laaa, kimin köpekleri bunlar?

Terasa çıkıp çatışma ya girdiler, yukarıdan teker teker indirmeye başladılar

Yaver: Abi bunlar sıkıntı değiller de ama evde seni yengem haşlar demedi deme.

Sadi: Laaa haşlamakla uğraşmaz, çiğ çiğ yer kara mamba, görmedin mi bakışlarını.

Ahmet: Emir vermek nedir Sadi, başini yaktın tribe hazır ol.

Sadi: Başsavcım bari sen yapma laa, ona bişey olacak diye ödüm kopuyor ne yapayım elimde değil laa, olsun paşa paşa çekerim ben onun tripini

Ahmet: Benlik bişey yok ama ben sana demiştim, "İtaat et, rahat et!"

"POLİS! ETRAFINIZ SARILDI, SİLAHLARI BIRAKIP! TESLIM OLUN!"

Taylan: Destek ekip geldi, hadi alalım şunları

Sadi: All right!

Ateş eden on kişi içinde üç herif yaralanmamış ti ve teslim oldular, restorant daki yaralıları Ahmet başsavcı ambulansla hastaneye yetiştirdi.

Songül korkmamasi için Can'a sarıldı, Sadi'de annesi ve Şirine sarılıp avuttu.

Sadi: Yaver?

Yaver: Efendim abi.

Sadi: Her kesi bizim eve götür nolur nolmas yarına kadar aynı yerde olalım, kapıya koruma diktim.

Metin: Sadi oğlum biz yola çıkalım.

Sadi: Baba önlem amaçlı yarına kadar lütfen.

Metin: Anladım oğlum hadi o zaman

Songül: Bana bir EMRİN varmi?

Sadi: Güzelim yapma da, iki dakika benle gelirmisin?

Songül: Tıh, ben eve gidiyorum.

Sadi: Songül'üm...

Songül Sadi'ye tripli bir bakış atıp beraber gitmek için babasının yanına gitti.

Sadi gözlerini ovuşturup "kazan mübarek olsun Sadi" diye mırıldandı ve Taylan'la az önce tutuklanan herifleri sorgulamak için emniyete gitti.


°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Songül eve gelince kıyafetlerini değiştirip mutfağa geçti ve orda kahve yapan Suna ile karşılaştı

Suna: Babam ve annemlere kahve yapıyorum sende istermısın?

Songül: I ıh, ıhlamur yapacam midemi üşüttüm galiba, çok fena bulanıyor bee, üfff.

Songül yüzünü buruşturdu, Suna hafifçe gülümseyip

"Abla?"

"Efendim kuzucum"

"Şey restorant'da da fark ettim, kokulara falan hassaslaşmışsin"

"Üff, evet sorma yaa, bir iki haftadır öyle oluyor, peyniri çok seviyorum ama şimdi sırf kokusu yüzünden midem almıyor, ıyyy peynir deyincede midem bulandı. Ama bir rahatsızlığim yok neden öyle oluyorki doktor hanım?"

Dedi gülümseyip

"Yiaaa... Bence sen sevsende ablacım, başka BİRİ pek sevmiyor peyniri"

Suna'nın gözleri parlayarak Songül'e baktı

"Başka biri derken? Anlamadım"

Suna tatlı gülümseme ile Songül'ün karnına sağ eliylini koydu hafifçe okşayarak

"Diyorumki Sadi eniştemle çekeceğiniz var yeğenim bana benzeyecek bende sevmiyorum peyniri"

Songül Suna'nın ne ima ettiğini anlamadı

"Yok yaa, babasına benzesin maviş maviş"

"E vah anlamadı" deyip kıkırdayarak konuşmaya devam etti Suna

"Ablaaam... galiba yeğenim, minik Payaslı geliyor bence bir test yap hamilesin. Allah teyze oluyorum"

Diye parmaklarini şıklatarak oynamaya başladı Suna, Songül dondu kaldı

"Haa- hamile miyim?!"

"Hıhım, belirtiler ona ima ediyor bir test yapsan 100de 97 emin oluruz"

Songül karnına dokundu

"I ıh, bence değilim ya"

"Neden? Afedersin bunu sormam lazım kardeşin değil bir doktor olarak, siz korunuyor musunuz? Eğer öyleyse hastaneye gidelim mideni bir baktıralım..."

"Yok korunmuyoruzda ama burda olsa hissetmez miyim?"

Songül karnına bakarak dedi.

"Şapşık, hamile isen de, daha çok küçük. Sen önce bir test yap orasını sonra konuşuruz. Ayyy... teyze oluyorumm, gel buraya sarılacam"

Songül'e sarıldı, Songül duyduklarının şokunu atlatıp karnını okşayarak tatlı tatlı gülümsedi

"Gerçekten geliyor musun yaa?" dedi fısıldayarak...

Suna Songül'den ayrılıp

"Ayyy, hemen Yaver'e söylemezsem çatlarım"

Songül Suna'yi durdurdu

"Hayır, sakın! Daha belli değil, belli olsada önce babasi öğrenecek. Tamam mi?"

"Of.. yaa çatlarım ben"

"Oflama Suna, söz ver belli olmadan kimseye Yavere bile söylemek yok! Belli etme kimseye"

"Tamam, söz. Test'i ne zaman yapacaksın? Çoook merak ediyorum yaa".

"Yapınca söylerim. Hadi tutma ya beni, ıhlamur yapcam"

"Tıh, yaptırmam, hadi sen otur ben yapacam. Sen yorulma"

"Abart, abart... iyikide belli etme dedim ya valla".

"Olsun yeğenim için diyorum"

"Gözünü seveyim sus yaa Suna biri duyacak".

Yorgun geçen günden, kahveler ve sohbetten sonra ev halkı dinlen meye geçtiler. Songül'de yatak odalarına geçip Sadi'yi beklerken uyuya kaldı.

Gece yarısı Sadi evlerine geldi, yüzerinden günün yorgunluğunu atmak için hızlıca duş alıp üzerine kolay bişeyler giydikten sonra Songül'ün gönlünü almak için aldığı şeyleri arabasından alıp yatak odalarına geçti.

Yatakta ters uyuya kalan Songül'ü görünce gülümsedi, yatağa uzanıp uzun uzun Songül'ü izledi. Dayanamayıp Songül'ün ayak bileğini tutarak sıktı...

Ayak bileğine ufacık öpücük kondurup, uyandırmaya başladı

"Güzelimm..."

...

"Son-güüül"

...

"Gülümm"

Songül Sadi'nın sesini duyunca mırıldanarak uyandı, Sadi ile göz göze gelince gülümsedi. Sadi bundan cesaret alıp yaklaştı ve öpmek için eğilirken Songül Sadi'nin göğsüne ellerini koyup itti

"I-ııh-ııh! Orda dur bakalım BİNBAŞIM emir vermeyi unuttun".

"Güzelim, valla keyfimden yapmadım laaa, seni düşündüğüm için, sana bir şey olacak diye ödüm kopuyor"

"Unuttun galiba komiserim ben, korurum kendimi!"

"Unutmadım komiserim, kendini koruyacağından zerre şüphem yok ama senin yanında iken kocan olarak koruyup korumak benim görevim sende bunu unutma güzelim"

"Hııy, hem suçlu hem güçlü. Hadi kalk yataktan bunlari düşünüp akıllana na kadar kovuyorum seni git kanapede uyu!"

"Yaa gözünü seveyim güzel karıcığım yapma, özür dilerim laa, ben sensiz, huzurumsuz uyuyamam, kokun olmadan olmaz"

Sadi kedi yavrusu gibi bakıp yalvararken, Songül Sadi'yi böyle görünce gülmemek için zor duruyordu, ama baya eğleniyordu

"Bir şey de güzel karıcığım yaa, valla uslu uslu şurada bir köşeye kıvrılıp uyurum"

Songül Sadi'ye bişey demeden kötü kötü baktı, kollarını önünde birleştirerek trip moduna geçti. Sadi işaret parmağı ile Songül'ün omzundan hafifçe itti

"Pişşt... afettin mi ben?"

"Etmedim, sirnaşmaa Sadi"

Sadi plan B'ye geçip yatağın yanına koyduğu çileği uzanıp aldı...

"Bak ne getirdim sana"

Songül kısa bi bakış attı çileklere, çok istesede Sadi'ni biraz daha süründürür istediği için

"İstemiyorum"

"Güzelim eminmısın?"

Sadi eline bir çilek alıp ısırdı

"Mmmm... baya güzel laaa bunun tadı"

İştahla yemeye başladı, Songül yutkunup dudaklarını yaladı

"Yemek istemediğinden eminmisin? Baya tatlı, mmm"

Songül dayanamayıp

"Çok ısrar ettin bir tane alayım bari"

Çilek almak için elini uzattı, Sadi çilekleri yukarı kaldırıp

"Yok laa kendim yerim çok tatlı imiş"

"Sadi yaa, ver..."

Songül çilekleri almak için uzarken fark etmeden Sadi'nin kucağına çıktı, Sadi Songül'ün belinden sarılıp kucağına oturttu, elindeki çilekleri verdi

"Barıştık mi? Afettin mi beni?"

Songül çileği ısırıp

"Hıhım ama çilekler bitene kadar"

Tatlı gülümseme ile çilekleri severek cilveli ile ısırıp yemeye devam etti

"Bunlar bitene kadar? Güzel karıcığım sen ondan çokta emin olma çünkü ben önlemi mi aldım... Bak ne var orda"

"Ohaaa Saadi, bunlar ney yaa..."

"Sana işte, çilek demedin mi?"

"Bir sepet mi dedim ya... Üç beş tane yeterli idi"

"Olsun yeriz laaa... eee söyle bakıyım beğendin mi"

Songül elindeki çileklere ima ederek dedi Sadi

"Evet, teşekkür ederim kocacım. İstermısın?"

"Hıhım"

Songül Sadi'ye çilek alıp uzatırken Sadi Songül'ün dudağını öpüp ayrıldı dudaklarını yalayıp konuştu

"Yok yok, ben emin oldun böyle daha tatlı bu çilekler".

Songül kıkırdayarak

"Hııy... Fırsatçı"

"Tam tadını alamadım biraz daha tatmam lazım galiba..."

Diye yine öpmek için yaklaştı Sadi, ama Songül'ün aniyden midesi bulandı ağzını kapatıp hızlıca banyoya koştu. Bunu gören Sadi korkup, arkasından geldi

"Noluyo? İyimisin güzelim?"

"İ-iyiyim"

"Tamam, gel bitanem elini yüzünü yıkayalım"

Sadi Songül'ün yüzünü sonra kolunu yıkadıktan sonra haylu ile güzelce sildi, alnından öpüp endişe ile yüzüne baktı

"Yok bu böyle olmaz laaa, kireç gibi oldun, hadi hastaneye gidiyoruz!"








Bölüm'ün sonu.