PART 30. Gözlerinde kaybolmuşum, zaman durmuş mest olmuşum...❤🏝
Merhaba😁! Ben geldim🙃...
Bu bölüm final bölümü olacaktı, ama çok sayıda devam etmemi rica eden okuyucular için devam etmeya karar verdim ve yeni bölüm'le geldim, hikayemızı devam edelım bakalım. Destek olan, severek okuyan ve bir aydır yeni bölüm bekleyen herkese teşekkür ederim, seviyorum sizi 💙...
Keyifli okumalar.
.
.
.
Aşılk çift "ilk gece"sinden sonra öğlen saatlerine kadar uyudular... Sadi'nin göğsüne başını koymuş, kocası ile sarmaş dolaş uyuyan Songül uyandı, Sadi'yi uyandırmak için Sadi'nın gögsundeki dövmeyi öptü, Sadi'nın tepkisini görmek için kafasını kaldırdı yine bir kaç kere öptü, Sadi gözlerini açmadı ama Songül'ü belinden sarıldı kendine çekti
Songül: Uyumadığını biliyorum koçacım, hadi kalk yola çıkmadan önce annemlere uğramamız lazım
Sadi Songül'e iyice sarılıp gözlerini açtı Songül'ün gözlerine kitledi sakin ve huzurlu bır sesle "Günaydın, güzelimm... evet uyumuyorum ama güzel karıciğimin beni öpüp koklayarak uyandırmasıni keyfini çıkarıyorum" dedi ve uzun öptü
Sadi: Bence bir yere gitmeyelim, burda evimizde geçirelim balayımızı (sırnaşarak Songül'ü kolunu okşadı)
Songül: Hayır... Sadi beyy yok öyle bişey, balayını evde kapanıp geçirmiycez, hatırlatayım bana sözün var kocacım
Sadi: Tamam güzel karıcım yürt dışında balayı köpeğin olsun
Songül: Ohh.. Seviyorum seni
adamın dudağina uzun öpüçük kondurdu ve yatakta doğruldu
Songül: Hadi bırak beni duş alayım
Sadi muzipçe gülümseyerek hayır anlamıda kafasını salladı ve Songül'ü kendine çektı, Songül çığlık attı
Songül: Manyaakk...
Sadi karısı'nın yüzüne rast gele öpücükler kondurdu kendine bastirdi
Songül: Sadii... yapmaa 😂
Sadi: Niye laa, balayındayız biraz yaramazlık yapalım 😈
Songül: Kocacımm kudurma, yorgunum
Sadi: Eeee sende haklısın güzelimm dün akşaam kaç kere...😁
Songül: Tıh tıh tıh... iyice terbiyesiz bir insan oldun sen
diye gülerek yastıkla Sadi'yi vurdu, Sadi canı acıyormuş gibi yüzünü buruşturdu
"Tıııssss! Kara Mambaaa!" dedi ve kafasını salladı...
Songül Sadi'nın kolundan kurtuldu, ayağa kalktı kendisiyle Sadi'ye bornoz hazirladi, yaramaz çoçuk gibi kendisini izleyen Sadi'ye bakarak konuştu
Songül: Noldu niye öyle bakıyorsun?
Sadi: Hiçç... dıyorumkı vakit kaybetmeyelim çok işimiz var, eve uğramamız lazim, Metin babalara uğramamız lazım ohooo lazım da lazım, o yüzden bende senle geleyim mi duşa
Songül: Kocacım sen iflah olmazsın dimi?
Sadi: Fesatlık yapma laaa, sadece duş alırız
Songül: Allah Allah, koca evde 3 tane duş varken, benle beraber yıkanmak isteyen sen fesatlık yapmıyorsunda ben mı fesatlık yapıyorum, heh?
Sadi: Değerleri çalışmıyor karıcığım 😁
Songül: Yüh, bari yalan söyleme bee adamm...
Sadi: Ne var yaa.. belki karıcığımdan bi an olsun ayrılmak istemiyorumdur
Songül: Çocuk gibisin hee... ben gidiyorum
Sadi: Ya ben?
Songül: Sende kalk git duşunu al, geç kalıyoruz
Sadi: Offf... zalımın kızı
Songül: Offf'lama hayatım offlamaa...
dedi odadan ayrılıp banyoya geçti, Sadi'de mutlu huzurlu bi gülümsemeyle sırt üstü yatağa uzandı, yaklaşık 10 dk uzandıktan sonra Songül'le uğraşmak için banyo'ya geçti. Duşakabini tıklattı ve kapısını açtı
Songül: Hıııığ?! Sadiiii! Napiyorsun burdaa (kendini kapatarak duşun camının arkasına geçtı)
Sadi: Bişey yapmıyom😁, çıkmıyorsun özledim seni. Sen bana bakma devam et, ben uslu uslu şurada oturacam (diye sandalye çektı ve sırıtarak duşakabinin karşısında oturdu) ohh... şahane manzara
Songül Sadi'nin arsizliğına kaşlarını çattarak baktı
Songül: Patlamış mısır, cips, kola falanda istermisin...🤨
Sadi: Tıh... sanaa bakarken doyuyorum zaten 😁
Songül: Üff... Bi git yaa... sapık
Duşun başlığini Sadi'ye doğrulttu Sadi'yi ıslatarak su serpti ve duşakabinin kapısını kapattı
Sadi: Laaa... napiyorsun... Kapıyı aç, bi bak... Songül...
Songül: Rahat bırak be sapık (gülümseyerek duşakabinin içinden konuştu)
Sadi ayağa kalktı duşun kapısını açtı, Songül'ü süzerek yaramaz çocuk gibi sırıtarak, yerine oturup
Sadi: Bırakmam, niye bırakayım... Evliyiz kızım 😁... hem ben her gün bu "manzaraya" OKeyim.
Songül: A-aaa (gülmeye başladı), sinirlerim bozuldu, valla 3 yaşındaki çocuk gibisin Sadi...
Sadi: Güzel karıcığım, Hz.Ömer derki "Erkek, hanımıyla çocuk gibi olmalı, fakat aile reisliği vazifesinde, adam gibi olmalıdır..." O yüzden senin yanında yaramaz bir çocuk ve sana çook Aşık bir adam olabilir, ne var bunda?
Songül: Vay, sözcüklere bak... Adam ne yapıp, ne edip olsada kendine hayran bırakıyorsun böyle seninle işimiz var haberin olsun kocacığim.
Sadi: O güzel sözler sana özel güzel karıcığım... Yanına geleyim mi laa?
Songül: Gel başımın belası, gel.
Songül gülümseyerek dedi ve duşakabine davet etti Sadi'yi... ikili huzurlu duş aldıktan sonra, giyinme odasına geçtiler, Sadi kısa kollu yeşil gömlek ve siyah pantolon giydi, Songül'de yeşil bluz ve siyah pantolona kombini tamamladı. Renkler uyumu şahaneydi... Songül yatak odalarını toplarken, Sadi kahvaltı hazırlamaya mutfağa indi. İki fincan menengiç yaptı, güzel karısı için sipariş ettiği sıcacık poğaça, simit ve kurabiyelerle sofra kurdu. Müzik açtı ve mırıldanarak müziğe eşlik etti...
"...Gözlerinde kaybolmuşum
Zaman durmuş mest olmuşum
Zaten başım dönüyor
Seni fazla kaçırmışım
Dudağından çok içmişim..."
buzdolabından peynir, zeytin, salam aldı sofraya gecti ve kahvaltılık hazırlamaya başladı... Songül işini bitirip Sadi'nin yanına geldi, Sadi'nin boynundan uzun öpüçük aldı
Songül: Bitanem...
Sadi: Gel güzel karıcığım, bişeyler atıştır, aç aç yola çıkmayalım
Songül: Eline sağlık bitanem. (Sadi'nin yanağından öptü)
Sadi: Afiyet olsun güzelim... Hadi soğumadan gömelim şunları
Songül: Evett ya gömelim açlıktan ölüyorum... mmm şu poğacalarla bakk ufff...
Güldüler, Songül elindeki poğaçadan bi ısırık alıp konuştu "ilk nereye gideriz?", Sadi menengiçten bi yudum içip konuştu
Sadi: Sanada uyarsa, önce sizin eve, sonra bizim eve ordanda bavulları alır doğru havaalanına.
Songül: Uyar bitanem, uyar...
Sadi: He bide şey, güzelim ben lazım olucak şeyleri hallettim sen gidince bavuluna bi bak, eksik yada özel istediğin şeyler olursa çekinmeden söyle ben hallederim tamam mı ?
Songül Sadi'nin düşünceli haline gülümseyerek baktı tamam anlamida kafasını salladı ve Sadi'nin elinden tuttu Sadi'de Songül'ün elinden öptü...
İkili kahvaltıyı bitirdiler ve yola koyuldular...
Acarerk ailesi çoktan Songül'le Sadi'yi bahçeye sofra kurarak bekliyorlardı, en çokta ailenin küçük beyfendisi bekliyordu... Sadi'yle Songül evin önünde şakalaşıp gülümseyerek el ele tutuşup Songül'lerin bahçesine doğru yürüdüler... Songül bahçenin önündeki yep yeni kvadrocıkl yani safari arabasını
görünce ufak afalladi
Songül: Bu nerden çıktı be?
dedi kaşlarını çattarak, Sadi'yle Songül'ü görünce Can koşarak geldi, Songül'e sımsıkı sarıldı
Can: Abla hoş geldin
Songül: Oh, yakışıklım benim hoş buldum
Can Songül'den ayrılıp Sadi'nin önünde durdu elini uzattı
Can: Sende hoş geldin Sadi enişte
Sadi güldü az eğilip Can'in elini tuttu
Sadi: Hoş bulduk delikanlı, nasılsın laa kayınço?
Can: Süperim, gel içeri...
Songül Can'in Sadi'ye iyi davranmasını şaşırarak bakarken Suna geldi
Suna: Hoş geldiniz çifte kumrular
Sadi-Songül: Hoş bulduk...
Suna: Can kuzucuk teşekkür etti mi eniştemi hediye için?
Sadi: Estağfurullah, lüzumu yok... kayınçoya Songül'ümü bana emanet ettiği için küçücük bi teşekkür ettim sadece...
Suna: Hediyeyi görünce sabaha kadar uyuyamadı 😄
Can: Eeee napiyim, akşam binmeme izin vermediniz... Teşekkür ederim enişte çok sevdim, çok güzel ve hızlıymış.
Sadi Can'in gözlerini içine bakmak için dahada eğilip konuştu
Sadi: Rica ederim kayınço, ama bana söz ver kasksiz, diz ve dirsek koruyucusuz kullanmak yok, hee bide çook hız yapmakta yok, yoksa ikimizide ablan yakar oğlum
Can: Tamam söz.
Sadi "aferim sana" diye Can'in saçlarını hafifçe dağıtarak doğruldu ve Songül'e baktı
Sadi: Bakma öyle güzelim, dedim sana kayınçomun gönlünü alırım diye, araba ve motora çok ilgisi var dediğin için bunu almaya karar verdim... rahat ola bilirsin hızını ayarladım büyüyen kadar hız yapamaz, motorlu bisiklet sürmek gibi diye duşun yani tehlikeli değildir. Kızdın mı?
Songül, azar işitmeye hazır çocuk gibi bakan mavi gözlü adamın, Can'in gönülunu almak için çabasini ve onun güvenliği için en ufak detayları da düşündüğünü çok sevdi, aklından ilerde doğacak çocuklarım çok şanslı çünkü böyle güzel kalpli bir babaları olucak diye geçiştirdi... Gülümseyerek
Songül: Yok kızmadım, niye kızayım, teşekkür ederim hayatım (Sadi'nin yanağına öpücük kondurdu, Sadi ufak gülümsedi çünkü sevdiği kadın sevgi ile bakışı, öpmesi hep kalbini hızlanmasına sebep oluyordu)... Kuzum dikkat ederek kullan tamam mı bitanem benim
Can: Tamam abla merak etme...
Suna: Hadii millet ayakta kaldınız, içeri geçelim annemler bekliyo.
Gençler sofraya geçtiler selam ve yemek faslı bittikten sonra uçağı kaçırmamak için Sadi Metin'den izin istedi
Sadi: Tülay anne ellerine sağlık çok güzel olmuş
Tülay: Bişey yemediniz oğlum
Songül: Annecim eline sağlık, biz evde bişeyler atıştırmıştık o yüzden daha fazla yiyemedik...
Tülay: Afiyet olsun çocuklar
Sadi: Metin baba izninle biz yola çıkalım daha annemlerede uğramamız lazım
Metin: İzin sizin oğlum, Songül'ü sana, seni Allah'a emanet ediyorum... kendinize dikkat edin.
Sadi ile Metin el sıkıştılar, Metin kızına sımsıkı sarılıp, saçlarindan, anlından öptü
Metin: Ohhh... mis kokulu kızım benim, dikkat et kendine tamam mı komserim
Songül: Tamam canım babam sende dikkat et kendine amirim.
Songül babasından ayrılıp annesine sarıldı
Tülay: Oyy... güzel kızım benim... dikkat edin bir birlerinize. Bide şey, gidiş bu gidiş olmasın bizi görmeye falan gelin çok özlerim heee...
Sadi: Merak etme Tülay anne bi aramana bakar istediğinde yanınızdayız, hem benim annemlerde burada...
Tülay: Tamam oğlum teşekkür ederim, hadi Allah'a emanet olun
Suna: Abla bende sizlerle geleyim Alya ablayla İstanbul'a giderim
Songül: Tamam canım gel, Alya'yida ara Sadi'lerin evine gelsin ordan gidersiniz
Suna: Tamam...
Acarerk ailesi Sadi, Songül ve Suna'yi yolcu ettiler...
Metin: İnşallah çok mutlu olurla hanım
Tülay: Amin hayatım benim Amin
Metin: Sadi'ye gözüm kapalı güveniyorum, adam gibi adam, tam babasını oğlu!
○○○○○○○○○○○○○○○○○
20 dakika sonra Sadi konağın önünde durdu... arabadan inip içeri geçtiler, Sadi'nin annesi Naz karşıladı
Naz: Ay çocuklarım benim hoş geldiniz
Sadi: Hoş bulduk sultanııım benim, nasılsın?
Naz: İyiyim yakışıklı oğlum, Songül güzel kızım benim sen nasılsın
Songül: İyiyim anne...
Naz: Ayy anne diyen diline kurban olurum ben güzel kızım, Suna kızım sende hoş geldin
Suna: Hoş buldum teyzecim
Naz: Hadi hemen içeri geçelim misafiriniz bekliyor sizi...
İçeri geçtiler her kesle selamlaştiktan sonra Sadi ile Songül odalarına geçtiler
Sadi: Güzelim benim ha bu bavul senin
Songül: Sarı kırmızı? 😁
Sadi: Ihı, maylasef sari kırmızı, RE RE RA, RE RE RA ... gizli fanatik seni... saygı duyuyorum ama siyah beyaz candır güzel karıcığım.
Songül: Kartal falan yanlış taraftasin hayatım
Sadi: Bu konuyu uzun uzun konuşuruz kim yanlış tarafta falan... şimdi bak şunun içinde eksik bişey varmı
Songül kahkaha atarak bavulu açtı
Songül: Ohaa... Sadii bunlar ne?!
Sadi: Geçelik falan... Noldu? Beğenmedin mi?
Songül: Sen mi seçtin bunları
Sadi: Ne anlarım ben, arkadaşın Alya'dan rica ettim, sen seveceğin üç beş kıyafet seçmesini
Songül: (sesini kısarak) Alya yaktım seni sapık kızım, Yaktım...
Sadi: Anlamadım güzelim?
Songül: Yok bişey bitanem, yok bişey... Bi eksik var
Sadi: Neymiş o, hemen aldırayim...
Songül: Tıh o İstanbul'da kaldı, baykuşlu pijamamiz 😂
Sadi: Hayatta giymem ben onu bi daha...
Songül: Benim için giyersin, beni kirmazsin sana çook yakışıyor, baykuşlu, baykuşlu 😁 bende fotoğrafın bile var o pijamayla...
Sadi: Yanımdaysan çuvala bile okeyim...
İkiside kahkaha attıp, sımsıkı sarıldılar...
Bölümün sonu........🙃