PART 35. "Çocukluk hayali..."
.
.
.
Rengarenk okyanus dünyasına dalış yapan dörtlü akşam üstü türü bitirdiler... sudan çıkıp tüp ve kostümlerden kurtuldular duş alıp yüzerilerini değiştirdiler Sadi palmiye ağaç desenli, mavi bi şort giydi, yüzerinede kısa kollu beyaz gömlek giydi ve önünü açık bıraktı ve odanin önünde Songül'ü beklemeye başladı...
Songül beyaz bir bikini giydi nede olsa okyanusu gitmeyeceğiz diye yüzerinden kısacık şort giyip odadan çıktı
Songül: Hadi... kocacımm hazırım yemek yemeye gidelim çok acıktım dedi, yatın merdiven bulunduğu tarafa adım attı
Sadi Songül'ün belinden tutarak arkaya çekti... kıskançlıktan gülümseyerek gömleğini çıkartıp Songül'e giydirdi, eteğinden tutup bağladı göğüs dekoltesini hafif kapatarak düzeltti, "Şimdi oldu gidebiliriz" diye Songül'ü bıraktı
Songül kikirdayarak "Gidemeyiz..." dedi Sadi'nın bronzlaşan çıplak tenine bakarak...
Sadi: Neden? Bi şeymi unuttun?
Songül: Hayır, git yüzerine bişey giy ... (dedi kıskançlıkla Murat'ın ekibindeki üç kadını hatırlayarak)
Sadi: Bide bana kıskançsın diyorsun haa Kara Mambam
Songül: Sırıtma Sadi, hadi... (odanın kapısını açtı) hadı Sadi geç içeri...
Sadi: Sende mi gelsen? (İmali imali gülerek)
Songül: Hadi be adam öleceğim açlıktan...
Sadi: Tövbe de kız (içeri geçip yatağın yuzerindeki tişörtü alıp giydi)... oldumu?
Songül: Oldu, oldu hadi...
Üst kata çıktılar sofraya geçtiler, Suna ile Songül bir birlerine bakarak güldüler
Songül: Yaver'in tişörtü yakışmış
Suna: Sanada eniştemin gömleği yakışmış
Kıskanç abi kardeş bıyık altından gülüyorlar di... tatlı sohbet ederken Murat ve ekibide onlara katıldılar... akşam yemeğini yediler, güzel şarkılar eşliğinde keyifli sohbetler ettiler...
Sadi: Murat kardeşim bi daha teşekkür ediyoruz çok iyi geçti ..
Murat: Yengeyi sizi mutlu edebilirsek ne mutlu bize
Songül: Çook eğlendik teşekkür ederim.
Murat: Ne demek yenge... He bide şey, Sadi bey
Sadi: Sadi, laa... Sadi! Bey yok, Murat kardeş.
Murat: Tamam Sadi abi, şeyi söyecektim yarın adada büyük parti olucak
Sadi: Ne partisimiş o?
Murat: Geleneksel parti, her yıl aynı günde adanın gününü kutluyoruz, çok eğlenceli oluyor katılmanızı tavsiye ediyorum...
Sadi: Anladım, vakit olursa akşam uğrarız, dimi?
Songül, Suna ve Yaver evet anlamında kafasını salladılar.
Murat: Okey... süper, o zaman Sadi abi izninle biz kalkalım malum az yorulduk...
Sadi: Estağfurullah kardeşim, izin sizin...
Ayağa kalktılar, Murat Sadi'ye el uzattı
Murat: Tanıştığıma memnun oldum abi, akşam yemeği içinde teşekkür ederim
El sıkıştılar...
Sadi: Bizde memnun olduk, he bu arada siz neyle gideceksiniz? İsterseniz bi şeyler ayarlayim
Murat: Yok, lüzum yoktur, zodyaklarla gideriz
Sadi: Tamam, dikkatlice gidin.
Yaver Murat'ı ve ekibini geçirdi... Dörtlü yorgun oldukları için yatda kalmaya karar verdiler, Sadi'le Songül alt kattaki odaya gittiler, Yaver'le Suna orta kata...
Sadi tişörtünü çıkartıp keneri bıraktı, yatağa uzandı kollarını açtı
Sadi: Gel güzel karıcığım
Songül Sadi'nin yanına yattı, Sadi'nin göğsüne başını koydu, Sadi Songül'ün başından öptü, kokusunu içine çekti
Sadi: Ohh... mis kokulum benim, hadi tatlı rüyalar bugün baya yoruldun güzelim.
Songül'ün belinden parmağıle okşuyordu, Songül kafasını kaldırdı Sadi'nin mavilerine baktı, Sadi'nın yanaklarini severken, huzur dolu sesle konuştu
"Teşekkür ederim hayatım, çok eğlenceli bir gün geçirdim" dedi ve kısacık öpücük aldı Sadi'nin dudağından.
"Rica ederim güzelim" dedi Sadi karısına iyice sokularak bir kaç kere öptü, gözlerini kapattı Songül'ün kokusuna doymak için derin, derin nefes aldı. Songül yaramaz çoçuk gibi Sadi'nin göğsüne parmağıle bişeyler çizerek konuştu
Songül: Sadi?
Sadi: Hığ?
dedi erkeksi bir hırıltıle, karısının kokusundan ayrılmadan
Songül: Sadi, ben bir şey istiyorum...
Sadi hemen kafasını kaldırdıp Songül'e baktı ışığı göstererek dedi "Işığı kapatıp geliyorum Mambolinam..." doğrulamaya çalıştı
Songül Sadi'nin göğsüne hafifçe vurdu "Yat be adam, öyle bişey demedim... hemen şey yapma yaa..." dedi sinirle gülerek
"... Şey isteyorum diyince ne bileyim güzelim" dedi Sadi muzipçe gülümseyerek
"Şey demedim canım, bir şey dedim. Konuyu evirip çevirip kendin istediğin yere getiriyorsun yine" dedi Sadi'nin elini cimcirerek
"Tamam, tamam tıısss Kara Mamba, demedim bişey. Eee ne istiyorsun söyle bakıyım
"Şey..." diye konuşmaya başladı Songül, çocuksu bir heyecanla
"Ney?"
"Benim çocukluğumdan beri bir hayalim var... büyüyünce sevdiğim adamla yapacam demiştim... Sevdiğim adamı bulduğuma göre..." dedi Sadi'nin gözlerini içine bakarak
Sadi uğraşmaya başladı Songül'le "Allah Allah kimmiş o adamm...? " dedi kaşlarını çattarak
"SAADİİ-İ! uğraşma be adam, şurada çocukluk hayalimi anlatıyorum...
"Tamam tamam, özür dilerim güzelim benim" diye çocuğu teselli eder gibi Songül'ün yanaklarından öptü. Sonra merakla bakarak sordu "E neymiş o hayal söyle bakıyım?" dedi kaşını havalandırarek
"Senle uçaktan atlamak..."
"UÇAKTAN?" Şaşırarak sordu
"Hıhım, uçaktan, paraşüt'le"
"PARAŞÜTLE?"
"Sadi'cim tekrarlamasan mi acaba?"
"Tamam ayarlarım ben Suna'ile, atlarsınız..." diyerek yutkundu gözlerini kaçirarak Sadi
"Tıh, ben hallettim yarın sabah 10 civarında atlarız, senle ben Sadi, Suna değil"
"Bak Mambolinam bu hayatta olmaz, ben hayatta atlamam"
"Niye bee?"
"İstemiyorum" dedi Sadi çocuk gibi omuzlarını havalandırdi yükseklik korkusunu gizleyerek
"Sen askerlik yaparken hiç atlamadın mi uçaktan?"
"Atladım, o başka bu başka laa. O görev için, bu ne için? Delimiyim ben kendi kendime uçaktan atlayıp?"
Songül Sadi'nin kollarından kurtuldu yatakta doğrulup oturdu, sinirli sinirli Sadi'ye bakti "He ben deliyim? O zaman dimi?"
"Demedim öyle bisey demagoji yapma..." Sadi'nin konuşmasını bitirmesini beklemeden Songül konuşmaya devam etti
"Biliyormusun ama belliydi, önce Mambolinam, güzelimm, aşkım, canım, cicim, sonra delisin sen Songül! PEKİ SADİ PAYASLI... PEKİ "
"Laaa demedim öyle bişey"
"Bana bak Sadi Payaslı hatırlatayım dağ evinden bi cesaretlik borçlusun..."
"Hiyle laaa buu, atlamam ben uçaktan falan, başka şey iste cesaretlik için"
"Sana cesaretlik görevim bu yada yarın saat 10da benimle o uçaktan atlarsın, yada on gün benimle sevişmeyi unut, he bide şey başka odada yatarsın, ona göre yap seçimini..." dedi Songül'ün ciddi bir şekilde
"Beni odadan sepetlicen?" Şaşırarak sordu
"Evet" dedi kaşlarını çattarak
"Tamam laa... Allah belamı versin atlarız, tamamm. He bu arada yükseklikten korkum var, bişey olursa vebalim senin bonyunda haber olsun Karaa Mambaa"
"Ayy... teşekkür ederim hayatim benim. Bişey olmaz kocacım ben yayında olacağım merak etme" diye Sadi'ye sımsıkı sarıldı
"Çok gerildim laa, bu duruma bi önerin var mi güzelim karıcığım?" dedi Songül'e sırnaşarak göğsünü tuttu
"Frena bas kocacım, yorgunum uyuyalım yarın çok eğleniriz" diye kikirdadi Sadi'nin yanağından öpüp İyi geceler ve tatlı rüyalar diledi.
Sadi'de öpüp koklayarak iyi geceler diledi Songül'e, karı koca sarmaş dolaş uykuya daldılar.
Sabah saatlerinde yat Sadi'lerin kaldığı evin önüne geldi. Sadi'le Songül uyumaya devam ederken, Yaver'le Suna çoktan uyanmışlardi sahile inip gündoğmasini izlemeye başladılar
Güneşin ilk ışıkları doldu Sadi'le Songül'ün odasına, ilk uyanan Songül oldu, gülümseyerek mışıl mışıl uyuyan Sadi'yi izlemeye başladı, içinde çok tuhaf bi his vardı çocukluk hayalini gerçekleştireceği o büyük gün gelmişti...
Songül'ün yüzünü sevmesiyle uyandı Sadi, huzur dolu sesle "Günaydın karıcığım" dedi, Songül tatlı gülümseyerek "Günaydın karıcığım" dudağının kenerinden öptü.
Sadi: Nasıl uyudun?
Songül: Mışıl mışıl çok güzel, sen?
Sadi: Kokunla huzurla...
dedi ve Songül'ün boynundan öptü
Songül: Hadi kalk kocacım kahvaltı yapalım
Sadi: Yapalım...
Diye sırıtarak Songül'ü öpmeye başladı.
Songül: Sadi yaa napiyorsun sabah sabah...
Sadi "kahvaltı niyetine, seni yerim" diye Songül'un boynundan omuzlarına indi, Songül kocasının koyulaşan gözlerini görünce bırakmayacağını anladi bacaklarını açarak Sadi için yer açtı... Sadi Songül'ün öpüp emmeye devam ederken, göğüslerini avuçlayip okşamaya başladı... Sadi'nin her dokunuşu ile Songül zevkten inliyordu
Sadi diğer eliyle karısı'nın altındakilerden kurtuldu, yerini aldı kendi şortunu çıkarmakla uğraşmadi az indirdi. Songül'ün içine kendini itti...
Böylelikle zevk ve arzu dolu aşkın "dansı" başlamış oldu.
○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○○
Sadi: İyimisin karıcığım?
Dedi koynunda yatan Songül'ün saçlarını severek.
Songül evet anlamında kafasını salladıladi ve adamın göğsünden öptü.
İkili kendilerine geldiğinden sonra, toparlanıp eve geçtiler, duş alıp kurulanip giyindiler. Suna'le Yaver'in yanına geldiler hoş sohbetle kahvarlti yaptılar.
Songül: Ayyy... çook heyecanlıyım. Hadi kocacım gidiyoruz kalk.
Sadi: Eminmısın? Bi daha düşün güzel karıcığım ikimizde gençiz ölmek için
Songül: Ağzından yel alsın, tövbe de be adam. Ayrıca eminim hadi kalk.
Sadi: Tövbe Mambolinam tövbe...
Saat 10na yakın sofradan kalktılar, uçak kalkacağı yere geldiler. Sadi'le Songül kostümler giydiler, Sadi Songül'ün kaskını paraşütü nü bir kaç kere kontrol etti... Yaver'le Suna'da ne olacak diye merakla izlemeye başladılar.
Het şey hazır işaretinden sonra karı koca uçağı bindiler, uçak hızla havalanmaya başladı. Sadi'nin elinden sımsıkı tuttu Songül teselli ederek gulumcedi
Songül: Her şey yolunda olur...
Sadi Songül'e göz kırptı ve tuttuğu elin bileginden öptü.
Belirli yüksekliğe ulaştıklarında, "üç! deyince dedi Sadi" kapı açıldı...
El ele biraz sonra atlayacakları kapının önüne geldiler
Sadi sesi çıktığı kadar
"BİR! SENİ..." dahada kapının kenerine yaklaştılar
"İKİ! ÇOOK..., ÜÇ! SEVİYORUM" diye bağırdı...
Ve ikili aynı anda atladılar...
Paraşüt lazım açmadan önce, 4 dakikalık sabıt uçuş şansları vardi... El ele bir birlerinin gözlerine bakarak anın keyfini çıkarmaya başladılar...
Ve bölümün sonu.........🙃