Bir Güle Aşığım PART 32. "Romantizm mi istiyorsun...?"😁 · страница 37 из 96
Страница 37 из 96

PART 32. "Romantizm mi istiyorsun...?"😁

12 августа 2023, 12:46

.
.
.

Hostes: Belli yüksekliğe ulaştık, emniyet kemerlerinizi aça bilirsiniz... Çay, kahve, meyve suyu yada alkollü içki istiyormusunuz?

Sadi emniyet kemerlerini açtı ve koltuğun karşısındaki L kanapeye geçip oturdu, Songül'e bakarak konuştu

Sadi: Güzel karıcığım, ne alırsın?

Songül: Mmm... kırmızı şarap olabilir.

Sadi: Bize iki kadeh kırmızı lütfen.

Hostes: İçeceklerinizin yanında yiyecek bir şeyler de istiyor musunuz? Yemeklerimizi ünlü şef hazırlıyor tatmanizi öneririm

Sadi: Şimdilik, atıştırmalık bi şey alalım

Hostes: Şefin tefsiyesini önersem?

Sadi: Hmmm... olur.

Hostes olumlu anlamında kafasını salladı ve karı kocanın yanından ayrıldı, Songül'de kemerini açtı ve Sadi'nin yanına gitti, Sadi'nin boynundan kısacık busecik aldı ve uzandı başını Sadi'nin dizlerine koydu... Sadi dizlerinde yatan Songül'e gülümsedi burnuna ufak dokundu... Songül kikirdayarak

Songül: Üff... Sadiii yapmaa

Sadi'nin elini burnundan çektip tuttu ve açıp kapatarak parmaklarını oynamaya başladı, Sadi'de sağ eliyle Songül'un saçlarını arasında gezdirip konuştu

Sadi: Güzelim benim, diyorumki biz bu jeti alalım beğendim ben

Songül: Yok, artık Sadi... çıkar sen onu aklından

Sadi: Niye laaa... arada senle böyle kaçamak yapmak için şahane tercih işte

Songül: Hıııhııığ... Sadi'cim sen al bunu, bununla da kalma evin önünde bir garajla uçuş alanı yaptır

Sadi: He... bak bu şahane fikir bana uyar

Songül: Tabi tabi Sadi'cim yaptir, hee bide şey garajı kapısınada "İSTİHBARATÇİ SADİ PAYASLI, NAMI DİĞER 7EMİN'E AİTTİR" diye yazdırmayı da unutma, çünkü "hiç dikkat çekmiyorsun"

Sadi: (gözlerinde kısarak) Abart abart güzelim, abart...

Songül: Yaa... ne abartmasi Sad...

Hostes geldi Songül'ün konuşmasını bölerek

Hostes: beyefendi siparişlerinizi getirdim, sofra kurayım mı?

Sadi: Yok lüzumu yok, ha bu sehpanın üzerine bırakıp çıka bilirsiniz...

Hostes hızlıca getirdiği atıştırmalıklari, iki kadeh ve kırmızı şarapi Sadi dediği gibi kanepenin yanındaki sephaya bıraktı

Hostes: Afiyet olsun efendim...

Sadi-Songül: Teşekkür ederiz

Hostes: Yol boyunca bi isteğiniz olursa şurada ki tuşa basarak bize haber vere bilirsiniz.

Sadi: Anlaşıldı, teşekkürler...

Hostes ayrıldı.

Sadi eğilip Songül'ün dudağına busecik kondurdu

Sadi: Hadi kalk güzelim ellerimizi yıkayalımda şunları gömelim laa

Songül: Ohhh... baya güzel gözüküyor bunlar hee

Sadi: Olsun o kadar, şefi öve öve bitiremedi laa

Songül gülümseyerek Sadi'nin dizinden kalktı lavaboya gelip elini yıkamaya başladı, Sadi'de Songül'ü arkasından gelib hafifçe belinden sarıldı Songül'ün yanağından öptü başını Songül'ün omuzuna koydu, aynadan Songül'e baktı

Songül: Niye öyle bakıyorsun kocacım?

Sadi: Hiç, sadece çok mutluyum

Songül Sadi'ye döndü sımsıkı sarıldı Sadi'nin kokusunu içine çekti

Songül: Bende çook...

Sadi Songül'den ayrılmadan hızlıca elini yıkadı, Songül'ü kucaklayarak yürüdü

Songül: Sadiii (gülümseyerek) napiyorsun? İndir...

Sadi: Laa dur kanapeye indirecem

Songül: İki adımlık yerede romantikliğin tuttu...

Sadi: Tıh tıh tıh, başka kadınlar olsa "jakasini" satar kocam elinde taşıyor diye (Songül'ü kanapeye indirdi)... benim karım "romantikliğin tuttu" diyip söyleniyor...

Songül: A-aaa... Taman kocacığim teşekkür ediyorum

Sadi: Bi kere öp... (yanağını tuttu)

Songül gülümseyerek Sadi'nin yanağından kısacık öpücük aldı ve bulaşan ruju eliyle sildi...

Songül: Ohhh fırsatçi... mmmm... çok güzel kokuyorsun bitanemm benim, gel otur

Sadi: Bi dakika geliyorum şu kumandayı alayım

Songül şarabından bir yudum içti, meyve tabağından iki tane kirazı aldı birini yedi, ikincisini yanına gelip oturan Sadi'ye verdi

Sadi: Mmmm... ama ben böyle fena alışırım, hep elinden yemek isterim

Songül: Allah Allah...

Sadi'de gülümseyerek içkisinden içip bişeyler atıştırip kaplanlar hakkında belgesel açtı ve izleme başladı

Sadi: Anaa... oğlum yavaş laaa. (Belgesele bakarak mırıldanarak konuştu)

Songül: Sadi yaa... (adamın kolundan hafifçe dürterek)

Sadi: Hıığ, noldu güzelim?

Songül: Belgesel izlemek istediğinden eminmisin?

Sadi: Ne var laa, güzel işte bak kaplan kız arkadaşı ile napiyor (sırıtarak Songül'e baktı)

Songül: Kız arkadaşımı? (gülme krizine girdi)

Sadi: Evet, kız arkadaşı işte, bak bak neler yapıyorlar...

Songül: (Sadi'nin eline vurdu) Üff hadi oradan bee manyak...

Sadi: Nereye gideyim?

Songül: Gitme bir yere ama gözünü seveyim belgesel ne yaa(güldü)? Bari film aç izleyelim...

Sadi: Mis gibi belgeseldi laaa, neyse dur bir film var onu açayım

Songül: (romantik bi film zannederek merakla sordu) Nasıl bir film hayatım?

Sadi: "Sully" yada "Gudzon harikası"... baş rolü Tom Hanks yapıyor, baya kıyak abi severim ben onunla filimleri... ha bu film bak

Songül kahkaha atmaya başladı...

Sadi: Nolduu kız?!

Songül: Sana inanamıyorum Sa-dii, 9000 kilometre yükseklikte uçan uçağın içindeyiz ve senn uçak düşmesi hakkında film izlemek istiyorsun...

Sadi: (Gülümseyerek gözlerini ovuşturdu) Güzelim benim ambiyans işte laaa...

Songül: Kocacım, canım benim... biz hani balayındayız yaa, o na mı ambiyans yapsan diyorum, romantik bişeyler mi izlesek diyorum ...

Sadi: Diyorsun?

Songül: Diyorum...

Sadi: (yaramaz çocuk gibi sırıtarak) Sen romantizm mi istiyorsun? (elindeki kumandayı yana fırlattı, gömleğinin düğmelerini açmaya başladı)... güzelimm benim romantizmi izleyip napcan? Bizatihi yaşayalım işte

Songül: Öyle bişey demedim, duur😂... Ne biçim bir insan oldun sen? (Güldü Sadi'nin bu haline)

Sadi: Ne var laa... güzel kariçiğimla yapmak istediğim fantezilerden birini gerçekleştirmiş olurum işte, fena mı olur (gömleğini çıkartıp bi köşeye attı) uçakta sevişmek... All right

Songül: Allah.... fantezilerinden biri? Yani baya var diyorsun?

Sadi: Ohoo... çok var laaa.., aklımdan neler geçiyor bi bilsen... (muzipçe gülümsedi, Songül kocasının koyulaşan gözlerini görünce uslu durmayacağını anladi kanapeye uzandı)

Songül: Sapık kocacım neler geçiyor bee? (kikirdayarak) tövbe, tövbe...

Sadi: Hıhıığ sapık, senin sapığın

Dedi sırıtarak Songül'ün yüzerine yattı ve güzel karısı'nın narin boynundan öpmeye başladı... Songül'ün bacağından okşayarak beline kadar geldi, Songül'ün bluzunu tam yukari çekerken...

Yaver: "Vııııyy"...😳

Sadi: NE VAR LAA, BURDA SANA? ÖMRÜMÜ YEDİN LAN! ÖMRÜMÜ!😠

Songül: Noluyo be?😳

Sadi: 9000 kilometre yükseklikte de vııylamazsın be kardeşim... (ayağa kalktı yüzerine az önce çıkarttıgı gömleği giydi, Yaveri boğacak gibi bakarak bi kaç düğmesini ilikledi) nerden çıktın laa sen? İstanbul'a gitmiyormuydun?

Yaver: Anlatırım, ama önce Songül yenge iki dakika benle gelirmisin

Songül: Geleyim

Sadi: Yaver noluyo laa?

Yaver: Şey Suna da burda, bayıldı numara yapıyor sanmıştım ama uçak kalktığından beri ayılmıyor, edişeleniyorum o yüzden sizi rahatsız ettim

Songül: Suna nerde?

Yaver: Yan taraftada böyle bi alan var orada kanapede, gel göstereyim.

Üçlü hızlıca Suna'nın yanına geldiler, Songül Suna'nın bileginden tutarak nabzını baktı

Sadi: Kıza naptin lann?

Yaver: Valla bişey yapmadım, kendi bayıldı...

Songül: Sadi hostesi çağırirmisin

Sadi hemen tuşa bastı 1 dakika içinde hostes geldi

Hostes: Bi isteğiniz varmı?

Songül: Kardeşimin yükseklikten korkusu var, tansiyonu düşüp bayılmış... Bi fincan bol şekerli kahve ile dark çikolata getirirmisiniz lütfen

Hostes: iki dakika hazır olur

Diye ayrıldı...

Songül: Yaver şu suyu versene bana

Yaver: Buyur yenge

Songül Yaver'in elinden suyu aldı, kendi eline az döküp Suna'nın yüzüne serpti, alnını sildi, Suna kendine geldi, gözlerini açtı

Songül: Kuzum, iyimisin? Korkma yanındayım ben

Hostes: Kahveniz buyurun

Sadi: Teşekkür ederiz.

Hostesin elinden alıp Songül'e verdi kahve ile çikolatayı

Songül: Kuzum, az şundan iç tansiyonun düşmüş

Suna: Ablaa çook yüksek (panik yaparak) yüksek...

Songül: Şşşş... sakin, bitanem benim sakin, etrafa bak kanapede oturuyoruz, televizyon var, dolap var, sepha var her evde olduğu gibi, farz et evdeyiz, hem ben, enişten, Yaver hepimiz yanındayız, korkmana lüzum yok... gel az doğrul şunu iç kendine gelirsin.

Suna oturur halde doğruldu, Yaver hemen Suna'nın arkasına yastık koydu

Suna'nın yanına oturdu

Yaver: Aşkım özür dilerim, benim yüzümden oldu... Hay ben böyle işi...

Songül Suna'ya kahveyi içirdi, çikolatadan da yedirdi... Bi süre sonra Suna'nın tansiyonu normale dönmesi ile kendisini daha iyi hissetmeye başladı... Yaver kendini suçlu hissediyordu

Sadi: Baldız daha iyimisin?

Suna: İyiyim enişte iyim

Sadi: Korkuttun haa bizi...

Songül kardeşine sımsıkı sarıldı, başından öptü

Songül: Yaramaz kuzum, biliyorsun uçakta fenalaşiyorsun niye ilaç almadın? Niye bişeyler atıştırmadin?

Sadi: Hem ayrıca sizin burda ne işiniz var?

Yaver: Benim yüzümden oldu... her şey benim yüzümden, özür diliyorum Suna, seni çok seviyorum ama bencillik yaptım, böyle yaparsam konuşuruz, her şey normale döner sanmıştım... her şey için, kalbini kırdığım için, güvenini boşa çıkardığım için özür dilerim... sen dediğin gibi olsun ayrılalım 😔

Songül: Durun bee... ne ayrılması?

Sadi: Şu işi başından anlatın laa

Flaşback

Yaver, Suna ve Alya havaalanından ayrıldılar İstanbul'a yola koyuldular

Yaver: Aşkım yapmada özür diledim hadi affet beni, zaten aynı eve gidiyoruz

Suna: Evde söyleyecektim ama anlaşılan sen yol boyunca susmazsin

Yaver: Eeee... affettin mi beni, heeh aşkım ?

Suna: Yaver, ben senden ayrılmak istiyorum.

Alya: Suna yapma...

Suna: Abla sen karışma, konuşmak istiyor konuşsunda bitsin...

Yaver: Aşkım nolursun yapma, ufacık şey için ayrılmak ney yaa, özür diliyorum valla bi daha böyle şey olmaz ...

Suna: Ufacik şey, hee?

Yaver: Evet, dansöz çağırdım diye ayrılmak ne laa

Suna: İlla aldatman mi lazım Yaver? İlla birinin altındanmı bulmam lazım? Uff neyse, ney ayrılıyoruz, bitti!

Yaver: Ben ayrılmak istiyorum, seviyorum seni!

Suna: Sevmiyorsun! Çapkınlığina düşkün bir herifsin, arabayı çek kenere gitmiyorum senle bir yere, daha fazla konuşmakta istemiyorum.

Yaver: Çekmiyorum laa. Konuşuruz, iste vur, söv, bağır, çağır ama böyle kesip atma noluur.

Suna: Hayır konuşacak bi şeyim yok, çek arabayı kenere

Yaver kapıları kitledi, telefonunu açıp birine aradı

Suna: Noluyo, aç kapıları!

Yaver "U" dönüş yapıp havaalanına dönmeye başladı

•

Yaver: Alyo, ben Yaver, dinle... abim kiraladığı Beechcraft King Air 090 jetine daha iki kişilik "check-in" yapmanı istiyorum

Asistan: Anladım, Sadi beyin haberi varmi?

Yaver: Abim bişey demeyecek ben söylerim, merak etme, sen yaptır.

Asistan: Hemen Yaver bey, kimlerin adına "check-in" yaptırayım

Yaver: Benim ve Suna Acarerk'in adına

Suna: Ben senle hiç bir yere gelmiyorum... durdur arabayı...

Yaver duymuyormuş gibi konuşmaya devam etti

Yaver: He bide İstanbul'a gidecek ilk uçağa Alya Ozan adına bi bilet al

Asistan: Yaver bey hallettim

Yaver: Teşekkür ederim
•

Diye kapattı

Yaver: Alya bacım sanada ayıp olucak ama götüremeceğim, uçakla gitsen bi sıkıntı olur mu?

Alya: Yok olmaz, siz yeterki şu aranızda ki gerginliği halledin

Suna: Hallettik zaten, ayrılıyoruz.

Yaver: Sunaaa...

Suna Yaver'e sinirli sinirli bakarak yüzünü çevirdi... az süre sonra havaalanına geldiler, Alya bekleme alanına gitti, Yaver çırpınan Suna'nın elinden sımsıkı tutarak jete doğru yürüdü

Suna: Manyak bırak gelmem senle hiçbir yere

Yaver: Suna çocukluk yapma konuşalım yarın döneriz...

Suna: İstemiyorum seni, bırak

Yaver: Yetti laaa... (Suna'yi kendi omzuna kaldırdı, etraftaki insanlara) yok bişey sevgilim, nişanlım az kavga ettik de

Suna: İndir laa beni... ne nişanlısı hem benim uçaktan korkuyorum, panik atak geçiririm, yükseklikten korkum var indir...

Yaver: Bende bunu yedim salağım çünkü dimi

Yaver'le Suna son anda jete bindiler, Yaver Suna'yi omzundan indirip koltuğa oturttu emniyet kemerini taktı, Kendide aynı şekilde yerine geçti, jet yükselmek için hiz kazanmaya başladı Suna bayıldı...

Yaver: Sunaa yapmada (elinden tutarak hafifçe dürttü) bumu yani? Konuşmicakmisin? Suna... Sunamm.. Aşkım...

Belli yüksekliğe ulaştıktan sonra Yaver kemerini açtı Suna'nın karşına geçti

Yaver: Hadi ama yaa... numara yaptığını biliyorum, Suna...

Suna'yi kanapeye geçirdi

Yaver: Ne zamana kadar böyle devam edeceksin? Aşkıımm (elini öptü) Anaa tepki ver be kızım korkutma...

Bi kaç süre sonra Yaver Suna için baya endişelenmeye başladı, ve hizlica Sadi'le Songül yanına yol aldı

Flaşback sonu.

Yaver: Sonrasını biliyorsunuz işte

Sadi: Yapacağın işi s*keyim Yaver.

Songül: Tıh... Sadiii!

Yaver: Yok, yok, yenge abime kızma, abim haklı. Suna seni tehlikeye attığım için bi kere daha özür diliyorum, çok korktum... ben seni ve beni affetmeni hakketmiyorum.

Suna Yaver'i gerçekten pişman olduğunu hissetti hem ne kadar ayrılalım desede kendiside deli gibi seven Yaverden ayrılmak istemiyordu...

Suna: Gel buraya deli... (Yavere sarıldı) çok mu korktun sen?

Yaver: Çoook...

Suna: Himm... bana bak seni affediyorum

Yaver: Valla mı?

Suna: Valla ama bu son şansın... Bi yanlış hareketinde gebertirim haberin olsun

Sadi: Sen merak etme gelin hanım ben kendim gebertirim bu gereksizi

Suna: O na hiç şüphem yok eniştecim...

Kahkaha attılar... Yaver Suna'nın dudağına öpücük konduruyordu

Sadi: Host laaa... frena bas, biz gidelim önce laa

Songül: Hadi Sadi'cim, hadi kocacığim rahat bırak çocukları

Sadi: Yaver oğlum biz gidiyoruz gözünü seveyim bize "vııyylamaa"

Yaver: Merak etme abim artık kendime vıylayacağimm

Sadi'ler ayrıldılar, sevgililer sımsıkı sarılarak öpüşüp koklaşıp kanapeye uzandılar

...

Sadi: Eee... güzel karıcığım nerde kalmıştık

Songül: (Sadi'nin gömleğinden çekiştirerek) Gösterecem ben... gel 😁.



Veee bölümün sonu.........🙃