Bir Güle Aşığım ▪︎2▪︎ PART 53. SOBE😈 · страница 85 из 96
Страница 85 из 96

▪︎2▪︎ PART 53. SOBE😈

16 июля 2024, 00:05


•Emrah bey...

○Efendim Timur bey?

●Sadi Payaslı kıskançlık krizinde, karısına üç el ateş etti...

○Ceseti kontrol edin oyuna gelmeyelim.

●Oyun olduğunu sanmam, karı ile beraber girdikleri depoyu ateşe verip, içeriden tek kendisi çıktı ve hüzünlü bir şekilde her yerin ateş kaplamasıni izliyor...

○Harika haber bu Timur bey, peki bunların hepsini kayta aldınız mi?

●Evet... Emrah bey abi kardeş bir birine girdiler.

○Kayda devam, izlemek çok heyecanlıyım...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Yaver Sadi'nin yüzüne yumruk geçirdi...

Yaver: BU YAPTIĞIN İÇİN SENİ ÖMÜR BOYU AFFETMEM SADİ PAYASLI!!!

2 SEZON

"Timur bey, Sadi bey ne yapıyor? Bi' başsağlığı dileyelim, bir kaç saatin içinde adamin başına neler geldi, aldatılmak, arkadaşı tarafından ihanete uğramak, sevdiği karısı kaybetmek kolay değil..."

"Abi kardeş atışıp ayrılıklarından sonra, karşısina çıkan ilk meyhaneye girip yaklaşık dört saattir içiyor..."

"İyi harika kıvama gelmiştir, Timur bey hadi Sadi beye arayın konuşalım"

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

X: Sadi bey, Emrah bey sizinle konuşmak istiyor...

Sadi: Uza!

X: Emrah beyin, arkadaşınızın Taylan başkomser hakkında söyleyecekleri varmış...

Sadi öfke dolu mavileriyle bakıp telefonu aldı

●Ne var orospu çocuğu?

○Sadi bey çok kırıcı sin, ama bunu uzgünlüğunuze veriyorum... Başınız sağ olsun, kolay şeyler değ...

●Siktir git!

Sadi tam telefonu kapatırken

○Taylan başkomser selamı söylememi rica etti...

●Nerede o?

○Heh, aynı dilde konuşmaya başladık

●Kes tatavayı laan! Taylan nerede?

○Sadi bey, üzüyorsun beni... Başkomser benim mekanda "misafir" oluyor.

●Sen ömrümde değilsin, o herifi bana ver!

○Ne yapacaksın?

●Seni ilgilendirmez, kaybedeceğim bişey kalmadı, herifi buraya gönder sen yoluna, "biz öbür tarafa"!

○Wou! Sadi bey sakin olun siz bana daha doğrusu Emin Güngören bana lazım.

●Emin öldü! Sadi'yi de bugün "öldürdüler" o yüzden beni uğraştırma Taylan'ni ver bitsin bu iş.

○Bir şartla veririm, Yedi Emin olarak benimle üç-dört gün toplantılara, benim yanımda olduğun duyulsun oldu bitti, sonra ne yaparsan yap Sadi bey.

●En fazla İkki gün! He bide Taylan'i hemen vereceksin.

○Hmmm... pazarlık diyorsun peki, Emin bey sen bir bizim dünyaya bi' dön, "süresini" sonra uzun uzun konuşuruz.

●Taylan?

○Gel al...

●Nereden?

○Telefonu Faruka ver...

Sadi: Al sahibin seni istiyor kuçu kuçu...

▪︎Faruk: Emrah bey?

○.....

▪︎Anladım, emrin olur.

Faruk: Sadi bey benle gelmeniz lazım...

Sadi önündeki içkiyi kafasına dikti

Sadi: Kuçu kuçu, otur içermisin ısmarlayacam...

Faruk: Gitmemiz lazım, Emrah bey bekliyor...

Sadi: Başlarım Emrah nada, beyinede.. yürü.

Arabaya binince Faruk Sadi'ye siyah bir çuval uzattıp "Bunu takmanın lazım" dedi. Sadi "Çuval? Daha orijinal bir şey bulamadınız mı? " diye kafasına geçirdi, yola koyuldular...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

Yaklaşık bir buçuk saat sonra araba durdu...

Faruk: Geldik, çıkara bilirsiniz...

Sadi kafasındakini çıkarınca aniden gelen güneş ışıkları ile kısılmış gözlerle arabadan inip etrafa bakındi. Ormanlık alanda büyük olmayan bir mekana gelmişlerdi

"Emrah bey, emretti..." dedi Faruk kapıdaki iki korumadan birine...

Koruma: Üzerinizi aramam lazım...

Sadi: Lüzumu yok...

Benildeki silahi, pantolon ve ceketinin cebinden çaki bıçak çıkarıp uzattı

Sadi: Temizim...

İkinci koruma metal arayacıyı Sadi'nin üzerinde gezdirirken sol el bileğinde makine ötme başladı, korumalar gerilip silahı Sadi'ye doğrulttular

Sadi: Sakin kuçu kuçu, saat var laa, el saati bak...

Koruma saat inceleyip "Temiz!" Dedi.

Sadi: Dedik işte, temizim diye...

Diye söylenirken, korulardan biri kapıyı açtı, Sadi ile Faruk içeri girdiler...

Büyük bir odada çalışma masası ve deri koltuklar vardi, onların birinde Emrah kucağında küçük bir çocukla oturuyordu... Sadi ile göz göze gelince, sırıtıp oturduğun yerde dikleşti

Emrah: Timur bey misafirim geldi, Arası odasına götürür müsünüz... Hoş geldin Yedi Emin

Emrah elini uzattı, Sadi ters bakıp karşı koltuğa kendini bıraktı... Timur çocuğu alırken "Oufff... Babacığım hani oynacaktık?" diye dudağıni büktü

Emrah: Arasimm, oynarız sen odana git gelirim ben birazdan, tamam mi güzel oğlum.

Çocuk tatlı gülümsemeyle tamam anlamında kafasını sallayıp Timur la diğer odaya gitti...

Emrah: Çoçuklar büyük manipuleciler, hayır diyemiyor insan...

Sadi: Bu Hakan itinin çocuğu değil mi?

Emrah'in yüzü değişti, çene kasları gerildi... Sadi'nin bunu bilmesi hiç hoşuna gitmemişti

Sadi: Neyse bana ne... Taylan nerede? Herifi ver bana, yüzleşecek yüzü varmı ımiş bi' bakayım... Sonra sen istediğin işi görürüz...

Emrah: Burda, ama ne yapacaksan burda yapacaksın, kamera var kayıtta, sana karşı bir kozum olacak...

Sadi: Kaybedeceğim bir şey yok, getir.

Emrah: Faruk perdeyi kaldırıp odadan çık...

Adam Emrah'in istediğini yaptı, Sadi anında ayağa kalkıp o tarafa doğru yürüdü... Sandalyede eli ayağı bağlı, ağzıda kapalı Taylan'a, nefret ve kin dolu gözlerle baktı

Sadi: Ulan ben seni KARDEŞİM DEDİM!

diye elindeki saatti çıkardi, saat kemerinin yanındaki ufak bir düğmeye bastı ve saati sağ el parmaklarının üzerine takip elini yumruk yaptı...

Sadi: Sen bana nasıl bunu yaptın lan?! NASIL LAA?!

Taylan durmadan hayır anlamında kafasını sallıyordu... Sadi sert bir yumruk geçirdi, bunu beklemeyen Taylan'in kafası yana savrulup dudağı patladı... Emrah'ta koltuğunda yaşlanmış zevkle izliyordu

Emrah: Aksiyon, işkence, gaddarlik çok severim, tüh bilseydim patmiş mısır getirdirirdim...

Sadi: Ne hayır laa? Nee?!

Diye Taylan'nin ağzını açtı

Taylan: Devrem, dur yapmaa, yok öyle birşe...

Sadi "Devremine bir..." diye Taylan'nin karnına yumruk attı, "Kartal'ina iki..." diye tekrar yumruk geçirdi, bunu duyan Taylan gözlerini Sadi'ye dikti, Sadi evet anlamında gözlerini kırpması ile, açıdan kıvranmaya başladı... "Ateşine de üç..." diye Taylan'a yumruk attı, bu darbe ile Taylan bayıldı...

Sadi nefes nefese koltuğa geçip oturdu.

Emrah: Öldümü?

Sadi "bilmiyorum!" kanlı eli ile sigara çıkarıp yaktı bir nefes çekip havaya üfledi "Ne iş yaparız?"

Emrah: Vaaay işte ben isteğim performans... Hakanın yaptıkları dahil organ ticareti falan... Yani çok büyük paralı işler. Artık kaybedeceğim bir şey yok diyorsun çalışalım işte beraber...

Sadi: Bakarız...

Emrah: Hayır demedin bu da iyi bir şey, elli yıllık şarapim var kutlayalım bunu... ama önce başkonseri öbür tarafa gönderelim...

Emrah silah alma için kalkıp masasına doğru iki adım attığı an, önce bir el ateş sesi geldi sonra

"DUR! KIPIRDAMA! ORGANİZE! KASAP ETRAFIN SARILDI TESLİM OL!"

Diye Songül ve ekip mekana giriş yaptı... Sadi sırıtıp "Karamambaa" diye elindeki sigarayı söndürdü ve seri hareketle yere serdi Emrah'i...

Emrah: Timur ÇOCUĞU GEBERT!

Songül: Çocuk güvende! Sen çeneni kapat, yoksa ben gebertirim seni hayvan herif!

Sadi: Wouu... Karamambaam sakin...

Diye Songül'e sımsıkı sarıldı, Songül'de kocasına sokuldu...

Sadi: Alın şunu.

Diye Emrah'i gostedi...

°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°

...Flashback...

Sadi fotoğrafı arabanın kapotuna koydu

Sadi: Songüül Acererk buna bir açıklaman var mı?

Songül elleri titreyerek buruşuk fotoğrafı alıp açtı gördüğü şey le şok geçirdi, sesi titreyerek konuşmaya başladı

Songül: Hay... Hayırr b... bu ben de..değilim! Sadi bana bak, ben değilim bu, inanmadin dimi buna?

Sadi'nin yüzünden tutup göz göze gelmek istedi ama Sadi kendini geri çekti...

Sadi: Songül depoya gir!

Songül: Tam-mamm sakinleş, bak ben değilim o tamam mı? Oturup konuşalım, lütfen...

Diye içeri girdi, Sadi arabasının torpidosunda silahini aldı emniyetini açtı... Bunu gören Yaver

Yaver: Abi dur, gözünü seveyim yapma... İçerideki yengem laaa... sen deli gibii aşık olduğun kadın, karnında senin bebeğin var, nolursun sonradan pişman olacağın bir şey yapma.

Dedi Sadi'nin önüne geçip.

Sadi: Yaver çekil!

Yaver: Tabancayı ver, sonra çekilirim.

Sadi Yaver'in yüzüne okkalı bir tokat attıp, Songül'ün ardından girdi...

Songül Sadi'yi görünce ağlamaklı sesle "Sa-dii o be..."

Sadi elindeki tabancayi kanapeye bırakıp anında Songül'e sarıldı "Şşş... güzelim sakin biliyorum sen değilsin." Sadi Songül'ün başıni saçlarını okşayarak öptü "Özür diliyorum, seni ve bebeğimizi strese soktum, ama gerçekçi olması için mecbur kaldım... herif senin peşinde, he birde şey Taylan'da onun elinde..." dedi Songül'ün göz yaşlarını silip.

Songül "Taylan abi iyimi?" Sadi evet anlamında kafa salladı, "Şimdi ne yapacaksın?" Diye sordu Sadi'nin mavilerine bakıp. "İlk iş sizin güvenliğiniz" diye Songül'ün karnına elini koydup, karıcığının boynundan kokusunu içine çekti...

Sadi "Ohhhh mis kokulu karıcığım, vakit az gel benle..." diye Songül'ün elinden tutup büyük adımlarla yürürken "Sadi... nereye? Deponun tek bir çıkışı oluyor diye biliyorum."

Sadi: Normal depoda öyle, ama peşinde onlarca düşmanı olan mafyalarin deposu sürprizli.

Diye yerdeki halıyı kaldırıp, ilk görüşte belli olmaya yer altına geçen minik kapıyı açtı

Songül: Yüüüh! Atanamamiş Alkapon senin daha bilmediğim ne "sürpriz"lerin çıkacak acaba...

Sadi sırıtarak çapkın bir şekilde göz kırpıp "Sürprizlerle doluyum güzelim..." diye kafasını kapıdan içeri soktu ışığı açıp "Kartal1!" Dedi...

Aşağıdan hareketlilik sesleri geldi...

Ahmet başsavcı: Sadi, Songül iyimisiniz?

Songül: Başsavcim?!

Sadi: Başsavcım, Semih başkomserim çok bekletmedik umarim? iyiyiz, iyiyiz çok şükür...

Sadi: Hadi güzelim in, annemlerin yanına götürecekler seni...

Songül: Hayır! Operasyona bende katılacağım...

Sadi: Olmaz gülüm tehlikeli, hamilesin sen.

Songül: Sende gel bizle, oraya gitme o zaman..

Sadi: Niye?

Songül: Tehlikeli, hamileyim ben...

Sadi: Hadi Songül, hadi gülüm gözünü seveyim inatlaşma... ben daha burayı yakacağım, Yaver'le kavga edeceğiz, herifi bulacam yapacam da yapacam ohooo...

Karı kocanın tatlı atışmasını gülümseyerek izleyen Ahmet başsavcı "Songül komiserim gidiyoruz, bu bir emirdir!" Dedi.

Sadi: Bakma öyle güzel karıcığım ben demedim emir büyük yerden, hadi dikkat et kendine, yavrumuza...

Diye sarılıp alnından öptü, Songül de kocasına sarılıp boynundan sıkı bir öpücük aldı

Songül: Kendini öldürtme binbaşım çok pis bozuşuruz.

Sadi: Emrin olur amirim...

...Flashback sonu...

Songül: Kocacım şaşırdın mı?

Sadi gülümseyerek kafasını iki yana salladı

Sadi: Ihh... geleceğinden adım gibi emindim. Çünkü inatçısın...

Taylan: Çifte kumrular, aşk meşk falan anlıyorum daa, acaba diyorum beni çözsenizmi?

Sadi: Allah adamı unuttum...

Hızlıca Taylan'nin yanına gelip çözduler

Sadi: Devrem...

Songül: Yia kıyamam, Taylan abi iyimisiniz? İşkence mi yaptılar? Hayy ellerini kırıl-

Sadi: Karıcığım bence sen lafı tamamlama...

Songül: Niye be?

Taylan: Hiç bir zaman insan saatla dövülür mu lan?

Sadi: Geçmiş olsun Devrem, bişey olmaz iki sıyrık mizmizlan ma...

Taylan: Yiğenime kötü örnek olmayayım diye sovemiyorumda...

Songül: Sadi...

Sadi: Efendim karıcığım?

Songül: Ormanlıkdayiz ya...

Sadi: Evet... noldu bişeyin mi var?

Songül: Sadi Payaslı... koklamam için yer yosunu ara... o kokuyu aşerdim....








Bölümün sonu...............🙃