Bu çocuga biraz dikkat etmenizi tavsiye ederim
"Ee bu gün akşamki Canın partisine gidiyormusun" diye sordu. Ona bakmadan etrafı izlemeye devam ederek, "Hayir" diye cevap verdim. Sevilen biri oldugu için çogu kişiyi taniyordu. "Peki neden?" diye sordu. Yüzümün ifadesini koruyarak Cana söyledigimin aynisini onada söyledim. "Işim var". Evet kisa ve net bir cevapdi. Eger yine parti hakkinda soru sormaya çalişirsa bu sefer kalbini kiracaktim. Çünkü artik ayni sorular yüzünden sinirlenmeye başliyordum.
"Tamam" dedi. Neyseki üstelemedi.
Uzaktan bir taksi göründü ama hala otobüs gelmiyordu. "Taksi geliyor" dedi taksiyi durdurmak için elini havaya kaldirarak. "Hadi senide evine birakalim, burada fazla bekleme otobusün daha gelcegini zannetmiyorum" dedi gülümseyerek. Hemen başimi ona dogru çevirip "Hayir" dedim. Arda bana soran gözlerle baktiginda hizlica "Yani kendim giderim. Düşündügün için saol"
"Hadi ama inat etme bak dişarsida zaten serin ve bulutlu. Birazdan yagmurun altinda kaldiginda görürsün" Taksi gelip önümüzde durdu. Arda taksinin kapisini açicagi sırada arkasana bakarak "Hadi" dedi.
Havaya bakdim. Haklıydi. Sonbaharin serin havasi tenimi delip geçiyordu. Ve birazdan yagmur yagicaginida kara bulutlar zaten haber veriyordu.
Ne kadar istemesemde gözümü kapatıp nefesimi vererek "Tamam" dedim ifadesiz bir sesle. Arda kapiyi açtiktan sonra ikimizde arabaya bindik. Yolboyunca hiç birşey konuşmadik.
Taksinin penceresinden dişariyi seyrediyordum. Insanlari, gökyüzünü, akip giden hayatlarını. Sankı dertleri hiç yokmuşçasina eglenen ve hayati akişina birakarak yaşayan gençleri.
Ama benim öyle şeyler yapma şansim yok. Ben geçmiş anilarimdaki yaşanan olayda gerçekleşen ölümün intikamini almak istiyordum sadece. Belki o zaman ... o zamandan sonra içimdeki yanan ateş bir nebze olsun hafiflerdi. Gerçekten bu yaşta gençligimi yaşamam gereken zamanlarda ben sadece intikam peşinde koşuyordum.
Aradan ne kadar zamanin geçdiginin farkinda degildim. Takside sessizce ilerlerken "Nerede yaşiyorsun" diye Ardanın sorusuyla ona baktim. Sonrada taksiciye bakarak, "Dümdüz ilerledikten sonra ikinci sokaktan saga dönüp dururmusunuz" dedim Ardanin sorusuna cevap vermeden. Taksi sonunda saga dönünce durdu. Çantamdan para alacagim sırada "Buradami yaşiyorsun" dedi.
"Hayır bundan kalanını yürüyerek devam edebilirim."dedim çantamın yan cebinden parayı çıkartdigimda. Parayı verecegim sırada "Parayı ödedim, hadi sen in" dedi gülümseyerek.
Kirpiklerimi kirpiştirarak yüzüne bakdim. Şaşirmiştim. Ne zaman ödedi? Ben neden görmedim? Bu nasil gözümden kaçti?
Arda ne düşündügümü anlayinca cam gözlüklerinin arkasindan gözlerini kısarak küçük bir kıkırdamayla güldü. "Sen dişarıyı dalgin bir şekilde izlerken ben parayi ödedim" dedi.
Nedense bu dedigine hiç inanmadim.
Elimdeki parayı ona uzatdigimda "Hayır" dedi elimi yavaşça geri ittirerek. "Bunu yolda otobüs beklerken yagmur altinda islanmakta olan arkadaşimi kurtarmak için yaptim" dedi tebessüm ederek. Ne kadar inat edersem ediyim, almayacagini bildigim için parayı sırt çantamin cebine soktum ve taksiden inerken, "Teşşekkür ederim, bir kez daha" dedim dudaklarıma küçük tebessüm kondurarak.
"Sorun degil. Yarin okulda görüşürüz" dedi gülümseyerek. Bir kez başimi salladiktan sonra kapiyi kapatdim. Taksi düm düz yolda ilerlerken bende evimin sokagina dogru yöneldim. Ona evimin nerede oldugunu söyleyemezdim. Aslinda kimsenin benim hakkimda birşey ögrenmesini istemiyordum. Kimsenin beni tanimasina gerek yoktu.