Hmm kiz biraz içe kapanik biri aslinda
Ellerimi gögsümde kavuşturarak yüzüme sahte gülümseme takıp, "Can ben senin partine gelmek istemiyorum. Yapmam gerek önemli işlerim var. Şimdi açikça konuşabildimmi?" deyip sözcüklerimi tane tane söylemeye başladim. Cevap vermesini beklemeden hemen çikiş kapisindan çikarak okulun merdivenlerinden inmeye başladim. Canın söylediklerimden sonra suratinin asıldıgını bilyordum. Ona kizmam veya azarlamam dogru degildi. Ama açikcası umrumda bile degildi.
Otobus duragina dogru giderken telfonumun sesini duyarak ceketimin cebinden çikardim ve arayanin kim olduguna baktim. Amcam arıyordu. Aramayı cevapladim ve kulagima götürerek, "Efendim amca" dedim. "Kizim neredesin. Kaç kere aradim, açmiyorsun" dedi amcam. Sesi sakindi ama sanki birşeyler olmuş gibiydi. "Okuldan yeni çikmiştim amca, otobüs duragindayim, duymamişim" dedim. "Bir şeymi oldu amca sesin tuhaf geliyor".
"Hayır, şu an bir göreve gitmek üzereydim. Eve varınca haber ver. Bu gün biraz geç dönebilirim." "Tamam amca haber veririm." Biraz duraksadiktan sonra, "Amca, dikkatli ol" Neden bahsetdihimi iyi bildigi için, "Merak etme kizim çatişmanin ortasina girmeyecegım, ama söz dikkatli olurum." Dudaklarimda küçük tebessüm belirdi. "Tamam sonra görüşürüz"
Arama sonlandiginda uzaktan otobüsün duraga yaklaşmaya başladigini gördüm. Telefonumu çantama birakdim ve otobüs kartini almaya çalişacagim sırada - nasil oldu bilmiyorum ama güçli bir rüzgar esince - kartimi elimden kayarak önümde yerde duran kalanizasyon deliklerine düşücekken ben egilip karti almaya yatişecegim sırada biri ayagini uzatip kartimi kurtardi. Kartim birinin havada tutan ayaginin üzerine düşdü ve onu havaya atarak eliyle yakalayip bana uzatdi. Başimi kaldirip kartimi uzatan kişiye bakdim. Arda sonanda beni kurtarmişdi. Yüzüme gülümseyerek, "Galiba bu senin" dedi ve kartimi almami bekledi. Elimi uzatip kartimi aldim. "Teşşekkür ederim" dedim anlik şaşirarak. "Iyi yakaladin"
"Ne demek neredeyse delige düşecekti." Ona bir kere başimi salladiktan sonra otobüsün geldigini gördüm ve onun evime giden otobüs olmadigini anladim.
Yanliş alarm.
Ardadami otobüse binecekti. "Sendemi otobüse bineceksin". Şaşirmiştim. Arda aslinda varliklikli bir ailenin çocuguydu. Her gün okula kendi motoru ile gelip giderdi. Ilk kez otobüse bindigini görüyordum. Arda bir elini başina götürerek, "Şey aslinda hayır taksi çagiracaktim. Motorum ariza yaptigi için taksiyle dönecegim." dedi.
"Anladim" dedim. Arda benim bölümümde okuyordu. Sanırım benden bir kaç yaş büyüktü. Universiteye nedense geç girmişti. Galiba onunda bazı sorunları vardi. Neyse.
Arda uzun boylu esmer saçli biriydi. Yan bir şekilde taranmiş saçlari biraz uzundu ve gürdü. Nerdeyse kulagini kapatacak şekildeydi. Saçinin birkaç tutami alnina düşmüştü. Ama bu onu biraz şey gösteriyordu ... sevimli. Yüz hatlari oldukça belirgin bile olsa yumşak bakiyordu. Gözünden camli gözlüklerini çikardigini hiç görmemiştim. Gözlüklerinin içinden bakan gözleri kahverengi tonlarindaydi. Hoş bir çocuktu. Aslinda Arda okuldaki çogu kizin dikkatini çekiyordu. Sevimli gülümsemesi herzaman yüzündeydi. Yüzünün asık vaktini hiç görmedim. Insanlar ile herzaman gülümseyerek konuşur ve cevap verirdi. Gerçekten bu çocuk hiç bir şeye kizmiyordu. Benim aksime tam bir neşe kaynagida sayılır sanirim.